İŞKUR Van'da 1.790 personel alacak! İşte şartlar ve son başvuru tarihi
İŞKUR Van'da 1.790 personel alacak! İşte şartlar ve son başvuru tarihi
İçeriği Görüntüle

Van’da bir araya gelen Van Barosu, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve DADSAZ, Suriye’nin kuzeyinde Rojava bölgesinde yaşanan gelişmelere ilişkin ortak bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Van Barosu Genel Sekreteri Ali Şapkacı okudu.


Açıklamada, 2011 yılından bu yana devam eden Suriye iç savaşının milyonlarca insanın yaşam hakkını ihlal eden, zorla yerinden edilmelere ve ağır insan hakları ihlallerine yol açan çok boyutlu bir krize dönüştüğü ifade edildi.

Suriye (Rojava’da) yaşayan Kürt halkının, IŞİD ve benzeri radikal örgütlere karşı yürüttüğü mücadelenin yalnızca bölge halkı açısından değil, bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından da önem taşıdığı vurgulandı.
Rojava’da kurulan toplumsal ve siyasal yapının, halkların ve inançların eşitliği temelinde demokratik ve çoğulcu bir yönetim anlayışı sunduğu belirtilen açıklamada, bu deneyimin uluslararası kamuoyunda meşru bir karşılık bulduğu ifade edildi. Ancak Esad rejiminin çöküşünün ardından kurulan geçici yönetimin, otoriter ve dışlayıcı uygulamalara yöneldiği; Aleviler, Dürziler ve Kürt halkına yönelik saldırı, işkence ve zorla yerinden etme iddialarının yeni bir şiddet sürecine işaret ettiği kaydedildi.
Halep’e yönelik saldırılar ile Rakka ve Deyr ez-Zor hattında artan askeri hareketlilik, Haseke ve Kobanê’ye yönelik kuşatma ve saldırıların sivillerin yaşam hakkını doğrudan tehdit ettiği ifade edildi. Açıklamada, Rojava’nın hukuki ve siyasal statüsünün ortadan kaldırılmasının Suriye’de kalıcı barış ihtimalini zayıflattığı belirtildi.

Uluslararası sözleşmelere atıf yapılan açıklamada, halkların kendi kaderini tayin etme ve özgürce temsil edilme hakkının uluslararası hukukun temel ilkeleri arasında yer aldığı vurgulandı. Suriye’de (Rojava’da) yaşayan Kürt halkının bu haklarının uluslararası koruma kapsamında olduğu ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, Türkiye’de kalıcı barış ile Suriye’de Kürt halkının haklarının güvence altına alınması arasında doğrudan bir ilişki bulunduğu değerlendirmesine yer verildi. Suriye’ye (Rojava’ya )yönelik saldırılara karşı düzenlenmek istenen barışçıl protesto ve yürüyüşlere getirilen yasaklar ile müdahaleler de eleştirilerek, bu uygulamaların hak ihlali olduğu belirtildi.

Hak örgütleri, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumlara sivillere yönelik saldırıların durdurulması için etkin mekanizmaların devreye sokulması çağrısında bulundu.
Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine ise Suriye’deki tüm toplumsal kesimlerle diyalog temelinde barışçıl bir tutum izlenmesi çağrısı yapıldı.

Açıklama, uluslararası insan hakları hukuku, hukukun üstünlüğü ve barış hakkının savunulmaya devam edileceği vurgusuyla sona erdi.

Muhabir: BÜŞRA TEKİN