VAN HABER

Van’da Sokak Ortasında Baba ve Oğul Öldürüldü! Toplumda Öfke Büyüyor

Van dün akşam bir kez daha kanlı bir saldırıyla sarsıldı. Bir avukatın İpekyolu’nda bir otel sahibi ile oğlunu silahla vurarak öldürmesi, kentte büyük infial yarattı.

Abone Ol

Olayın görüntülerinin sosyal medyaya düşmesiyle birlikte binlerce kişi tepki verdi, “Van’da güvenliği neden sağlanmıyor?” sorusu yeniden gündemin merkezine oturdu.

İŞ İNSANI BOZKURT: “YİNE VAN, YİNE TOPLUMSAL YARA!”

İş insanı Şemsettin Bozkurt, olayla ilgili tepkisini sert sözlerle dile getirdi:

“Dün akşam bir hukukçu, bir otel sahibi ile oğlunu silahla vurarak öldürdü. Yazık, çok yazık! Hukuk ve insan haklarından icazet almış insanlar bunu yapıyorsa toplumun cahil kesimi neler yapabilir, siz hesap edin.”

GAZETECİ TAKVA: “HERKESİN BELİNDE SİLAH VAR – BU BİR YÖNETİM SORUNUDUR”

Gazeteci Ruşen Takva, kentteki silahlanma ve adalete güvensizliğe dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Statü fark etmiyor. 7’sinden 70’ine herkesin belinde silah var. Toplumun adalete inancı zayıfladıkça kendi adaletini sağlama isteği artıyor. Bu çok açık bir yönetim sorunudur ve acil çözüm bekliyor.”

YURTTAŞLARDAN ART ARDA İSYAN: “VAN’IN GÜVENLİĞİNİ KİM KORUYOR?”

Sıradan yurttaşlar sosyal medyada tepkilerini dile getirirken, kamu kurumlarının sessizliğine ve ilgisizliğine dikkat çeken mesajlar da paylaşıldı:

  • Ağalar, begler, kanaat önderleri, başkanlar; bize büyüklüğünüzü düğünlerde halay çekerek değil, artık hergün işlenen bu cinayetleri, bu kavgaları engelleyerek gösterin. Asıl büyüklük bunu gerektirir.
  • “Canım memleketim, artık kansızlıkla anılıyorsun.”

  • “Van’daki şiddet sarmalı artık statü ayırt etmiyor.”

  • “Baro’dan ses yok! Vali açılışlarda, Emniyet Müdürü şiir söyleşilerinde… Van’ın güvenliğini kim koruyor?”

  • “Dizi sahnesi gibi olaylar artık Van’ın sokaklarında yaşanıyor. Bir kıvılcım masum yerlere sıçrıyor.”

TOPLUMSAL YAPI ALARM VERİYOR

Bazı yurttaşlar olayın yalnızca bireysel öfke değil, derin bir toplumsal çöküşün sonucu olduğuna dikkat çekti:

“Şiddet ekonomik krizin, kurumsal zayıflığın ve yıllardır süren cezasızlığın ürettiği bir sonuç. Eğitim, meslek, statü fark etmeksizin herkesi içine çekiyorsa, toplumun dokusu bilinçli tercihlerle erozyona uğratılıyor demektir.”