Newroz, her yıl Mart ayında kutlanan ve özellikle Kürtler için kimlik, birlik ve dayanışmanın simgesi olan önemli bir gün olarak biliniyor. Türkiye’nin birçok kentinde olduğu gibi Van’da da bu yıl kutlamalara yoğun katılım oldu.
Ancak geçmiş yıllarda da olduğu gibi kutlamaların ardından gelen gözaltı ve operasyonlar, güvenlik politikaları ile diyalog arayışları arasındaki dengeyi yeniden tartışmaya açtı. Van Milletvekili Gülderen Varlı, yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, sürecin toplumsal barış ve diyalog açısından dikkatle ele alınması gerektiğini söyledi.Varlı, Newroz’un yalnızca bir bahar bayramı olmadığını belirterek, “Newroz, Kürt halkının binlerce yıllık direniş geleneğinin, özgürlük ve eşitlik talebinin en güçlü ve en kitlesel şekilde ortaya konulduğu çok önemli bir gündür” dedi.
“Gözaltılar ciddi soru işaretleri yarattı”
Kutlamaların hemen ardından yapılan operasyonlara değinen Varlı, bu durumun kamuoyunda ciddi soru işaretleri yarattığını vurguladı. Devlet yetkililerinin bu adımlarla “güvenlik zafiyeti olmadığını ve süreci kontrol altında tuttuklarını” göstermeye çalıştığını ifade eden Varlı, geçmiş Çözüm Süreci döneminde de güvenlik politikaları ile diyalog arayışlarının paralel yürütüldüğünü hatırlattı.
“Güvenlikçi yaklaşım algısı güçleniyor”
Varlı, özellikle Newroz gibi sembolik bir dönemin hemen ardından gelen operasyonların toplumun önemli bir kesiminde “diyalog yerine baskı ve güvenlikçi yaklaşım tercih ediliyor” algısını güçlendirdiğini vurgulayarak, bu algının, uzun süredir oluşturulmaya çalışılan güven ortamını zedelediğini ve süreci olumsuz etkilediğini dile getirdi.
“Güven olmadan diyalog olmaz”
Kısa vadede yaşanan gelişmelerin gerilimi artırdığını belirten Varlı, herhangi bir müzakere sürecinin en temel unsurunun karşılıklı güven olduğunu ifade etti: “Gözaltılar, ev baskınları ve özellikle sivil siyasetçileri, belediye yöneticilerini ve toplumsal muhalefeti hedef alan operasyonlar taraflar arasında derin bir güvensizlik yaratıyor; insanlar artık ‘diyalog mu isteniyor, yoksa sadece zaman mı kazanılıyor?’ diye soruyor”
“Farklı bir açıdan da değerlendirilebilir”
Varlı, daha geniş bir perspektiften bakıldığında bu adımların devlet içinde disiplin ve kontrol sağlama amacı taşıyabileceğini de sözlerine ekledi. Bu durumun, süreci daha merkezi ve disiplinli yürütme hazırlığı olarak görülebileceğini ifade eden Varlı, bunun uzun vadede kontrollü bir müzakere zemini oluşturma niyeti olarak da yorumlanabileceğini dile getirdi.
Ancak bunun için şeffaflık, samimi ve açık iletişim, güven artırıcı adımlar ve hukuki güvencelerin şart olduğunu vurguladı.
“Toplumsal barışta algı belirleyici”
Toplumsal barış açısından en kritik unsurun algı olduğunu belirten Varlı, gözaltıların geniş kesimler tarafından “hukuki ve gerekli” görülmesi halinde etkisinin sınırlı kalabileceğini belirtti. Ancak Newroz gibi kimlik, birlik ve ifade özgürlüğünün en güçlü şekilde yaşandığı bir dönemin hemen ardından yapılan operasyonların “siyasi ve seçici” olarak algılandığını ifade etti.
“Bu durum kutuplaşmayı artırıyor”
Varlı, oluşan algının; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiğini, halkın devlete ve siyasete olan aidiyet duygusunu zedelediğini, barış ve diyalog çağrılarına olan inancı zayıflattığını söyledi.
“Süreç zorlaştı ama bitmedi”
Mevcut tabloya bakıldığında yaşananların kısa vadede yeni bir çözüm sürecini zorlaştırdığını belirten Varlı, bunun nedenlerini güven ortamının zedelenmesi, tarafların daha temkinli hale gelmesi ve kamuoyunda diyalog desteğinin azalması olarak sıraladı. Ancak Türkiye’de geçmişte benzer süreçlerin ardından diyalog kapılarının yeniden açıldığını hatırlatarak, “her şey bitti demek doğru olmaz” ifadelerini kullandı.
“Somut adımlar atılmalı”
DEM Parti adına konuşan Varlı, sürecin bundan sonra atılacak adımlara bağlı olduğunu vurguladı. Siyasi dilin yumuşatılması, kapsayıcı ve barışçı mesajların verilmesi, kayyum politikalarına son verilmesi, anayasal ve yasal düzenlemelerin yapılması, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve diyalog kanallarının açık tutulması gerektiğini söyledi: “Biz her zaman diyalogdan, demokratik siyasetten ve kalıcı barıştan yanayız” diyen Varlı, Newroz’un mesajının açık olduğunu ifade etti: “Bu ülkede özgürlük, eşitlik ve kardeşlik mümkündür.”




