Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolan ve 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili soru işaretleri sürüyor. Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, soruşturma sürecinde çok sayıda eksiklik bulunduğunu öne sürerek dosyanın tüm yönleriyle yeniden değerlendirilmesini istedi.

Kabaiş’in açıklamalarında özellikle olaydan sonra bulunan bone ve başörtüsüne ilişkin bilgiler ile Rojin’in telefon görüşmelerinde yer alan ve kimlikleri aileye açıklanmayan 4 kişi dikkat çekti. Kabaiş, ilk etapta Bardakçı Köyünde Rojin’e ait olabileceği belirtilen boneyle ilgili daha sonra kendilerine farklı bilgiler aktarıldığını belirterek, söz konusu eşyanın kime ait olduğunun bilimsel yöntemlerle ortaya çıkarılmasını talep etti.

Rojin’in telefon kayıtlarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Kabaiş, kendilerine kızının olay döneminde 16 kişiyle görüştüğünün söylendiğini, bu kişilerin 10’unun aile bireyleri, 2’sinin ise okul arkadaşı olduğunun aktarıldığını ifade etti. Kabaiş, geriye kalan 4 kişinin kim olduğunun kendilerine açıklanmadığını belirterek, bu kişilerin kimliklerinin ve Rojin’le iletişimlerinin ayrıntılı şekilde araştırılmasını istedi.

“Rojin’e ait değilse kime ait olduğu araştırılmalı”

Nizamettin Kabaiş, olaydan sonra Bardakçı Köyü’nde bulunan bone ilgili aileye önce Rojin’e ait olabileceği yönünde bilgi verildiğini, ancak daha sonra üzerinde Rojin’e ait DNA ya da saç örneği bulunmadığının kendilerine söylendiğini ifade etti.

Kabaiş, “Eğer gerçekten böyle bir bulgu yoksa, bu bonenin kime ait olduğu araştırılmalıdır. Çünkü bize göre bu da soruşturmanın aydınlatılması açısından önemli bir delildir” dedi.

DNA incelemeleri ve adli raporlarla ilgili soru işaretlerinin giderilmesini isteyen Kabaiş, bone ve başörtüsü başta olmak üzere dosyada yer alan tüm delillerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“Kameralar ayrıntılı incelenseydi olay ortaya çıkarılabilirdi”

Kabaiş, soruşturmada en önemli eksikliklerden birinin güvenlik kameralarının yeterince değerlendirilmemesi olduğunu savundu.

Olayın yaşandığı bölgede ve köyün giriş-çıkışlarında güvenlik kameraları bulunduğunu belirten Kabaiş, bu kayıtların ayrıntılı şekilde incelenmesi halinde bölgeye kimlerin girip çıktığının tespit edilebileceğini söyledi.

Kabaiş, kamera görüntülerinin telefon sinyalleriyle birlikte değerlendirilmesinin soruşturmanın aydınlatılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.

“Diatom testi konusunda açıklama bekliyoruz”

Kabaiş’in dikkat çektiği bir diğer konu ise diatom testi oldu.

Söz konusu testin yapılıp yapılmadığı veya yapıldıysa sonuçlarının ne olduğu konusunda aileye yeterli bilgi verilmediğini öne süren Kabaiş, bu konuda kamuoyuna açık ve tatmin edici bir açıklama yapılmasını istedi.

Kabaiş, diatom incelemesinin Rojin’in ölümünün gerçekleşme şekline ilişkin bazı soru işaretlerinin giderilmesine katkı sağlayabileceğini savunarak, testin neden uygulanmadığı ya da sonuçlarının neden açıklanmadığının aydınlatılmasını talep etti.

"Telefonda konuştuğu 4 kişi kim?”

Kabaiş, Rojin’in telefon kayıtlarının da soruşturma açısından önemli olduğunu belirtti.

Rojin’in Turkcell hattı kullandığını ve kendilerine olay döneminde 16 kişiyle görüştüğünün söylendiğini aktaran Kabaiş, bu kişilerin 10’unun aile bireyleri olduğunu ifade etti.

Kabaiş, kalan 6 kişiden 2’sinin okul arkadaşı olduğunun kendilerine aktarıldığını, ancak diğer 4 kişinin kim olduğunun açıklanmadığını öne sürdü.

“Ben bu dört kişinin kim olduğunun açıklanmasını istiyorum” diyen Kabaiş, bu kişilerin kimliklerinin ve Rojin’le iletişimlerinin soruşturma kapsamında ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini söyledi.

Kabaiş ayrıca Rojin’in okul arkadaşlarıyla bir WhatsApp grubu oluşturduğunu öğrendiklerini belirterek, gruptaki kişilerin ve Rojin’le olan iletişimlerinin de araştırılmasını istedi.

“Rojin’in tek başına oraya gittiğine inanmakta zorlanıyorum”

Kabaiş, kızının insanlara kolay güvenen ve samimi yaklaşımlara inanan bir yapıya sahip olduğunu belirterek, olayın gerçekleştiği bölgeye tek başına gitmiş olabileceği konusunda soru işaretleri bulunduğunu söyledi.

“Onu oraya götüren ya da yönlendiren biri olabilir” diyen Kabaiş, bu ihtimalin de soruşturma kapsamında araştırılmasını istedi.

Kabaiş, bu ifadelerle herhangi bir kişiyi peşinen suçlamadığını vurgulayarak, yalnızca cevap bekleyen soruların bulunduğunu ve olayın bütün yönleriyle araştırılmasını istediklerini belirtti.

“Kızım intihar etmiş, yapılacak bir şey yok”

Kabaiş, kızının cansız bedeninin bulunduğu gün olay yerinde yaşandığını öne sürdüğü bir görüşmeyi de anlattı.

Bedenin bulunduğu sırada büyük bir acı yaşadığını belirten Kabaiş, olay yerinde vali, rektör ve emniyet müdürünün de bulunduğunu söyledi. Kabaiş, emniyet müdürünün kendisine herhangi bir şey söylemediğini ve bu konuda onun hakkını yemek istemediğini ifade etti.

Kabaiş, vali ile arasında geçen konuşmaya ilişkin ise şu iddiada bulundu:

“Ben çok ağlıyordum. Sayın vali bana birkaç kez, ‘Kızın intihar etmiş, yapılacak bir şey yok’ dedi. Ben de kendisine, ‘Ortada henüz otopsi sonucu yok. Kızım 18 gün kayıptı. Nasıl bu kadar kesin konuşabiliyorsunuz?’ diye karşılık verdim.”

Kabaiş, konuşmanın devamında kendisine “Neden bize inanmıyorsun? Kızını bulduk, yapılacak bir şey yok” denildiğini ve ardından “Otopsi sonucu ne çıkarsa kabul edecek misin?” şeklinde bir soru yöneltildiğini öne sürdü.

Kabaiş, söz konusu ifadeleri aktarırken herhangi bir kişiyi peşinen suçlamadığını, ancak olay günü kamu görevlilerinin yaklaşımı konusunda cevaplanmasını istedikleri sorular bulunduğunu belirtti.

“Köyde o gece bulunan gençlerin ifadeleri araştırılmalı”

Kabaiş, soruşturmanın yalnızca Rojin’in cansız bedeninin bulunduğu bölgeyle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.

O gece köydeki taziye evinin önünde sabaha kadar gençlerin bulunduğunun kendilerine söylendiğini belirten Kabaiş, bu kişilerin ifadelerinin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesini istedi.

Kabaiş, köyün küçük bir yerleşim yeri olması nedeniyle kimlerin bölgeye girip çıktığının, kimlerin nerede bulunduğunun kamera kayıtları ve telefon sinyalleriyle birlikte araştırılmasının önemli olduğunu ifade etti.

“Tek isteğimiz kızımızın başına ne geldiğini öğrenmek”

Nizamettin Kabaiş, bugüne kadar elde ettikleri bilgileri savcılıkla ve avukatları aracılığıyla ilgili makamlara aktardıklarını belirterek, bundan sonraki süreçte de hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.

Van’da Kurt Saldırısı Felaketi: 120 Küçükbaş Hayvan Telef Oldu
Van’da Kurt Saldırısı Felaketi: 120 Küçükbaş Hayvan Telef Oldu
İçeriği Görüntüle

Kabaiş, “Ben kimsenin düşmanı değilim. Devlet bizim devletimizdir. Devlete her zaman saygım var” diyerek, taleplerinin herhangi bir kişiyi suçlamak değil, Rojin’in ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılması olduğunu vurguladı.

Dosyanın yeniden ve titizlikle ele alınmasını isteyen Kabaiş; güvenlik kameralarının, telefon kayıtlarının, olay yerindeki delillerin, bulunan eşyaların, DNA incelemelerinin ve adli raporların kapsamlı biçimde değerlendirilmesini talep etti.

Kabaiş, “Biz kızımızı okumak için üniversiteye gönderdik. Şimdi ise onun başına ne geldiğini öğrenmeye çalışıyoruz. Tek isteğimiz dosyanın tüm yönleriyle aydınlatılması ve gerçeklerin ortaya çıkmasıdır. Adalet yerini bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Muhabir: Yasemin Dikici