Van’ın turizm açısından sahip olduğu değerlerin sayısı her geçen gün daha fazla konuşuluyor. Ancak sektör temsilcilerinin gündemindeki asıl soru, kente kaç turist geldiğinden çok daha farklı: Van, sahip olduğu turizm potansiyelinden neden daha fazla ekonomik değer üretemiyor?

Van Gölü, Akdamar Adası, Van Kalesi, Hoşap Kalesi, Yedi Kilise, Varagavank Manastırı, tarihi camiler, mezarlıklar, eski yerleşim alanları ve doğal güzellikler kentin turizm envanterini oluşturuyor. Buna rağmen turizmciler, bu değerlerin çoğunun birbirinden kopuk şekilde değerlendirildiğini ve Van’ın henüz bütünlüklü bir destinasyon kimliği oluşturamadığını belirtiyor.

Sektör temsilcilerine göre Van’ın önündeki mesele artık yalnızca tanıtım yapmak değil; ziyaretçiyi Van’a getirecek, kentte tutacak ve kent ekonomisinin farklı alanlarına yönlendirecek bir turizm modeli oluşturmak.

Turist Otel Van

Turist sayısından önce kalış süresine bakılması isteniyor

Van turizmi açısından dikkat çeken sorunlardan biri, kente gelen ziyaretçilerin kentte geçirdiği sürenin artırılamaması.

Bir turistin Van Kalesi’ni ya da Akdamar Adası’nı ziyaret ettikten sonra kentten ayrılması yerine, aynı ziyaretin birkaç günlük programa dönüştürülmesi gerektiği belirtiliyor.

Sektör temsilcileri bunun için Van’ın tarihi ve doğal alanlarının tek tek pazarlanması yerine birbirini tamamlayan güzergâhların oluşturulmasını öneriyor.

Örneğin Van Kalesi ile Eski Van Şehri, ardından Akdamar Adası, Gevaş, Hoşap Kalesi ve farklı doğa rotalarının aynı program içerisinde değerlendirilmesi, ziyaretçinin kentte daha uzun süre kalmasının önünü açabilir.

Bu model yalnızca oteller açısından değil, restoranlardan ulaşım sektörüne, seyahat acentelerinden rehberlere, kafelerden yöresel ürün satıcılarına kadar geniş bir ekonomik çevre açısından önem taşıyor.

Van Gölü yalnızca manzara olarak kalmamalı

Turizmcilerin dikkat çektiği başlıklardan biri de Van Gölü.

Dünyanın en büyük sodalı göllerinden biri olan Van Gölü, kentin turizm kimliğinin en güçlü unsurlarından biri olmasına rağmen sektör temsilcileri gölün turizm ekonomisindeki payının artırılması gerektiğini savunuyor.

Gölün tekne turları, su sporları, fotoğrafçılık, doğa gezileri ve farklı sportif organizasyonlarla daha etkin kullanılabileceği belirtiliyor.

Özellikle plaj ve kıyı alanlarının geliştirilmesi gerektiğini ifade eden otel yöneticileri, gölün “kum ve güneş” turizmi açısından da değerlendirilmesinin Van’ın yaz sezonuna yeni bir hareketlilik kazandırabileceğini dile getiriyor.

Göl çevresindeki ilçelerin turizm rotalarına dahil edilmesiyle Van’ın yalnızca şehir merkezinden ibaret olmayan daha geniş bir destinasyona dönüştürülmesi de sektörün beklentileri arasında.

Asıl sorunlardan biri: Turizm üç aya sıkışıyor

Van’da turizm hareketliliğinin belirli dönemlerde yoğunlaşması, sektörün yıl boyunca istikrarlı gelir elde etmesini zorlaştırıyor.

Yaz aylarında artan ziyaretçi hareketliliğinin sonbahar ve kış dönemlerinde aynı seviyede devam etmemesi, turizm işletmelerinin sezonluk çalışmasına neden oluyor.

Sektör temsilcileri ise Van’ın dört mevsim turizm açısından değerlendirilebilecek özelliklere sahip olduğunu belirtiyor.

Kış aylarında doğa ve kış turizmi, sonbaharda kültür ve fotoğraf rotaları, bahar aylarında doğa yürüyüşleri ve festivaller, yıl boyunca ise gastronomi ve inanç turizmi gibi başlıkların öne çıkarılabileceği ifade ediliyor.

Böylece Van turizminin yalnızca yaz aylarında hareketlenen bir sektör olmaktan çıkarılması hedefleniyor.

İran pazarı önemli ancak tek başına yeterli görülmüyor

Van’ın turizminde İranlı ziyaretçilerin önemli bir yeri bulunuyor. Ancak sektör temsilcileri, kentin turizm politikasının yalnızca İran pazarına göre şekillendirilmesinin uzun vadede yeterli olmayacağını belirtiyor.

Geçmiş yıllarda Avrupa ülkelerinden Rusya’ya, Uzak Doğu’dan Irak’a kadar farklı ülkelerden ziyaretçilerin Van’a geldiğine dikkat çekiliyor.

Bu nedenle Van’ın uluslararası turizm pazarında yeniden daha görünür hale getirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Kentin yalnızca alışveriş amacıyla ziyaret edilen bir merkez olarak değil; tarih, kültür, inanç, doğa, gastronomi ve göl turizminin bir arada sunulduğu bir destinasyon olarak pazarlanması gerektiği vurgulanıyor.

Akaryakıtta beklenen indirim için tarih belli oldu: Mazot ne kadar olacak?
Akaryakıtta beklenen indirim için tarih belli oldu: Mazot ne kadar olacak?
İçeriği Görüntüle

Recep Solhan: Ulaşım turizmin geleceğini etkiliyor

Otel yöneticisi Recep Solhan, Van’ın turizm açısından ciddi bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, kentin bu potansiyeli ekonomik değere dönüştürebilmesi için farklı sorunların birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Uzun yıllar Türkiye’nin farklı turizm merkezlerinde çalıştığını belirten Solhan, Van’ın sahip olduğu doğal ve tarihi değerlerin daha güçlü şekilde tanıtılması gerektiğini ifade etti.

Solhan, ulaşım maliyetlerinin de turist hareketliliği açısından önemli olduğunu belirterek hava ulaşımındaki fiyatların ziyaretçilerin Van tercihini etkileyebildiğine dikkat çekti.

Van Gölü’nün daha etkin kullanılması gerektiğini söyleyen Solhan; Urartu mirasının öne çıkarılması, su sporlarının geliştirilmesi, kış turizmine yönelik çalışmalar yapılması ve kültürel rotaların oluşturulmasının kentin turizm çeşitliliğini artırabileceğini ifade etti.

Caner Özgül: Van tek bir pazara bağlı kalmamalı

The Conforium Otel Müdürü Caner Özgül de Van’ın turizm açısından sahip olduğu değerlerin yeterince değerlendirilemediğini belirtti.

Özgül, özellikle fiyatların bazı batı kentlerine göre yüksek olmasının İranlı ziyaretçilerin farklı destinasyonlara yönelmesinde etkili olabildiğini söyledi.

Van’daki otellerde sezon döneminde yüzde 60-70 seviyelerinde doluluk görülebildiğini belirten Özgül, buna rağmen kentin turizm stratejisinin yalnızca İran pazarına dayanmaması gerektiğini vurguladı.

Özgül’e göre Van Kalesi, Van Gölü, Hoşap Kalesi, Akdamar Adası ve Yedi Kilise gibi noktalar ortak bir turizm rotasının parçaları haline getirilmeli.

Bu kapsamda Van Valiliği, Van Büyükşehir Belediyesi, Van Ticaret ve Sanayi Odası, seyahat acenteleri ve sektör temsilcilerinin ortak bir çalışma yürütmesi gerektiği ifade ediliyor.

Turizm yalnızca otellerin meselesi değil

Van’da turizm ekonomisinin büyümesi halinde ortaya çıkacak hareketliliğin yalnızca konaklama sektörüne yansımayacağı belirtiliyor.

Kente gelen bir ziyaretçinin otelden restorana, ulaşımdan alışverişe, rehberlik hizmetlerinden yöresel ürünlere kadar birçok alanda harcama yaptığına dikkat çekiliyor.

Bu nedenle turizmin kent ekonomisindeki etkisinin yalnızca otel doluluk oranları veya turist sayısıyla ölçülmemesi gerektiği belirtiliyor.

Turistin kentte daha fazla kalması, farklı ilçeleri ziyaret etmesi ve yerel işletmelerden daha fazla hizmet alması, turizm gelirinin kent geneline yayılması açısından önem taşıyor.

Van’ın ihtiyacı yeni bir turizm rotası

Sektör temsilcilerinin ortaya koyduğu tablo, Van’ın yeni bir turizm yaklaşımına ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

Kentin elindeki değerler birbirinden bağımsız noktalar olarak değil, ortak bir hikâyenin parçaları olarak ele alınabilir.

Urartu mirası, tarihi yapılar, inanç merkezleri, Van Gölü, doğa alanları, gastronomi ve kültürel etkinliklerin aynı plan içerisinde değerlendirilmesi, Van’ın turizm ürününü çeşitlendirebilir.

Ancak sektör temsilcilerine göre bunun için yalnızca tanıtım kampanyaları yeterli değil.

Ulaşım maliyetleri, şehir içi ulaşım, tarihi alanlara erişim, konaklama, plaj ve kıyı düzenlemeleri, rehberlik hizmetleri, etkinlik takvimi ve uluslararası pazarlama çalışmalarının aynı plan içerisinde ele alınması gerekiyor.

“Van’a turist geliyor” değil, “Van’da turist kalıyor” dönemi

Van açısından turizmin geleceğini belirleyecek temel göstergelerden biri yalnızca ziyaretçi sayısı olmayabilir.

Turizmcilerin dikkat çektiği asıl konu, ziyaretçinin Van’da kaç gece kaldığı, hangi bölgeleri gezdiği ve kent ekonomisinin hangi alanlarına katkı sunduğu.

Bu nedenle Van’ın turizmde önündeki yeni hedef, yalnızca daha fazla turist getirmek değil; daha uzun konaklama sağlayan, farklı mevsimlere yayılan ve turizm gelirini kentin geneline dağıtan bir sistem oluşturmak.

Muhabir: MEHMET HALİL ARSLAN