VAN HABER

Van'da Tercüman Yok, Eşit Sağlık Hakkı da Yok

Van'daki kamu ve özel hastanelerde Türk İşaret Dili tercümanı bulunmaması, işitme engelli bireylerin sağlık hizmetine erişimini zorlaştırıyor. Engelli temsilcileri, bunun bir eksiklik değil, temel bir hak ihlali olduğunu vurguladı.

Abone Ol

Van'da sağlık hizmeti sunan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi, Lokman Hekim Van Hastanesi ve Özel Akdamar Hastanesi gibi kentin en yoğun sağlık kuruluşlarında profesyonel Türk İşaret Dili (TİD) tercümanının bulunmaması, işitme engelli bireylerin sağlık hizmetine erişiminde ciddi sorunlara yol açıyor. Tedavi sürecinde kendilerini ifade etmekte güçlük yaşayan işitme engelli yurttaşlar, çoğu zaman yakınlarının desteğine ihtiyaç duyarken, bu durum hem mahremiyet ihlaline hem de sağlık hizmetine erişimde eşitsizliğe neden oluyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Van Bedensel Engelliler Spor Kulübü Başkanı Hanefi Baykara, tercüman eksikliğinin yalnızca sağlık alanında değil, birçok kamu kurumunda yaşandığını belirterek, "Bu sorun sadece Van'ın değil, Türkiye'nin sorunu. Milli Eğitimde yok, belediyelerde yok, birçok kurumda yok. İşitme engelli bir veli çocuğunu okula kayıt ettirirken bile derdini anlatacak birini bulamıyor." dedi.

"Hastanede Yolunu Bile Bulamıyor"

En büyük mağduriyetlerden birinin sağlık alanında yaşandığını vurgulayan Baykara, işitme engelli bireylerin daha hastaneye adım attıkları andan itibaren iletişim engeliyle karşılaştığını dile getirdi. Baykara,Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve diğer iki özel hastanede de profesyonel Türk İşaret Dili (TİD)kentteki özel hastaneler için de geçerli olduğunun altını çizerek, "Bir işitme engelli hastaneye geldiğinde önce hangi polikliniğe gideceğini bile anlatamıyor. Bölge Hastanesi'nde binlerce çalışan var ama bir tane bile profesyonel işaret dili tercümanı yok. Hastaların derdini dinleyecek, doğru yönlendirecek kimse bulunmuyor."

Mahremiyet İhlali Yaşanıyor

Tercüman eksikliğinin yalnızca iletişim sorunu olmadığını, aynı zamanda özel hayatın gizliliğini de ihlal ettiğini ifade eden Baykara, özellikle kadın hastaların ciddi mağduriyet yaşadığını söyledi:"İşitme engelli bir kadın kadın doğum polikliniğine gittiğinde derdini anlatabilmek için çoğu zaman bir yakınıyla gitmek zorunda kalıyor. Belki ailesinin bilmesini istemediği bir sağlık sorunu var ama mecburen anlatıyor. Aynı durum erkek hastalar için de geçerli. Bu durum hem mahremiyet ihlalidir hem de insan onurunu zedeler."

Baykara, benzer durumların çocukların sağlık süreçlerinde de yaşandığını belirterek, ailelerin özel bilgilerini istemedikleri halde üçüncü kişilerle paylaşmak zorunda kaldığını söyledi.

"Bir Tercüman Yetmez"

Kurumlarda tek bir tercümanın bulunmasının da yeterli olmayacağını ifade eden Baykara, özellikle hastanelerde kadın ve erkek olmak üzere en az dört profesyonel tercümanın görev yapması gerektiğini dile getirdi: "Bir tercüman izin kullandığında ya da görevde olmadığında hizmet tamamen duruyor. Hastalık izin beklemiyor. Hastanelerde en az iki kadın, iki erkek tercümanın bulunması gerekiyor. Kadın hastalar kadın tercümanla, erkek hastalar da erkek tercümanla daha rahat iletişim kurabilir."

"Kurum İçi Eğitim Çözüm Olmuyor"

İşaret dilinin kısa süreli eğitimlerle öğrenilebilecek bir alan olmadığına değinen Baykara, "İşaret dili kullanılmadığında unutulan bir dil. Her personelin bunu aktif kullanması mümkün değil. Bu nedenle profesyonel tercüman istihdamı şart. İhtiyaç olduğunda ilgili birime gelerek iletişimi sağlamalı." şeklinde konuştu.

"Sağlık Müdürlüğü Bakanlığa Talepte Bulunmalı"

Sorunun çözümü için İl Sağlık Müdürlüğünün Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimde bulunması gerektiğini ifade eden Baykara, "İl Sağlık Müdürlüğü bu ihtiyacı bakanlığa resmi olarak iletebilir. Gerekli planlama yapılarak profesyonel işaret dili tercümanları istihdam edilebilir. Bu çözülemeyecek bir sorun değil."

"Bu Bir Talep Değil, Hakkımız"

Baykara, işitme engelli bireylerin kamusal hizmetlere eşit erişiminin bir ayrıcalık değil, temel insan hakkı olduğunu vurgulayarak yetkililere çağrıda bulundu.

"Biz bir lütuf istemiyoruz. Bu bir ayrıcalık da değil. İşitme engelli vatandaşların sağlık, eğitim, belediye, adliye ve diğer tüm kamu hizmetlerine eşit erişebilmesi anayasal bir haktır. Onurlu bir yaşam sürebilmeleri için işaret dili tercümanları tüm kamu kurumlarında istihdam edilmelidir."