banner24

Başkan İlhan: 20 milyondan fazla insan yardıma muhtaç

Saadet Partisi Van İl Başkanı Özay İlhan ülkedeki yoksulluğa dikkat çekerek, her geçen gün insanların yoksullaştığını söyledi. Başkan İlhan, ülkede temel gıda maddeleri başta olmak üzere, akaryakıt ve doğalgaz fiyatlarının da sürekli yükseldiğine dikkat çekti.

Başkan İlhan: 20 milyondan fazla insan yardıma muhtaç

Haftalık olarak kent ve ülke gündemiyle ilgili basın toplantılarını sürdüren Saadet Partisi Van İl Başkanı Özay İlhan, bu hafta ülkede yaşanan ekonomik krizi gündeme taşıdı. Türkiye genelinde 20 milyondan fazla insanın yardıma muhtaç olduğunu belirten Başkan İlhan, kimsenin yarınları ön göremediğini ifade etti.

Türkiye'de her 4 kişiden birinin yardıma muhtaç hale geldiğini belirten Başkan İlhan, vatandaşların bugün en temel ihtiyaçlarından mahrum hale getirildiğini ve yoksulluğun derinlemesine bir hal aldığını vurguladı.

"HİÇ KİMSE YARINLARI ÖNGÖREMEMEKTEDİR"

Vatandaşların alım gücünün her geçen gün düştüğünü ifade eden Başkan İlhan, "Bugün ülkemizde her geçen saniye insanlarımız yoksullaşmakta alım gücü düşmektedir, paramız pul olmuş durumdadır. Tam iki ay önce yaptığımız basın toplantısında un, yağ, salça, şeker ve çay gibi gıdaları önümüze koyarak fiyatları paylaşmıştık bugün fiyatlarda tam tamına %40'la %100 arasında artış söz konusudur. Uyduruk enflasyon rakamı yayınlayan sözde kuruluşların acaba bu fiyatlardan haberi var mı yoksa kendilerine verilen talimatlara göre mi enflasyon rakamları açıklıyorlar gerçekten merak ediyoruz. Bugün mazot, benzin, LPG ve doğalgaz fiyatları da kontrolden çıkmıştır. Vatandaşlarımız her akşam yatağına girdiğinde yarın hangi sürprizle karşılaşacağını merak etmektedir. Dolar, Euro, altın an ve an yükselmekte, bunlarla birlikte tüm ürünlerin fiyatları da artmaktadır. Piyasalar kilitlenmiş hiç kimse yarınları öngörememektedir. Toplumumuzda ciddi bir yoksulluk vardır birçok insanımız için ev, araba almayı bırakın evine un, yağ, şeker almak bile lüks haline gelmiştir" dedi.

"YOKSULLUK DERİNLEMESİNE BİR HAL ALMIŞTIR"

Türkiye'de 20 milyondan fazla vatandaşın yardıma muhtaç durumda olduğunu belirten Başkan İlhan, "Bugün her 4 kişiden 1'inin yardıma muhtaç hale düştüğü bir ülkede yaşıyoruz. Her 5 kişiden 3'ü artan faturalardan yükselen fiyatlardan dolayı ihtiyaçlarını kısıtlamak durumundadır. İlimizde vatandaşlarımız doğalgaz, elektrik, su faturalarını ödeyememekte birçok vatandaşımızın evinin doğalgazı ve elektriği kesilmiş durumdadır. Gıda fiyatlarını örnek vermek gerekirse özellikle ilimizde olmamasına rağmen başka bir ilde ki tarım kredi kooperatiflerinden alışveriş yaptık ve fiyatları paylaşıyoruz. 1 litre yağın fiyatı en düşük 3 TL kg çay 37,5 TL, 1 kg un 8 TL, 1 koli yumurta 35 TL, 1 kg salça 10 TL bir kg peynir 50 TL'den başlamaktadır. Vatandaşlarımız bugün en temel ihtiyaçlarından mahrum hale getirilmiş yoksulluk derinlemesine bir hal almıştır. Saadet Partisi Van İl Başkanlığı olarak yetkililere sesleniyoruz bu gidişat, gidişat değil! Vatandaşlarımızı muhtaç hale getirdiniz bugünden tezi yok ülkemiz de artan fiyatlar hususunda, tıkanan piyasalar konusunda harekete geçin yarın çok geç olabilir" diye konuştu.

"GEÇMİŞTE DOLAR 10 LİRA OLACAK DİYEN 37 VATANDAŞIMIZIN MAHKEMESİ ERTELENDİ"

Yaklaşık 2 ay önce faizlerin bilinçli olarak 200 baz puan aşağı indirildiğini ileri süren Başkan İlhan, "Ülkemizdeki iktidar hiçbir şekilde ekonomideki kötü gidişatı durdurma derdinde değil. Böyle bir dertleri olsaydı son birkaç ayda dolar 7 liradan 11 buçuk liraya kadar, mazot 7 liradan 9-10 lira kadar ulaşmazdı. Ben şunu anlıyorum. Ya iktidar çevresi bu gidişin şartını bilinçli olarak yani faizleri yüzde 100 baz puan indirerek doların artmasını, bundan yaklaşık birkaç ay öncede 200 baz puan indirerek doların artmasını sağladı. Bilinçli olarak artırıldığı kanaatindeyim fakat bu bilinçli artırmak belki iktidar ve çevresinde dolar, Euro, altın biriktiren alışverişlerini, yatırımlarını bu şekilde etkilemeyebilir fakat ülkemizin büyük bir nüfusunda ne dolar, ne Euro, ne altın söz konusudur. Geçmişte dolar 10 lira olacak diyen 37 vatandaşımızın mahkemesi ertelendi. Nedeni ise mahkemenin ertelendiği gün dolar 11 lira olmuştu. Dolar 10 lira olacak diyen kişiler hakkında bu ülkede soruşturma başlatılmıştı. Böyle giderse dolar 15 lirayı da bulur. Ülke olarak birçok gıdamızı, temel ihtiyacımızı şuan kendi kendimize karşılayamıyoruz. Ülkemiz geçmişte tarım ürünlerinde kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olarak okullarda anlatılırdı ama şuanda ne yazık ki birçok ürünü ithal eder duruma geldik. İthal ettiğimiz ürünlerinde dolar bazında ithal edildiğini düşündüğümüzde fiyatlarında dolarla birlikte artması kaçınılmazdır. Marketler yağ, şeker, undan birer tane vatandaşlara satmaya başladı" ifadelerini kullandı.

"BETON VE ASFALTLA KARIN DOYMUYOR"

Beton ve asfalt üretmekte mahir olan bir iktidar olduğunu vurgulayan Başkan İlhan, "Biz geçmişte şeker fabrikaları kapatılırken, durun dediğimizde şeker fabrikaları ısrarla satıldı ve yerlerine yeni binalar yapıldı. Beton ve asfalt üretmekte mahir olan bir iktidar var fakat beton ve asfaltla karın doymuyor. Biz üretime dönmek mecburiyetindeyiz. Tarımdan hayvancılığa, sanayiye birçok alanda imalat sektöründen kendi kendine yetebilecek bir ülke olmak için alt yapıya sahibiz. Bugünden tez yok üretime yönelik hamleleri hükümetin başlatması gerekir. Biz hükümete çağrı yapıyoruz. Hem atılacak olumlu adımı da desteklemeye hazırız. Bu ülkede yaşayan 85 milyon insan bu ülkenin sahibidir. Bu ülkede yaşayan her insan iyi koşullarda yaşamalıdır. Derdimiz vatandaşlarımızın rahat, huzurlu bir şekilde çocuğunun ihtiyacın karşılasın. Bugün bez ve mama getirdiğimiz ürünlerin arasına koymadık. Çocuk bezi ve mamadaki fiyat artışlarından bebeği olan bir aile bunu karşılayamaz. Bez ve mama lüks olmuştur. Bütün bu gerçekleri görerek yetkili makamlara çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen vatandaşların arasına inerek dertleriyle dertlenin. Çünkü yarın çok geç olabilir. İnsanlarımız fakirleştikçe fakirleşiyor. 1 Papua Yeni Gine'si bugün 3,30 Türk lirası değerindedir. Papua Yeni Gine'de insanların üzerinde elbise yok. İnanın 3,30 lira olmuş durumdadır. Bütün bu gerçekleri görmeye davet ediyorum. Bu yoksulluğu bizim gibi doğu illeri ne yazık ki sanayide ve birçok alanda geri olduğumuz için insanlarımız daha fazla hissetmektedir. Ayrıca memleketimiz kış memleketidir. Doğalgaz veya kömür olmazsa olmazımızdır. Bugün doğalgazın evimizi ısıtmak için ortalama fiyatı 800 liradır. 3+1 evde yaşayan insanlarımız 800 lira ödeyecek. Bugün bile 400-500 lira doğalgaz faturası gelmektedir. Kömür fiyatları ise bir ton kömür 3 bin 500 lirayı geçti. Sobalı evde oturan vatandaşlarımız evinin kömür ihtiyacını karşılayamamaktadır. Bütün bu gerçekleri görmemiz gerekiyor. Borcu ödenmediğinden dolayı elektriği kesilen vatandaşlarımızın olduğuna şahit oluyoruz. 350 lira elektrik faturasını ödemediğimiz için elektriğimiz kesildi diyen birçok kişi her gün partimizi arıyor. Çeşitli sosyal medya hesaplarında bize mesaj atarak derdini anlatan vatandaşlarımız var. Çocuklarına bakamayan aile sayılarının her geçen gün artığına şahit oluyoruz. Eminim ki iktidar partisine bizim on katımız, yirmi katımız insan müracaat etmektedir. Bu anlamda yetkililer harekete geçerek insanlarımızın derdine derman olmalıdır" dedi.

"ERKEN SEÇİM ÇAĞRISINDAN ÖNCE ÖNEMLİ OLAN ERKEN MÜDAHALE ÇAĞRISI YAPILMALIDIR"

Muhalefetin çok daha büyük bir enkaz almamak için erken seçim çağrısı yaptığını belirten İlhan, "Çünkü bu iktidar gidiyor. Bunu herkes görüyor. Türkiye bir geçiş sürecindedir. 20. yılına giren AK Parti iktidarının sonu yaklaşıyor. Bu değişimi hem muhalefet hem de kamuoyu görüyor. Bu değişimden çok daha büyük bir enkaz almamak için seçim çağrısı yapılıyor. Çünkü yarın doların 15 lira olduğu bir ülkede durum çok daha vahim boyutlara ulaşacak. Her geçen zamanın aleyhte olduğu bilen muhalefet erken seçim çağrısı yapıyor. Bizde aslında erken seçim çağrısı yapıyoruz ama erken seçim çağrısından önce önemli olan erken müdahale çağrısı yapılmalıdır. Hükümet oturup ülkenin bütün siyasi partilerini bir araya getirmelidir. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı buna önderlik etmelidir. Ülkemiz için ne yapılabilir, vatandaşlarımızın derdine nasıl derman olmalıyız demelidir. Bizim için orada Recep Tayyip Erdoğan veya bir başkasının oturması önemli değil. Birileri o koltuğu oturarak Cumhurbaşkanlığı yapacak ama bu ülkede bir kişinin Cumhurbaşkanı olması, etrafında bir kalabalığın olması mesele değil. Mesele toplumdaki bütün insanların derdini, problemlerine çözüm üretecek bir iktidarın, bir anlayışın ve insanlar arasındaki kardeşliği tesis edebilecek anlayışın ülkeye hakim olması gerekmektedir. Yoksa hepimizin bildiği gibi kimse baki değil. Bugün bu iktidar gidecek yarın bir başkası iktidara gelecek. Sorun devam ettikten sonra yönetenlerin kim olduğunun önemi yok. Önemli olan dertlerimizle dertlenecek, dertlerimize çözüm üretecek bir anlayışın ülkeye hakem olmasıdır" diye konuştu.

"KİMSE BU GİDİŞATTAN MUTLU DEĞİL"

Saadet Partisi'nin iktidara gelmesi halinde Türkiye'nin normalleşeceğini söyleyen Başkan İlhan, "Türkiye'deki tüm siyasi parti liderleri bir masa etrafında toplanıp bütün meselelerimizi istişareyle çözüm üretilecektir. Bunda kimsenin kuşkusu ve şüphesi olmasın. Bizler geçmişte Milli Görüş hareketinin iktidara geldiği dönemleri herkes bilmektedir. 1970'lerde Milli Selamet Partisi ve CHP koalisyonu, ondan sonra milli hükümetlerde Erbakan hocamız görev almıştır. En son Refah Yol hükümetinde Erbakan hocamız başbakanlık görevinde bulunmuştur. Biz hiçbir lidere karşı, hiçbir siyasi partiye karşı kin ve nefret güden bir parti değiliz. Biz biliyoruz ki bu ülkedeki bütün vatandaşlar iyi ve rahat koşullarda yaşamak ister. Herkes evinde huzur olsun ister. Çoluğunun çocuğunun ihtiyacını karşılamak ister. Eşi arayıp eve şu lazım dediğinde evet getiriyorum diyen bir aile reisini ister. Kimse kusura bakmasın. Kimse artan fiyatlardan mutlu olmaz. Kimse bu gidişattan mutlu değil. İnsanların mutlu olması için siyaset yapılır. İnsanların derdine derman olmak için siyaset yapılır. Saadet Partisi olarak bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil üzüm yemektir. Bu ülkede yaşayan herkesin de huzur içinde yaşamasıdır. Bunu temin edecek anlayışı getireceğimizi her defasında genel başkanımız Temel Karamollaoğlu bütün siyasi parti liderleriyle görüşerek belirtmektedir. Bizde Van'da bu anlamda elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce derdimizi, meramızı anlatıyoruz. Emin olun toplum çaresiz değil. Şunu diyorlar bu gitse kim gelecek. Bu ülke bir kişiye muhtaç değildir. Bu ülkeyi iyi derecede yönetebilecek birçok vatandaşımız vardır. Emin olun şu kardeşiniz bile çok daha iyi yönetecektir. Hiçbir şüpheniz olmasın" ifadelerini kullandı.

"BUGÜN TÜRKİYE'DE ADALETE GÜVEN KALMAMIŞTIR"

Başkan İlhan iktidara gelmeleri halinde öncelikli olarak adaleti tesis edeceklerini ifade ederek, "Ülkemizdeki ekonominin de, eğitimin de, ulaşımın da temelinde adalet vardır. Bugün Türkiye'de adalete güven kalmamıştır. Adaletin olmadığı bir ülkede dolar, Euro, altın, benzin, mazot aklınıza ne gelirse gelsin artar. Adaletin olmadığı ülkede yatırım olmaz. Çünkü insanlar güven duymadığı bir ülkeye yatırım yapmaz. Biz göreve gelir gelmez hemen adaleti tesis edeceğiz. Ülkemizin tüm enerjisini üretime yönelik harcayacağız. Bugün arazilerimiz boş kaldı. Geçmişte sadece Gürpınar ve çevresinde 2 buçuk milyon koyunumuz vardı. Bugün Van genelindeki rakam bu sayıdır. Bugün ülkemiz genelinde 35 milyon küçükbaş hayvan var. En çok yine Van'da var ama geçmişle kıyasladığımızda çok düşük bir rakamdır. Bugün nüfusumuz 85 milyon ise en az 85 milyon küçükbaş hayvanımız olmak zorundadır. En az yarısı kadar büyükbaş hayvanımız olmak zorundadır. Çünkü biz 4 iklimle yaşayan dünyadaki nadir ülkelerden biriyiz. Dünyanın en verimli topraklarında yaşıyoruz. Mutlaka üretime yönelik hamleler yapmak zorundayız. Köylerimizi, köylülerimizi, tarım işçilerimizi, tarımla uğraşanları yaşatmak zorundayız. Asfalt, betonla, otomobille karın doymaz. Önce bu anlamda yatırımları başlatacağız. Ondan sonra da motordan büyük ev aletlerinden küçük ev aletlerine kadar aklımıza gelen her türlü üretimimizi kendimiz yapacağız. Dışa bağımlı değil, kendi ayakları üzerinde duran sadece kendi içerisinde üretemediği tarım ürünlerini dışarıdan alan bir ülke olursak emin olun birçok sorun kendiliğinden çözülecektir. Bugün biz yağ, un, şeker fiyatlarından bahsediyoruz. Artışın sebebi ithalattır. Bugün ne yazık ki Türkiye buğday ithalatı yapıyor. Bu bir acıdır, utançtır. Sivas kadar olan Hollanda tarımda dünya lideridir. Hollanda'nın iklimiyle Türkiye'nin iklimini kıyasladığımız zaman biz onlardan daha iyi bir iklime sahibiz. Bu gerçekleri görmek zorundayız. Yollar, otobanlar, köprüler bunlar yaşamı kolaylaştırır. Bunlar yapılsın kimsenin bunlara itirazı yok fakat biz ailemize gıda alamazsak, arabamız varsa mazot koyamazsak yaşamı da kendimize zehir ederiz. Saadet Partisi'nin geçmişteki iktidar ortaklarıyla yaptığı hizmet ortadadır. Refah Yol Partisi döneminde Türkiye tek kuruş borç almamıştır. Tüm borçlarını yapılandırarak havuz sistemini oluşturmuştur. Memura, işçiye, Bağ-Kur'luya, emekliye bütün kesimlere çok ciddi manada maaşlarını artırmıştır. Saadet Partisi'nin içinde olacağı hiçbir ittifakta ülkenin aleyhine tek bir karar alınamaz. Bakın altını özellikle çiziyorum. At sahibine göre kişner, biz kiminle ittifak yaparsak ülkenin aleyhine alacağı her türlü kararı durdurabilecek gücümüz olacağına şüpheniz olmasın. Bunun örnekleri geçmişte vardır. Saadet Partisi her zaman ülkeye fayda sağlamak için çalışmıştır. Bunda kimsenin endişesi olmasın. Biz vatandaşlarımıza inanıyor güveniyoruz. Saadet Partisi tek başına iktidar olacaktır" diye konuştu.

Van Bölge Gazetesi: Hacı Yılmaz

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER