VAN HABER

Van’da Yağışlar Arttı, Peki Kuraklık Riski Hâlâ Devam Ediyor mu?

Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş, Van Gölü Havzası’nın yarı kurak iklim yapısı nedeniyle kuraklığın bölge için kalıcı bir risk olduğunu belirterek, artan yağışlara rağmen tehlikenin tamamen ortadan kalkmadığını ifade etti.

Abone Ol

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş, bölgede son yıllarda etkisini artıran kuraklık, su yönetimi ve iklim değişikliğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Van Gölü Havzası’nın kapalı bir havza olması nedeniyle kuraklığa karşı daha hassas bir yapıya sahip olduğunu belirten Akkuş, yağışların artmasının tek başına yeterli olmadığını vurguladı.

“Kuraklık Son Yılların En Büyük Gündemlerinden Biri”

Kuraklığın son yıllarda bölgenin en önemli sorunlarından biri haline geldiğini ifade eden Akkuş, özellikle son 5-6 yıllık süreçte ciddi kuraklıkların yaşandığını söyledi.

Bazı akarsuların Van Gölü’ne ulaşamadığını belirten Akkuş, “Öyle oldu ki Van Gölü’ndeki bazı akarsular neredeyse Van Gölü’yle buluşamadı” dedi.

Bölgenin iklim yapısına dikkat çeken Akkuş, Van ve çevresinin yarı kurak iklim kuşağında yer aldığını ifade ederek, “Bizim bulunduğumuz coğrafya aslında kuraklığa çok meyilli bir coğrafya. Çünkü yarı kurak iklim kuşağında yer alıyoruz ve bir tık altı hemen kurak bir duruma geçiyor” diye konuştu.

“Kuraklık Bizim Gerçeğimiz”

Kuraklığın bölge için yeni bir durum olmadığını dile getiren Akkuş, geçmişte yaşanan büyük kuraklıkların toplumsal etkilerine dikkat çekti.

Geçmiş dönemlerde insanların köylerden kentlere göç etmek zorunda kaldığını anlatan Akkuş, “Yakın zamana gittiğiniz zaman köylerden insanların şehirlere akın ettiğini, bir tas çorba için dolaştığını, Diyarbakır’dan deve kervanlarıyla Van’a buğday getirilmeye çalışıldığını görüyorsunuz. Yani aslında bizim geçmişimiz kuraklıklarla dolu. Kuraklık bizim gerçeğimiz” ifadelerini kullandı.

İran Örneğini Hatırlattı

Kuraklığın sadece Türkiye’nin değil, bölgenin ortak sorunu olduğunu vurgulayan Akkuş, komşu İran’da yaşanan su krizine dikkat çekti.

Geçtiğimiz yaz İran’da ciddi kuraklık yaşandığını dile getiren Akkuş, “Geçen sene yazın neredeyse İran’da Tahran’ın boşaltılması gündeme geldi. Özellikle Belucistan tarafında yaşanan büyük kuraklıkla beraber milyonlarca insan işsiz kaldı” bilgisini verdi.

“Değişmeyen Gerçeklik Gıdadır”

Teknolojik gelişmelerin gıda ve suyun önüne geçemeyeceğini vurgulayan Akkuş, tarım ve üretimin stratejik önem taşıdığını aktararak, “Dünya kurulduğundan beri değişmeyen tek ana gerçeklik gıdadır, ekmektir. Eğer evinizde çorba tasınız dolu değilse, tencereniz kaynamıyorsa, bir dilim ekmeğiniz yoksa ne kadar teknolojiniz gelişirse gelişsin hiçbir anlamı yok” diye konuştu.

Eski toplumların tarıma verdiği önemi hatırlatan Akkuş, “Eski Sümerlerde büyükler hep demişler; ‘Tahıl koyun, gerisi oyun.’ Tahıl ve gıda özellikle nüfusun çok arttığı bu dönemde değişmeyen bir gerçeklik” şeklinde konuştu.

Van Gölü Havzası İçin Kritik Uyarı

Bu yıl yağışların bol olmasının sevindirici olduğunu belirten Akkuş, Van Gölü Havzası’nın kapalı havza özelliği nedeniyle risk taşımaya devam ettiğini söyleyerek, “Havzaya dışarıdan hiçbir su girdisi yok, havzadan da dışarı hiçbir su çıktısı yok. Yani adeta kendi yağında kavrulan bir havza” diyerek havzadaki su dengesinin büyük ölçüde yağış ve buharlaşmaya bağlı olduğunu ifade etti.

Kış mevsimlerinin geçmişe göre değiştiğini anlatan Akkuş, eskiden Van’da Ekim ayında yoğun kar yağışı görüldüğünü ancak artık kar yağışının Ocak ve Şubat aylarına sarktığını hatırlatarak, “Kış mevsimi kısaldı, buna karşın yaz mevsimi uzadı. Biz kışı geç, yazı erken karşılıyoruz. Bu nedenle kuraklığa çok yatkın bir konumdayız” dedi.

“Sorun Çözüldü Mü? Kesinlikle Hayır”

Geçen yıla göre yağışların yüzde 100’den fazla arttığını kaydeden Akkuş, “Evet yüzümüz gülüyor ama sorun çözüldü mü? Kesinlikle ve kesinlikle hayır” ifadesiyle kuraklığın yalnızca küresel iklim değişikliğiyle açıklanamayacağı uyarısında bulundu.

Kuraklığın ortaya çıkmasında yanlış su politikalarının da etkili olduğunu söyleyen Akkuş, “Suyu etkin yönetemezseniz, tarımdaki sulamalar hâlâ eski metotla devam ederse, değişime ayak uyduramazsanız ne kadar bol suyunuz olursa olsun bu çağda kuraklığa mahkûmsunuzdur” sözlerini sarf etti.

“Kuraklık En Sinsi Doğal Afetlerden Biri”

Kuraklığın etkilerinin uzun vadeli olduğuna dikkat çeken Akkuş, depremler gibi afetlerin belirli bir bölgeyi etkilediğini ancak kuraklığın çok daha geniş alanlarda etkisini gösterdiğini söyledi.

Kuraklığın göç ve işsizlik gibi ciddi sosyal sorunlara yol açtığını dile getiren Akkuş, “Kuraklık geniş alanları kapsayan sosyolojik sonuçları olan, özellikle göç ve işsizlik gibi derin yaralar açan bir konu” değerlendirmesini yaptı.

“Etkin Su Yönetimi Şart”

Önümüzdeki yaz döneminin geçen yıla göre daha verimli geçmesinin beklendiğini diyen Akkuş, buna rağmen uzun vadeli planlamaların yapılması gerektiğini söyledi.

Küresel ısınmayla birlikte suyun daha dikkatli yönetilmesi gerektiğini ifade eden Akkuş, “Hâlâ 1960-70’lerden kalma çatlamış sulama kanalları faaliyetteyse, hâlâ çok su isteyen bitkileri ekmekte ısrar ediyorsak, salma sulama yani vahşi sulama yöntemlerini kullanıyorsak yüzümüzdeki bu gülüş geçicidir” sözleriyle Van Gölü Havzası için kapsamlı bir yönetim planı hazırlanması gerektiğini vurguladı.

“Çiftçiler Bu Yaz Daha Rahat Olacak”

Bu yaz döneminde çiftçilerin geçen yıla göre daha rahat bir sezon geçireceği müjdesini veren Akkuş, su kaynaklarının bu yıl daha verimli kullanılabileceğini söyledi.

Akkuş, “Bu yaz muhtemelen geçen yaza göre çiftçiler çok daha rahat, suyun bol olduğu bir mevsim geçirecek” diyerek sözlerini tamamladı.