Yaklaşık 15 yıldır dünyayı gezen Belaruslu gezgin Alena, Türkiye’deki seyahatinde rotasını son anda değiştirerek Van’a geldi. Şimdiye kadar 92 ülke gezdiğini belirten Alena, Kürtlerle ilgili merakının yıllar öncesine dayandığını, Van’a gelişinin ise bu merakın bir sonucu olduğunu söyledi.Belaruslu gezgin Alena’ya Van gezisi boyunca, bir uygulama üzerinden tanıştığı Zafer Sarıca eşlik etti. Türkçe bilmeyen Alena ile yapılan röportajda çeviriyi Sarıca yaptı. Alena, Diyarbakır’da bulunduğu sırada bir Dengbêj evine gittiğini ve bunun kendisi için çok özel bir deneyim olduğunu vurguladı. Dengbêjliğin sadece müzik olmadığını, aynı zamanda bir hafıza ve duygu aktarımı olduğunun altını çizen Alena, “Oradaki yaşlı insanlar sadece şarkı söylemiyor. Duygularını, acılarını, hayatlarını anlatıyorlar. O ses, o his, o hikâyeler beni çok etkiledi. Hikâyeyi anlıyorsun, arkadaki duyguyu hissediyorsun. ” dedi.
“Kürtleri ilk kez Güney Kore’de tanıdım”
Alena, Kürtlerle ilgili ilk deneyiminin 2014 yılında Güney Kore’de üniversitede okurken yaşandığını vurguladı. Sınıf arkadaşlarından birinin Kürt olduğunu sonradan öğrendiklerini belirten Alena, bu tanışmanın kendisinde derin bir iz bıraktığını söyledi. O dönem sınıf arkadaşının önce Iraklı olduğunu söylediğini, daha sonra Kürt olduğunu açıkladığını aktaran Alena, “Onun davranışları, samimiyeti, neşesi ve yardımseverliği bütün sınıf üzerinde çok büyük bir etki bıraktı” diye konuştu.
Arkadaşının isminin Redar olduğunu söyleyen Alena, o günden sonra Kürtlerle ilgili düşüncesinin değiştiğini ifade etti: “Onun üzerinden Kürtleri tanıdık diyebilirim. O zamandan beri hep bu insanların yaşadığı yeri görmek istiyorum diye düşündüm. Buraya gelince de yanılmadığımı anladım.”
“Kürtler çok temiz kalpli, çok saf insanlar”
Alena, Van’da en çok insanlardan etkilendiğinin altını çizerek, “Burada insanlar çok temiz kalpli, çok saf, çok yardımsever ve hayata çok bağlı” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin genelde deniz, plaj ve tatil ülkesi olarak bilindiğini hatırlatan Alena, Kürt coğrafyasını gördükten sonra bu algının eksik olduğunu dile getirdi:“Buraya geldiğimde tarih, kültür, dağlar, kar ve insanların samimiyetiyle karşılaştım. Burası Türkiye’nin bambaşka bir yüzü. Çok özel bir yer.”
“Bizi hiç tanımadan arabaya aldılar”
Alena’nın Van’da yaşadığı en çarpıcı deneyimlerden biri ise gece yaşadığı otostop anısı oldu. Kale tarafında gezerken havanın karardığını ve çok soğuk başladığını anlatan Alena, arabaları olmadığı için otostop yaptıklarını belirtti. Elini kaldırdığı ilk aracın durduğunu belirten Alena, yaşadığı duyguyu şu sözlerle anlattı: “Bir çiftti ve biz daha bir şey söylemeden bizi arabaya davet ettiler. Kürtçe konuşuyorlardı ama inanılmaz sıcak davrandılar. Bizi gideceğimiz yere kadar götürdüler. Bu bana çok dokundu. Çok içten bir şeydi.”