Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) seçimleri yaklaşırken kentte aylardır devam eden rekabet, yalnızca adaylar arasında değil, yerel basın çevrelerinde de tartışma konusu oluyor. Gazeteci Bekir Güneş, bazı gazetecilerin destekledikleri adayları açıkça belli etmesini eleştirerek basının tarafsızlığına ve seçimlere dışarıdan yapılan müdahalelere dikkat çekti.

Van TSO seçimlerinde İrem Bayram, Necdet Takva, Zahir Kandaşoğlu ve İzzet Çoban olmak üzere dört aday yarışıyor. Aylardır devam eden seçim sürecinde adaylar kendi ekipleriyle çalışmalarını sürdürürken, kentteki siyasi çevrelerin, bazı sivil toplum kuruluşlarının ve yerel basın mensuplarının seçim sürecindeki tutumları da tartışılıyor.

Gazetecilerin adaylar karşısında tarafsızlığı tartışılıyor

Gazeteci Bekir Güneş, seçim sürecinde bazı yerel basın mensuplarının destekledikleri adayları açıkça ortaya koymasını doğru bulmadığını belirtti. Gazeteciliğin temel ilkelerinden birinin tarafsızlık ve bağımsızlık olduğuna işaret eden Güneş, eleştirisini yalnızca basın mensuplarıyla da sınırlı tutmadı.

Siyasi çevrelerin ve bazı sivil toplum kuruluşlarının seçim sürecine yoğun biçimde müdahil olmasının da doğru olmadığını savunan Güneş, önceki seçim döneminde siyasetin doğrudan müdahil olmasının ciddi bir imaj kaybına yol açtığını ifade etti.

Dört adaylı yarış demokrasi açısından önemli

Van TSO seçimlerinde dört adayın yarışmasını demokrasi açısından değerli bulan Güneş, seçimlerin yalnızca kazananın belirlenmesinden ibaret olmadığını vurguladı.

İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan’dan Erdoğan’a çağrı: “İlk adımı Van’dan atın”
İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan’dan Erdoğan’a çağrı: “İlk adımı Van’dan atın”
İçeriği Görüntüle

Çok adaylı bir yarışın, seçilecek yönetimin karşısında güçlü bir muhalefetin bulunmasını sağlayacağını belirten Güneş, hangi aday kazanırsa kazansın rakiplerinin varlığını ve denetimini dikkate alarak çalışmak zorunda kalacağını dile getirdi.

“Muhalefetin olmadığı yerde tekçilik vardır”

Muhalefetin olmadığı bir yönetim anlayışının zamanla tekçi bir yapıya dönüşebileceğine dikkat çeken Güneş, bu durumun ilerleyen süreçte otoriter yönetim anlayışlarına zemin hazırlayabileceğini savundu.

Denetim mekanizmasının devre dışı kaldığı yapılarda yönetimlerin yalnızca dar bir çevrenin ihtiyaçlarına odaklanabileceğini belirten Güneş, çoğulculuğun ve farklı görüşlerin varlığının önemine işaret etti.

Güneş'in değerlendirmesine göre, seçimlerin demokratik niteliği yalnızca sandıktan çıkacak sonuçla değil, yarışın özgür, çoğulcu ve müdahalelerden uzak bir ortamda yürütülmesiyle de ölçülüyor.

Muhabir: Büşra Tekin