Van’ın Tuşba ilçesinde, Tuşba Belediyesi öncülüğünde düzenlenen Tuşba Edebiyat ve Kitap Günleri sürüyor. Yaklaşık 40 yayınevinin katıldığı etkinlikte, anadil, edebiyat ve kültürel hafızanın korunması amacıyla çeşitli söyleşi ve imza programları gerçekleştiriliyor. Fuara katılan yazar ve çevirmenler, hem eserlerini tanıtıyor hem de okurlarla bir araya gelerek düşüncelerini paylaşıyor.
Metin Rastdil: “Kayıp Kalelerin ve Şehirlerin İzini Sürüyorum”
Fuarda konuşan araştırmacı-yazar Metin Rastdil, uzun yıllardır bölgenin tarihi üzerine çalışmalar yürüttüğünü belirterek, özellikle kayıp kaleler ve unutulmuş yerleşim alanlarına odaklandığını söyledi.
Türkçe ve Kürtçe makaleler kaleme aldığını ifade eden Rastdil, “Daha çok bölgenin tarihi üzerine çalışıyorum. Milattan Önce 3000’li yıllardan günümüze kadar iz bırakan aşiretleri, günümüze ulaşan kaleleri ve bu yapıların Orta Çağ’da nasıl dönüştüğünü inceliyorum” dedi.
Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesine de değinen Rastdil, “Evliya Çelebi, Malatya’dan Basra Körfezi’ne kadar uzanan bölgede 776 kalenin bulunduğunu ve bu kalelerin tamamının yerleşik olduğunu yazar. Ancak bugün bu kalelerin yüzlercesinden haberdar değiliz. Ben de bu kayıp kalelerin ve kayıp şehirlerin peşindeyim” ifadelerini kullandı.
Orta Çağ kaynaklarında geçen Nasriye adlı kayıp şehir üzerine araştırmalar yaptığını anlatan Rastdil, şehrin Mervani hükümdarı Nasrüddevle tarafından yaptırıldığına dair bilgiler bulunduğunu, ancak günümüzde yerinin bilinmediğini söyledi.
“Birçok Tarihi Yapı Günümüzde Yeterince Tanınmıyor”
Rastdil, bölgedeki birçok tarihi yapının zamanla unutulduğunu dile getirdi.
Hoşap Kalesi’nin yalnızca 1643 yılında Mahmudî Beylerinden İbrahim Bey tarafından yaptırılan yapı olarak bilinmesinin eksik bir değerlendirme olduğunu ifade eden Rastdil, “Hoşap Kalesi’nin geçmişi çok daha eskiye dayanıyor. Aslında bir Urartu kalesinin üzerine inşa edilmiş ya da onun devamı niteliğinde geliştirilmiştir. Orta Çağ’da birçok eski kale yeniden düzenlenmiş ve modernize edilmiştir” diye konuştu.
Van’ın Elmalık Mahallesi’nde bulunan Zıvıstan Kalesi’nin de yeterince tanınmadığını anlatan Rastdil, İngiliz arkeolog Charles Burney’in 1960 yılında yaptığı araştırmalarla kalenin tarihsel önemini ortaya koyduğunu hatırlattı.
Yaklaşık 12 yıldır Van’da yaşadığını ve bu süre boyunca az bilinen kaleler, antik köyler, baraj suları altında kalan tarihi alanlar ve terk edilmiş yerleşimler üzerine araştırmalar yaptığını belirten Rastdil, Osmanlıca, Arapça ve Farsça kaynaklardan da yararlandıklarını söyledi.
Kerem Serhedi: “Kürt Tarihinin Daha Fazla Araştırılması Gerekiyor”
Fuara katılan çevirmen Kerem Serhedi ise Kürt tarihi üzerine çeviri çalışmaları yürüttüğünü vurgulayarak, Türkçe ve Kürtçenin yanı sıra Arapça, Farsça ve Osmanlıca kaynaklardan çeviriler yaptığını ifade etti.
Bugüne kadar 13 kitabı çevirdiğini söyleyen Serhedi, “Amacım Kürtlerin tarihini yazmak ve bu tarihi daha geniş kitlelere ulaştırmak. Kürt edebiyatı son derece zengin bir edebiyat. Ancak bu alanda hâlâ önemli eksiklikler bulunuyor. Daha fazla araştırma yapılması gerekiyor. İnsanların kendi tarihlerini bilmesini istiyorum” şeklinde konuştu.
Leyla Mihrinaz Engin: “Kitap Fuarları Kültürel Gelişim İçin Büyük Önem Taşıyor”
Yazar Leyla Mihrinaz Engin ise bugüne kadar 16 kitabının yayımlandığını, ayrıca çocuklara yönelik 56 eser kaleme aldığını söyledi.
Kitap fuarlarının yazarlarla okurları buluşturan önemli organizasyonlar olduğunu söyleyen Engin, “Kitap okuyan insanların daha bilinçli, daha mütevazı ve daha duyarlı olduklarını düşünüyorum. Türkiye’nin birçok şehrinde düzenlenen fuarlara katıldım. Kitapların insanlar üzerindeki etkisini yakından gözlemleme fırsatı buldum” vurgusunu yaptı.
Birçok kitap fuarında Kürt yayınevlerinin yeterince temsil edilmediğini belirten Engin, Tuşba Edebiyat ve Kitap Günleri’nin bu açıdan önemli bir organizasyon olduğunu dile getirerek, “Burada yaklaşık 40 yayınevi okuyucularla buluşuyor. Halkla, gençlerle ve okurlarla bir araya gelmek, eserlerimizi anlatabilmek bizim için son derece kıymetli bir fırsat” açıklamasında bulundu.