16 Şubat 2026 tarihinde Abdullah Öcalan ile İmralı’da yaklaşık üç buçuk saat süren görüşme sonrasında Dem Parti İmralı Heyeti kamuoyuna açıklama yaptı. Öcalan, görüşmede demokratik entegrasyon, özgür yurttaşlık ve kapsayıcı yönetim modeli üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Şiddetten Demokratik Siyasete Geçiş
Öcalan, yaşamının ailedeki ilk isyanından itibaren yoğun bir tempoda geçtiğini belirterek, “Geride bıraktığımız süreç, şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğimizi kanıtlamıştır” dedi.
TBMM Komisyon raporunun toplumsal gerçeklerle uyumlu olması gerektiğini vurgulayan Öcalan, “Terörü tasfiye mantığıyla yaklaşan siyaset çözümü değil, çözümsüzlüğü ifade eder” ifadelerini kullandı.
Demokratik Entegrasyona Giriş ve Tarihsel Perspektif
Görüşmeyi “Demokratik Entegrasyona giriş toplantısı” olarak değerlendiren Öcalan, hayatını kaybeden Sırrı Süreyya’yı saygıyla andı. Cumhuriyetin kuruluşunun Türk ve Kürt birlikteliği üzerine inşa edildiğini belirterek, “Bu cumhuriyet kesinlikle Kürtsüz inşa edilmedi. Temelinde Kürtler de vardır” dedi.
Öcalan, geçmişte Kürtleri dışlayan hukuksal metinlerin inkâr ve isyanı üretmiş olduğunu ve mevcut sürecin bu inkârı sona erdirme fırsatı sunduğunu ifade etti.
Yurttaşlık ve Özgürlük Tanımı
“Bir vatandaşlık tanımı meselesi var. Vatandaşlık; etnisiteye, dile, inanca bakmaksızın devletle bağlılığı ifade eder” diyen Öcalan, “Ben özgür yurttaş demeyi tercih ediyorum. Dininde, milliyetinde ve düşüncesinde özgür olacak” ifadelerini kullandı.
Özgür yurttaşlık anlayışının, demokratik sınırlarda ve devletin bütünlüğünü gözeterek herkese eşit haklar tanıdığını belirtti.
Demokratik Toplum ve Kurumsal Yapı
Öcalan, demokratik toplumun, toplumsal kurumlarını özgürce inşa edebildiği ölçüde güçlendiğini vurguladı. “Güçlü devlet, esnekliğini gösterendir. Demokratik Cumhuriyete entegrasyon Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemlidir. Kürtlerin entegrasyonu, Cumhuriyet’in en temel ayaklarından biri olacaktır” dedi.
Yerel Demokrasi ve Avrupa Standartları
Yerel demokrasinin önemine dikkat çeken Öcalan, Suriye için de önerilen modelin aynı ruhu taşıdığını belirtti. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na atıfta bulunarak, önerilerin tüm halk ve inanç topluluklarının varlığını ve hukukunu kapsadığını ifade etti.
Demokratik Birlik ve Yeni Yönetim Modeli
Kürtlerin kendi içindeki ve parçalı Kürt topluluklarıyla ilişkilerinde “Demokratik Birlik” ilkesini savunan Öcalan, bunun ayrı bir devlet değil, kapsayıcı demokratik yönetim modeli olduğunu vurguladı.
Silah ve şiddetin terk edildiğini belirten Öcalan, topluluğun ekmek ve su kadar demokratik siyasete ihtiyacı olduğunu söyledi: “Her şey güvenliğe boğulmamalı. Biz siyasi bir topluluk olacağız: Demokratik siyaset topluluğu.”




