Turizm Bilim insanı Avşin Ayhan, Van’ın turizm potansiyelini değerlendirdiği açıklamasında, çözüm odaklı yaklaşım eksikliğine, kalifiye personel yetersizliğine ve tek pazara bağımlı tanıtım politikalarına dikkat çekerek, "Van her turist tipine hitap edebilecek potansiyele sahip ama bunu planlayarak yönetemezsek, sürdürülebilir bir turizmden söz edemeyiz" dedi.
Doğal güzellikleri, tarihi yapıları ve kültürel zenginlikleriyle büyük bir turizm potansiyeline sahip olan Van, tüm bu avantajlara rağmen turizmde hak ettiği konuma bir türlü ulaşamıyor. Akdamar Adası, Van Gölü, Van Kedisi ve Urartu mirası gibi önemli değerleri barındıran kentte; altyapı eksiklikleri, tanıtım yetersizliği ve sürdürülebilir turizm planlamalarının hayata geçmemesi gibi nedenler, Van turizminin gelişimini sınırlıyor. Bölgeye gelen turist sayısında dalgalanmalar yaşanırken, sektör temsilcileri ise Van’ın ulusal ve uluslararası düzeyde daha etkin tanıtılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Van’ın doğal ve kültürel zenginlikleriyle Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden biri olabileceğini belirten Ayhan, ancak mevcut durumda ciddi eksikliklerin var olduğuna dikkat çekti. Ayhan, “Turizmin sadece yaz aylarıyla sınırlı bir faaliyet olarak görülmesi, bölgenin dört mevsim turizm potansiyelini gölgede bırakıyor. Yerel halkın bu konuda farkındalığı düşük. Sürekli eleştiren çok ama çözüm sunan yok” ifadelerini kullandı.
"PARASI OLAN KARAR VERİCİ OLUYOR, TECRÜBE GÖZ ARDI EDİLİYOR"
Turizm sektöründe kalifiye personel eksikliğinin ciddi bir sorun haline geldiğini ifade eden Ayhan, "Ne bilimsel ne de sektörel tecrübesi olan kişiler yalnızca maddi güçleriyle sektörde söz sahibi oluyor. Bu durum turizmi uzun vadede zarara uğratır" dedi. Ayhan, “Öncelikle turizmin yalnızca yaz dönemleri olarak algılanmasının vermiş olduğu sezonsal dezavantaj var. Yerel halkın turizmin tüm yıla yayılabileceğine dair farkındalığı düşük. Çözümcü yaklaşım yerine sürekli eleştirel bir bakış açısı var yani eleştiren çok çözüm üreten yok. Kalifiye personel eksikliği çok fazla her maddi gücü yeten sektörde söz sahibi ve hatta karar verici bile olabiliyor. Ne bilimsel ne de alaylı olarak bir tecrübesi yok fikri yok ama parası çok bu durumda işe hakim olmayan birinin yaptığı işten ne kadar verim alabilirsiniz? Örneğin bir müteahhit parası olduğu için bir bina inşa ettirebiliyor ama binayı inşa edebilmek için bir mühendise ihtiyaç duyuyor ama turizm sektörü ne yazık ki böyle değil. Bir başka faktör ise tek pazara odaklanma. Van uzun yıllardır her milletten turiste ev sahipliği yaparken son birkaç sende yalnızca bir pazarı hedefe koydu oysa tek pazara odaklanmak kısa vadede kazanç getirse de uzun vadede yıkıcı sonuçları olabilir. Tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde de eksiklikler yaşanıyor. Van’ın tüm dünya veya tüm Türkiye tarafından keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda doğal ve kültürel güzelliği var. Örnek verilecek olursa bir sosyal medya fenomeni Van’da bir video paylaşıyor binlerce kişi Van böyle bir yer mi veya bu yer Van da nerede gibi sorular yöneltiyor. O halde sosyal medyanın gücü tanıtım ve pazarlama da doğru kullanılırsa tüm dünya için cazibe merkezi haline gelebilir çünkü hemen hemen tüm turist tiplerine hitap edecek turizm alternatiflerine sahip” dedi.
Ayrıca Van’ın son yıllarda yalnızca tek bir turist pazarı üzerine yoğunlaştığını belirten Ayhan, bunun kısa vadeli kazanç sağlasa da uzun vadede yıkıcı sonuçlara yol açabileceğini vurguladı. Ayhan, “Van’ın tanıtımı sınırlı kalıyor. Oysa sosyal medyanın gücü doğru kullanılırsa, bu şehir bir cazibe merkezine dönüşebilir.” diye konuştu.
"TURİZM MASTER PLANI VAR AMA UYGULAMA ZAYIF"
Van için hazırlanmış bir turizm master planının olduğunu hatırlatan Ayhan, bu planın büyük bir kısmının hayata geçirilmediğini söyledi. Ayhan, “Ziyaret eden turist sayıları incelendiğinde bence asla yeterli değil. Somut ve somut olmayan kültürel miras unsurlarının öncelikle yerel halk tarafından tanınması ve korunmasının sağlanması gerekmektedir. Ardından söz konusu turistik çekicilerin tarihi, türü vb. dikkate alınarak hedef Pazar araştırması yapılmalıdır. Hedef pazarlar belirlendikten sonra hedefe yönelik tanıtım ve pazarlama faaliyetleri yürütülmelidir. ”dedi.
Van Gölü çevresinde oluşturulabilecek turizm rotalarının konseptlerine göre ayrılarak tanıtıma hazır hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Ayhan, “Zincirin bir halkası eksik olursa bu plan sürdürülemez” ifadelerini kullandı.
"VAN’DA REŞİK AYAKKABIYI BİLMEYEN VAR, AMERİKA’YA GÖNDERİLİYOR"
Somut olmayan kültürel miras unsurlarının yeterince tanıtılmadığını da vurgulayan Ayhan, “Tanıtım ve pazarlamada günümüz teknolojilerinden ve sosyal medyanın gücünden faydalanmak gerekmektedir. İçerisinde bulunduğumuz teknoloji çağında uzakları yakın etmek mümkünken bunu sonuna kadar kullanmak ve çağın gerisinden gelmemek gerektiğini düşünüyorum. Somut kültürel miras unsurlarının ayrı somut olmayan kültürel varlıkların (SOKÜM) ayrı korunması ve tanıtılması gerekmektedir. Çünkü bizler somut kültürel miras unsurlarının tanıtımına odaklanırken somut olmayan kültürel miras unsurlarını da göz ardı etmekteyiz. Oysa Van SOKÜM anlamında da eşsiz güzelliklere sahip ama tanıtımında çok eksiklik var. Örneğin Van’da yapılan Reşik ayakkabıları Amerika’ya gönderilirken Van’da daha kendi kültürüne ait bu unsurun ne olduğunu bile bilmeyen birçok insan var. Örneğin biz bugün gece müzeciliği listesini konuşuyoruz ama SOKÜM listesine dikkat çekmiyoruz. Van’da yapılan Reşik ayakkabılar Amerika’ya ihraç ediliyor ama kentte yaşayan birçok kişi bunun ne olduğunu bile bilmiyor” diye konuştu.
"DOĞA TURİZMİ GELİŞMELİ AMA KONTROLSÜZLÜK FELAKET GETİRİR"
Doğa turizminin önemine değinen Ayhan, “Turizm sezonunun yaz aylarıyla sınırlı kalması insanların turizmi yalnızca deniz kum güneş veya dinlence olarak algılamasından kaynaklanmaktadır. Elbette ki insanların bunlara da ihtiyacı var fakat turizm yalnızca bunlardan ibaret değil. Kişilerin talep ve beklentilerine göre her geçen gün yenisi oraya çıkan sayısız turizm çeşidi var. Van turizm çeşitliliği konusunda adeta bir piyango. Çünkü her mevsimde her kitleye hitap edecek turizm alternatiflerine sahip. Bu bağlamda kış turizmi için öncelikle kayak severler için daha büyük ve daha doğru bir kayak merkezine ihtiyaç var bunun yanı sıra benzer kış özelliklerine sahip yerlerin kış turizmi modelleri incelenip bu yolda bir planlama yapılması gerekmektedir. Kış turizmi yalnızca kayak demek değildir içerisinde birçok alternatif barındırır bunların bilinmesi ve uygulamaya konulması bölgede kış turizmini artıracaktır. İnanç turizmi içinde yukarıdakilerin birçoğu geçerli olmakla beraber bu turizm çeşidinde inanca göre hedef Pazar belirlenmeli ve o hedef pazara yönelik çalışmalar yürütülmelidir. Doğa turizmine gelince ilk önce yapılması gereken gördüğümüz her yeşil alanı betona çevirme hedefinden vazgeçmektir. Bunun yanı sıra var olan doğal alanların flora ve faunaları koruma altına alınmalı ve gelecek nesillere aktarımı için doğaya hassas davranılmalıdır. Öte yandan yeni yeni keşfedilen doğal güzelliklerin kontrolsüz bir biçimde turizme açılmaması gerekmektedir. Bunun en acı örneğini ne yazık ki Çarpanak da gördük. Doğa turizminde yapılabilecek çok fazla uygulama var bu uygulamalar bilir kişiler tarafından tespit edilmeli ve kontrollü yapılmalıdır. Zira doğa hassastır bir kere elinizden gitti mi geriye dönüşü mümkün değildir.” İfadelerini kullandı.
"YEREL HALK TURİZMİ TANIMIYOR, GENÇLER BATIYA GÖÇ EDİYOR"
Yerel halkın turizm konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını da belirten Ayhan, “Yerel halkın turizm konusunda çok farkındalığı olduğunu düşünmüyorum. Bu anlamda öncelikle yerel halka turizm ve şehrin turistik unsurlarının tanıtılması ve korunması çalışmaları yapılması gerekmektedir. Yerel halkın içerisinde yer alan genç nüfus göz önüne alındığında şehirde sürekli bir göç hakim. Oysa turizm anlamında gerekli adımlar atılsa gençlerimiz için istihdam sağlanabilir. Böylelikle ailelerinden uzağa batıya gidip inşaatlarında hayatlarını yitirmezler. Öte yandan Van halkı içerisinde bir çok kültüre ev sahipliği yapan bir medeniyetler beşiği bu aslında değerlendirilirse büyük bir fırsat. İnsanımızın hala gelenek ve göreneklerine bağlı olmaları ve bu gelenek göreneklerin somutlaştırılması şehrimizi yerellik anlamında bir cazibe merkezi haline getirebilir. Örnek verecek olursak düğünlerimiz bizim hala geleneklere bağlı devam ettirilen önemli bir kültürel unsur. Yada köylerimizdeki kadınların rutin yaptıkları ama aslında çok eşsiz olarak gelenekleri bizi renkli kılmaktadır. Aslına bakarsanız bu konularda bile çok farklı uygulamalar yapılabilir. Sonuç olarak toplum temelli turizm uygulamalarının yapılabilmesi elbette mümkün ama öncelikle toplumun farkındalığının artırılması gerekmektedir. “ dedi.
Ayhan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Toplum temelli turizm uygulamaları mümkün. Ama önce toplumun farkındalığı artırılmalı. Van, doğru planlama ve iş birliğiyle bir turizm yıldızına dönüşebilir.”




