Mayıs 2026’da ilan edilen salgın, kısa sürede DKC’nin altı eyaletine yayıldı. DSÖ’nün 20 Ağustos tarihli son değerlendirmesine göre 13 Ağustos itibarıyla 4 bin 566 doğrulanmış vaka ve 2 bin 128 ölüm kaydedildi. Salgın, 2018-2020 dönemindeki önceki büyük Ebola salgınının vaka sayısını geride bırakarak ülke tarihinin en büyük Ebola salgını haline geldi.
Son günlerde açıklanan verilerde bilanço daha da ağırlaştı. Reuters’ın 21 Ağustos tarihli haberine göre ölüm sayısı 2 bin 500’ün üzerine çıkarken, Birleşmiş Milletler yetkilileri salgının “üstel” bir hızla yayıldığı uyarısında bulundu.
EN BÜYÜK SORUN: GEÇ TESPİT
Salgının kontrol altına alınmasını zorlaştıran en önemli faktörlerden biri vakaların geç tespit edilmesi oldu. DSÖ, çok sayıda bulaş zincirinin hâlâ tespit edilemediğini ve bazı bölgelerde sağlık hizmetlerine erişimin güvenlik sorunları nedeniyle ciddi şekilde kısıtlandığını belirtiyor.
Vakalardaki hızlı artışın bir bölümünün genişletilen test ve gözetim çalışmalarından kaynaklandığı belirtilse de DSÖ, artışın önemli kısmının salgının gerçekten genişlemesinden kaynaklandığını vurguluyor.

NADİR BUNDİBUGYO TÜRÜ KORKUTUYOR
Salgına Bundibugyo virüsü neden oluyor. Bu tür, Ebola’nın daha nadir görülen türlerinden biri ve mevcut salgında ölüm oranı yaklaşık yüzde 47 seviyesinde seyrediyor. DSÖ’nün değerlendirmesine göre virüse karşı lisanslı bir aşı bulunmaması, salgınla mücadeleyi daha da zorlaştırıyor.
Bununla birlikte, önceki haberlerde yer alan “hiçbir aşı yok” ifadesinin güncel durumda dikkatle kullanılması gerekiyor. DSÖ, 20 Ağustos’ta DKC’ye 70 bin doz Ervebo aşısı gönderileceğini açıkladı; ancak bu aşının Bundibugyo virüsüne özel onaylanmış bir aşı olmadığı belirtiliyor.
SAĞLIK ÇALIŞANLARI DA HEDEFTE
Salgınla mücadelede sağlık çalışanları da büyük risk altında. DSÖ, çok sayıda sağlık çalışanının enfekte olduğunu ve bazı bölgelerde sağlık tesislerine yönelik saldırıların müdahale çalışmalarını aksattığını bildiriyor. Güvenlik sorunları, göç hareketleri ve sağlık altyapısındaki yetersizlikler salgının kontrolünü güçleştiriyor.
DÜNYAYA YAYILMA RİSKİ NE?
Salgının merkez üssü DKC olmaya devam ediyor. Uganda, Fransa ve Almanya’da DKC bağlantılı vakalar görülmüş olsa da DSÖ, DKC dışında sürekli bir toplum içi bulaş zinciri tespit edilmediğini bildiriyor. Küresel risk şu aşamada düşük değerlendirilirken, DKC için risk “çok yüksek”, komşu ülkeler için ise “yüksek” olarak değerlendiriliyor.
DSÖ’nün mesajı ise net: Salgın henüz kontrol dışına çıkmış değil ancak zaman daralıyor. Yeterli kaynak, hızlı teşhis, temaslı takibi ve sağlık çalışanlarının korunması sağlanırsa salgının kontrol altına alınabileceği belirtiliyor.





