Vanlı iş insanı Şemsettin Bozkurt, tekstil sektöründe yaşanan ekonomik daralmaya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bölgede faaliyet gösteren tekstil işletmelerinin artan üretim maliyetleri, kur politikaları, lojistik sorunları ve yetersiz teşvikler nedeniyle ayakta kalmakta zorlandığını belirten Bozkurt, bu durumun doğrudan istihdama yansıdığını söyledi. Her geçen gün yeni fabrikaların kapandığını ve işten çıkarmaların arttığını ifade eden Bozkurt, tekstil sektörünün yeniden ayağa kaldırılması için üretim modelinin ve teşvik sisteminin değiştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Her Gün Yeni Bir Fabrika Kapanıyor"
Tekstil sektörünün uzun süredir ekonomik baskı altında olduğunu belirten Bozkurt, yaşanan krizin artık yalnızca işverenleri değil, binlerce çalışanı da doğrudan etkilediğini söyleyerek, "Şu anda tekstil ve genel olarak sanayi çok ciddi bir darboğazda. İstihdam hızla düşüyor. Her gün yeni bir fabrika kapanıyor." dedi.
Bozkurt, Van ve çevre illerde tekstil sektörünün önemli bir istihdam alanı olduğuna dikkat çekerek, üretimin durması ya da işletmelerin küçülmeye gitmesiyle birlikte işten çıkarmaların hız kazandığını ifade etti.
“En Büyük Bedeli Emekçiler Ödüyor"
Mevcut üretim sisteminin sürdürülebilir olmadığını dile getiren Bozkurt, "Batıdan ürünü getirip burada fason olarak diktirdikten sonra yeniden batıya göndermenin ekonomik bir mantığı yok. Bu modelde maliyetleri düşürmenin tek yolu işçiden kısmak oluyor. Sonuçta yük emekçinin omuzlarına biniyor." diyerek ekonomik baskının doğrudan çalışanlara yansıdığını aktardı.
Tekstil sektöründe özellikle kadın istihdamının yoğun olduğuna dikkat çeken Bozkurt, bölgede yaşanan ekonomik daralmanın en fazla kadın çalışanları etkilediğini vurgulayarak, "Bölgemizde özellikle kadınlar tekstil sektöründe istihdam ediliyor. Ancak bu alanda ciddi bir emek sömürüsü yaşanıyor." sözlerini sarf etti.
“Düşük Ücret Politikası Sektörü Zorluyor"
Tekstil çalışanlarının dünya standartlarının oldukça altında ücretlerle çalıştırıldığını ifade eden Bozkurt, bunun hem çalışanların yaşam koşullarını olumsuz etkilediğini hem de sektörün geleceğini tehdit ettiğine değinerek, "Dünyada tekstil sektöründe çalışan insanlar en az 2 bin dolar seviyesinde gelir elde ediyor. Maalesef Türkiye'de çalışanlar bunun çok altında ücretlerle çalıştırılıyor." bilgisini verdi.
Kur Politikası Üreticiyi Zorluyor
Bozkurt, pandemi sonrasında uygulanan kur politikalarının ihracatçı firmaları rekabet edemez hale getirdiğini savundu.
İhracat yapan işletmelerin ürünlerini döviz üzerinden sattığını ancak gelirlerini düşük kurla elde ettiğini belirten Bozkurt, "İhracatçı ürününü düşük kurla satıyor, ancak işçilikten enerjiye kadar tüm giderlerini yüksek maliyetlerle karşılıyor. Bu nedenle birçok yatırımcı üretimini başka ülkelere kaydırıyor." ifadesiyle buna karşın işçilik, enerji ve diğer üretim maliyetlerinin yüksek enflasyon nedeniyle sürekli arttığını anlattı.
“Van Yatırım İçin Yeterli Altyapıya Sahip Değil"
Tekstil sektörünün yaşadığı sorunların yalnızca ekonomik nedenlerle sınırlı olmadığını yorumlayan Bozkurt, "Demiryolu altyapımız yok. Lojistik merkezimiz yok. Serbest bölgemiz yok. Hava yolu ve kara yolu ulaşımında da ciddi eksiklikler bulunuyor. Bölgemiz yatırım açısından gerekli altyapıya sahip değil." söylemiyle Van'ın yatırım altyapısındaki eksikliklerin de sektörün büyümesini engellediğini söyledi.
“Fason Üretim Yerine Markalaşmalıyız"
Van ve bölgede faaliyet gösteren tekstil atölyelerinin büyük bölümünün batı illerinden gelen siparişleri fason olarak ürettiğini belirten Bozkurt, "Kendi markasını oluşturan, katma değer üreten fabrikalarımız yok denecek kadar az. Sadece fason üretim yaparak tekstil sektörünü geliştiremeyiz." açıklamasıyla bunun bölge ekonomisine yeterli katkıyı sağlamadığını söyledi.
Markalaşmanın önemine dikkat çeken Bozkurt, dünyaca tanınan tekstil markalarının katma değer sayesinde büyüdüğünü belirterek Türkiye'nin de kendi güçlü markalarını oluşturması gerektiğini ifade etti. Diyarbakır merkezli Jiber markasını örnek gösteren Bozkurt, doğru üretim modeliyle bölgenin de dünya çapında markalar çıkarabileceğini söyledi.
“Teşvik Sistemi Yeniden Düzenlenmeli"
Tekstil sektörünün yeniden canlanabilmesi için mevcut teşvik politikalarının değiştirilmesi gerektiğini savunan Bozkurt, devletin özellikle teknoloji, dijitalleşme ve lojistik yatırımlarına destek vermesi gerektiğinin altını çizerek, "Kendi markalarımızı oluşturamazsak ne çalışanların hak ettiği ücreti verebiliriz ne de sanayimizi geliştirebiliriz" şeklinde konuşarak mevcut üretim modelinin sürdürülebilir olmadığını vurguladı.