Van’ın Erciş ilçesinde HES, GES ve JES projeleri ile pomza, mermer, bakır ve çinko madenciliğinin yanı sıra altın arama faaliyetlerinin de gündeme gelmesi, bölgenin ekolojik geleceğine ilişkin kaygıları artırdı. Mezopotamya Çevre ve Ekoloji Platformu Koordinatörü Mirbahattin Demir, Zilan Vadisi’nden Erciş Ovası’na ve Van Gölü havzasına uzanan geniş alanın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Demir, bölgede 10 HES, 36 pomza ocağı ile GES ve JES projelerinin bulunduğunu, mermer, bakır ve çinko gibi maden faaliyetlerinin de sürdüğünü söyledi. Altın aramalarının da gündeme gelmesiyle birlikte ekolojik baskının daha da büyüdüğünü ifade eden Demir, “Sadece Zilan” üzerinden yürütülen bir çevre mücadelesinin yeterli olmayacağına dikkat çekti.
Demir, enerji ve madencilik faaliyetlerinin birbirinden bağımsız projeler olarak ele alınmaması gerektiğini belirterek, Zilan Vadisi, Erciş Ovası ve Van Gölü havzasının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bölgedeki projelerin su kaynakları, tarım alanları ve doğal yaşam üzerindeki olası etkilerine dikkat çeken Demir, özellikle Zilan Vadisi’ndeki müdahalelerin yalnızca vadi sınırları içerisinde değerlendirilmesinin yanlış olduğunu anlattı.
36 pomza ocağı kayıtlarda
Erciş’e ilişkin proje kayıtlarında çok sayıda pomza ocağı ve kapasite artışı projesi bulunuyor. Dosyalarda bazı pomza projeleri için “ÇED olumlu”, bazıları için “ÇED süreci başlayan”, bazıları için ise “ÇED olumsuz” ve “nihai karar” ifadeleri yer alıyor.
Kayıtlarda Ekomin Madencilik, Hak-Pet Turizm Madencilik ve Özeroğulları Madencilik gibi şirketlere ait farklı pomza ocağı ve kapasite artışı projeleri de yer alıyor.
Demir, pomza ocaklarının yanı sıra bölgedeki diğer maden arama ve işletme faaliyetlerinin de havza ölçeğinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
HES ve GES projeleri de artıyor
Erciş’teki proje kayıtlarında enerji yatırımları da dikkat çekiyor. Belgelerde 7 ayrı GES projesi yer alırken, projeler arasında 10,42 MWm kapasiteli İlbank GES, 8,91 MWm kapasiteli Happy GES ve farklı kapasitelerde başka güneş enerjisi santralleri bulunuyor. Zilan’da ise Zilan Regülatörü ve HES projesinin revizyonu ve kapasite artışı kayıtlarda yer alıyor. Projenin 6,32 MWm ve 6,07 MWe kurulu güce sahip olduğu belirtiliyor. Demir, enerji projelerinin de maden faaliyetleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Zilan’da jeotermal sondaj planı
Erciş’te gündeme gelen bir başka proje ise jeotermal kaynak sondajı oldu. Van Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından hazırlanan proje tanıtım dosyasına göre, Erciş’in Çakırbey Mahallesi’nde toplam 6 bin 542,74 metrekarelik alanda bir sondaj kuyusu açılması planlanıyor.
Projede sondajın 1.500 metre derinliğe kadar yapılması öngörülürken, toplam proje bedeli 9 milyon 160 bin TL olarak hesaplanıyor. Dosyada sondaj çalışmaları için 8 milyon 500 bin TL, izin ve arazi çalışmaları için ise 660 bin TL ayrıldığı belirtiliyor.
Proje kapsamında 12 kişinin çalıştırılması, sondaj sırasında ise günlük yaklaşık 5 metreküp su kullanılması planlanıyor.
Zilan’ın jeotermal potansiyeli yüksek
Zilan bölgesinin jeolojik özellikleri de dikkat çekiyor. Yüzüncü Yıl Üniversitesi tarafından yayımlanan çalışmada, Erciş-Zilan-Ilıca Vadisi boyunca yaklaşık 11 sıcak su noktası bulunduğu ve bunların vadi boyunca fay hattına paralel şekilde sıralandığı belirtiliyor. Çalışmada Zilan Fayı’nın aktif bir fay olduğu ve Zilan jeotermal alanının deformasyonunu kontrol ettiği aktarılıyor.
Daha önce MTA tarafından bölgede yapılan sondajlarda ise 264 ile 1170 metre arasında derinliklere, 78-98 derece sıcaklıklara ve saniyede 4-40 litre arasında değişen akış hızlarına ulaşıldığı kaydediliyor.
“Mesele yalnızca Zilan değil”
Demir, bütün bu projeler birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablonun yalnızca Zilan Vadisi’nin sorunu olmadığını belirtti. Erciş Ovası’nın tarımsal üretimi, bölgedeki su kaynakları ve Van Gölü havzasının geleceğinin de tartışmaya dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Demir, madencilik ve enerji projeleri planlanırken yalnızca proje alanının değil, projelerin birbirleriyle ve bölgenin doğal ekosistemiyle olan ilişkisinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
“Zilan’ın başı dertte ama sadece Zilan mı?” sorusunun sorulması gerektiğini vurgulayan Demir, Erciş’teki tüm projelerin havza ölçeğinde değerlendirilmesi çağrısında bulundu.