Van Barosu İnsan Hakları Merkezi, bölgede artan askeri gerilimin siviller açısından ciddi riskler doğurduğunu belirterek, İran’dan Türkiye’ye yaşanabilecek olası kitlesel göç hareketlerine karşı hak temelli önlemlerin alınması gerektiğini açıkladı.
Van Barosu İnsan Hakları Merkezi Göç ve İltica Komisyonu tarafından yapılan açıklamada, İran, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasında son dönemde artan askeri ve siyasi gerilimin bölgesel istikrarı tehdit ettiği ifade edildi. Komisyon, çatışmaların derinleşmesi halinde siviller için ağır insani sonuçlar doğabileceğine dikkat çekti.
“Van için göç ihtimali göz ardı edilmemeli”
Açıklamada, savaş ortamının yalnızca taraf devletleri değil tüm bölge ülkelerini etkileyebileceği vurgulanarak, özellikle İran’da yaşayan siviller açısından can güvenliği riskinin arttığı belirtildi. Van’ın sınır ili olması nedeniyle İran’dan Türkiye’ye olası göç hareketlerinin yaşanabileceğine işaret edilen açıklamada, “Yaşanan gelişmeler karşısında kitlesel göç ihtimali göz ardı edilmemelidir” denildi.
Eylem planı açıklandı
Van Barosu Göç ve İltica Komisyonu, olası bir göç krizine karşı hazırlanan eylem planını da kamuoyuyla paylaştı. Plan kapsamında;
Hukuki destek mekanizmalarının güçlendirilmesi,
Uluslararası koruma başvurularında hak temelli yaklaşımın uygulanması,
Geri göndermeme (non-refoulement) ilkesine titizlikle uyulması,
Hassas gruplar için özel koruma prosedürlerinin işletilmesi,
Sınır geçişleri ve idari süreçlerde insan haklarına uygun uygulamaların sağlanması gerektiği vurgulandı.
Komisyon ayrıca kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarını, ulusal mevzuat ve uluslararası sözleşmeler doğrultusunda insani krizi önleyici eylem planları geliştirmeye davet etti.
Açıklamada, “Göç bir tercih değil; çoğu zaman hayatta kalma mücadelesidir. Devlet ve sivil toplumun önceliği güvenliğin ötesinde insan onurunun korunması olmalıdır” ifadelerine yer verildi.




