Açıklamada, Rojin Kabaiş dosyasının yalnızca tek bir adli soruşturma olmadığı, Türkiye’de yıllardır aydınlatılamayan kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri açısından önemli bir örnek olduğu vurgulandı.

Basın açıklamasında, kadınların yaşam hakkının sistematik şekilde ihlal edildiği, birçok kadının öldürüldüğü, kaybolduğu veya şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği belirtilerek, çok sayıda dosyanın yıllarca sonuçlandırılamadığı ifade edildi. Etkin soruşturma yürütülmemesi, delillerin zamanında toplanmaması ve ihmallerin araştırılmamasının cezasızlık kültürünü güçlendirdiği savunulan açıklamada, bu durumun kadınlara yönelik şiddetin devam etmesine zemin hazırladığı dile getirildi.

Açıklamada, 27 Eylül 2024 tarihinde kaybolan Rojin Kabaiş’in cansız bedenine günler sonra Van Gölü kıyısında ulaşıldığı hatırlatılarak, aradan geçen uzun süreye rağmen ölümün nasıl gerçekleştiğine ilişkin kamuoyunu tatmin edecek açıklamaların yapılmadığı belirtildi. Dosyada yer alan birçok sorunun halen yanıt beklediği ifade edilirken, teknik incelemeler, adli süreç ve soruşturmanın hangi aşamada olduğuna ilişkin kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediği kaydedildi.

Rojin Kabaiş için talep edilen etkin soruşturmanın yalnızca tek bir dosya açısından değil, bütün kadınların yaşam hakkının korunması açısından önem taşıdığı belirtilen açıklamada, Türkiye’de kadınların yalnızca cinayetlere kurban gitmediği, aynı zamanda kaybolduğu veya şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği, birçok olayda ise gerçeklerin tam olarak ortaya çıkarılamadığı ifade edildi.

Basın açıklamasında, yıllardır akıbeti bilinmeyen Gülistan Doku dosyasına da dikkat çekildi. Gülistan Doku aranırken baraj sularının boşaltıldığı, dere yataklarının tarandığı ancak arama çalışmaları sırasında başka kadınların cansız bedenlerine ulaşıldığı hatırlatılarak, bunun kadınlara yönelik şiddetin boyutunu gözler önüne serdiği belirtildi. Kimlikleri dahi belirlenemeyen, hikâyeleri kamuoyuna yansımayan çok sayıda kadın dosyasının bulunduğu ifade edildi.

Rojin Kabaiş dosyasında delillerin eksik bırakıldığı, bazı bulguların göz ardı edildiği ve ihmal iddialarının bulunduğu öne sürülen açıklamada, bu durumun adaletin gecikmesine neden olduğu savunuldu. Dosyada gerçeklerin üzerinin örtülmesine izin verilmeyeceği belirtilirken, sorumluların ortaya çıkarılması ve hesap vermesi gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, adaletin yalnızca mahkeme kararlarıyla sınırlı olmadığı belirtilerek, kaybolan bir kadının zaman kaybedilmeden aranması, delillerin eksiksiz toplanması, olası ihmallerin araştırılması, kamu kurumlarının şeffaf davranması ve faillerin korunmaması gerektiği ifade edildi. Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinin münferit olaylar olmadığı belirtilen açıklamada, kadınlara yönelik şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliği, cezasızlık kültürü ve kadınları koruyan mekanizmaların yetersizliğiyle bağlantılı olduğu görüşü dile getirildi.

İpekyolu Belediyesi Ordu Caddesi’nde Kaldırımları Yeniliyor
İpekyolu Belediyesi Ordu Caddesi’nde Kaldırımları Yeniliyor
İçeriği Görüntüle

Açıklamada ayrıca kadınların yaşam hakkını güvence altına alan hukuki düzenlemelerin eksiksiz uygulanması gerektiği belirtilerek, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinde cezasızlık uygulamalarına son verilmesi çağrısı yapıldı. Rojin Kabaiş dosyasının yalnızca bireysel bir soruşturma olmadığı, devletin etkin soruşturma yükümlülüğü ile adalet sisteminin işleyişi açısından da önemli bir sınav niteliği taşıdığı ifade edildi.

Basın açıklamasının sonunda, Rojin Kabaiş dosyasının bağımsız, etkin ve şeffaf biçimde yürütülmesi, teknik ve adli incelemelerin gecikmeden tamamlanması, olası ihmal ve sorumlulukların etkili şekilde araştırılması, şüpheli kadın ölümlerinin toplumsal cinsiyet perspektifiyle ele alınması ve kadın cinayetlerinde cezasızlık politikalarına son verilmesi çağrısı yinelendi.

Açıklama, “Rojin için adalet, Gülistan için adalet, katledilen ve kaybedilen tüm kadınlar için adalet” mesajıyla sona erdi.

Kaynak: Haber Merkezi