Van’da uzun süredir beklenen yeni şehir stadyumu projesinde ihale süreci yaklaşırken, stadyumun nerede ve hangi kapasiteyle yapılacağı tartışması yeniden gündeme geldi. Mevcut şehir stadyumunun bulunduğu alanda yeniden inşa edilmesi planlanan projeye TMMOB Mimarlar Odası Van Şubesi tarafından dava açıldı.
Mimarlar Odası, projenin mevcut alanda hayata geçirilmesine ilişkin imar planlarının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle yargıya başvurdu. Odanın itirazları arasında alanın mevcut trafik yoğunluğu, otopark ihtiyacı ve altyapı üzerindeki olası etkileri bulunuyor.
Stadyum projesine ilişkin tartışmaya Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) Genel Sekreteri Ali Kalçık da dahil oldu. Kalçık, Van’ın çağdaş ve kentin geleceğine yakışan yeni bir stadyuma ihtiyacı olduğunu belirterek, itirazlarının yatırımın kendisine değil, yer seçimi, kapasite ve planlama anlayışına yönelik olduğunu söyledi.

“Mesele sadece stadyum yapmak değil”
Stadyumun yalnızca maç günlerinde kullanılan bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kalçık, büyük organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek bir tesisin ulaşım, toplu taşıma ve altyapıyla birlikte planlanması gerektiğini ifade etti.
Kalçık, özellikle mevcut alanın yoğunluğu dikkate alınmadan yapılacak bir tercihin ilerleyen yıllarda Van’a yeni ulaşım ve altyapı sorunları yaratabileceği uyarısında bulundu.
“15 bin kişilik kapasite yeterli mi?”
Projede öngörülen 15 bin kişilik kapasite de tartışmanın başlıklarından biri oldu. Kalçık, Van’ın nüfusu, bölgesel konumu ve gelecekteki ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiğini belirterek kapasitenin yeniden değerlendirilmesini istedi.
Yakın illerdeki stadyumları örnek gösteren Kalçık, Elazığ’ın nüfusunun Van’dan daha düşük olmasına rağmen Elazığ Atatürk Stadyumu’nun TFF kayıtlarına göre 16 bin kişi kapasiteli olduğunu söyledi.
“Bugünün değil, 30-50 yılın Van’ı planlanmalı”
Stadyum yatırımının kentin önümüzdeki 30-50 yılını etkileyebilecek bir karar olduğunu vurgulayan Kalçık, yer seçimi ve kapasitenin yalnızca mevcut ihtiyaçlar üzerinden belirlenmemesi gerektiğini söyledi.
Kalçık ayrıca meslek odaları, mühendisler, şehir plancıları, çevre uzmanları, üniversiteler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının karar süreçlerine dahil edilmesi çağrısında bulundu.




