2011 yılında Van’da meydana gelen ve Erciş başta olmak üzere kent genelinde büyük yıkıma yol açan iki büyük deprem, aradan geçen yıllara rağmen hafızalardaki yerini koruyor. İki depremde 644 kişi yaşamını yitirirken, binlerce kişi yaralandı ve çok sayıda yapı kullanılamaz hale geldi. Enkazlar, çığlıklar, evsiz kalan yurttaşlar ve çadırlarda geçirilen günler, felaketin unutulmayan görüntüleri arasında yer aldı. Van’da yurttaşlara mikrofon uzatarak 2011 depremlerini sorduk. Depremi anlatan yurttaşlar, yaşadıkları acıları, dayanışma örneklerini, o dönemde karşılaştıkları sorunları ve bugün kentteki yapılaşmaya ilişkin kaygılarını dile getirdi.
“Deprem deyince aklıma çığlıklar ve enkazlar geliyor”
2011 depremlerinin kendisinde derin bir acı bıraktığını belirten bir yurttaş, o günleri hatırlamanın hâlâ zor olduğunu söyledi. Deprem denildiğinde aklına ilk olarak çığlıkların ve yıkılan binaların geldiğini ifade eden yurttaş, binlerce insanın kaybedildiği sürecin büyük bir yıkım yarattığını belirtti. O dönemde ülkenin dört bir yanından Van’a yardım ulaştırıldığını hatırlatan yurttaş, yaşanan dayanışmanın önemine dikkat çekti. Aradan yıllar geçmesine rağmen depremi düşündüğünde üzüntüsünün yeniden canlandığını dile getiren yurttaş, “Hâlâ düşündüğümüzde içimiz acıyor” dedi.
“Evsiz kaldık, çadırlarda yaşadık”
Deprem sonrasında yaşadıkları zorlukları anlatan bir başka yurttaş ise felaketin yalnızca yıkılan binalardan ibaret olmadığını vurguladı. Deprem döneminde herkesin kendi canının ve ailesinin derdine düştüğünü belirten yurttaş, insanların evsiz kaldığını ve bir süre çadırlarda yaşamak zorunda olduğunu söyledi. Bu zor günlerde dayanışma örneklerinin yanı sıra fırsatçılıkla da karşılaştıklarını ifade eden yurttaş, bazı kişilerin çadırları sattığını ve temel ihtiyaçların fiyatlarının artırıldığını anlattı. Yaşananların insanların acılarını daha da ağırlaştırdığını belirten yurttaş, deprem sürecinin kendileri için unutulması güç bir dönem olduğunu dile getirdi.
“Demek ki hiç ders almadık”
Depremin üzerinden yıllar geçmesine rağmen kentteki yapılaşmanın kendisini endişelendirdiğini söyleyen bir yurttaş ise çok katlı binaların artmasına tepki gösterdi. Deprem sonrasında yeniden inşa edilen kentte büyük ve yüksek binaların yükseldiğini belirten yurttaş, yapı güvenliğinin yeterince sağlanıp sağlanmadığını sorguladı. Müteahhitlerin sorumluluklarını yerine getirip getirmediği, belediyelerin verdiği imar izinleri ve denetimlerin etkinliği konusunda kaygılarını dile getiren yurttaş, kentte yoğunlaşan yapılaşmanın olası bir depremde yeni can kayıplarına yol açabileceğini söyledi. Yeni bir deprem yaşanması halinde ağır bir bilanço ortaya çıkmasından korktuğunu belirten yurttaş, “Demek ki hiç ders almadık” sözleriyle endişesini dile getirdi.




