VAN HABER

Van'ın Belleğinde Yaşayan Bir Hikâye: Van Gölü Canavarı

Van Gölü’nün derin sularında varlığı hâlâ tartışılsa da, efsanevi Van Gölü canavarı yıllardır hem halk kültürüne hem de kentin tanıtımına katkı sunuyor

Abone Ol

Van Gölü kıyısında her gün göle bakan onlarca insan var. Kimisi merakla, kimisi umudunu yitirmeden bakıyor. 55 yaşındaki bekçi Abdulkadir Demir de onlardan biri. Demir, “Ben Van Gölü Canavarını görmedim ama görmeyi çok istiyorum. Belki bir gün çıkar diye her gün umutla bakıyorum” dedi.

Van Gölü Canavarı, yalnızca bir efsane değil, bölgenin hafızasında, sanatında ve ekonomisinde iz bırakan bir sembol haline geldi.

Efsaneye dair bilinen en eski belge 1889 tarihli Saadet Gazetesi’nde yer alıyor. Haberde, gölde abdest almak isteyen bir adamın “deniz canavarı” tarafından göle sürüklendiği anlatılıyor. Haberde, arkadaşlarının adamı kurtarmaya çalıştığı, ateş yakarak canavarın kuyruğunu tutuşturduğu ve canavarın alev alarak suya daldığı ifade ediliyor. Bu tarihi kayıt, efsanenin yalnızca sözlü değil, yazılı kaynaklarda da yer aldığını gösteriyor.

15 yıldır Van’da turist rehberliği yapan Serdar Çetin, canavar hikâyelerinin turizme katkı sunduğunu söyleyerek, “Bazen turlarda Van Gölü Canavarı hikâyeleri anlatıyorum. Turistler bu hikâyelere bayılıyor. Sırf canavarı merak edip gelenler var. Fotoğraf çektirmek için özel figürler arayanlar bile oluyor” dedi.

Van Gölü Canavarı artık sokaklardan dijital dünyaya da taşındı. Sosyal medyada Vanlı gençler, canavarla ilgili mizahi içerikler paylaşıyor. Gençlerin “Van Gölü güzelse sebebi Canavar, canavar kameralara yakalndı” gibi paylaşımları binlerce etkileşim alıyor.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Top, efsanenin kültürel önemine dikkat çekti. Top, “Büyük su kütleleri çevresinde yaşayan toplumlar, bilinmezliği anlamlandırmak ister. Bu bir korkudan çok, kolektif bir ihtiyaçtır. Van Gölü Canavarı, halkın aidiyet ve kimlik duygusunun bir yansımasıdır” diye konuştu.