Abdullah Öcalan, Belçika’nın başkenti Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen 20. Kürt konferansına gönderdiği mesajda, Türkiye’de yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile Avrupa ve Ortadoğu’daki siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çatışmaların yerine siyasi ve hukuki çözüm yollarının geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Öcalan, önerdikleri modelin bölgesel barış ve demokratikleşme açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
“Avrupa Birliği, Türkiye, Ortadoğu ve Kürtler” başlığıyla gerçekleştirilen konferansın katılımcılarına hitaben mesaj gönderen Öcalan, Avrupa’nın Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi konusunda daha yapıcı bir tutum alması gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorunu
Mesajında 15 Şubat 1999’da İmralı’ya getirilişini uluslararası komplo olarak nitelendiren Öcalan, o dönemde yaşananların Avrupa kamuoyundan gizlendiğini savundu. Avrupa Birliği’nin geçmişteki tutumunu eleştiren Öcalan, günümüzde Avrupa’nın kendi hukukuna ve demokratik değerlerine uygun hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
Türkiye’nin demokratikleşmesi ile Kürt sorununun çözümünün birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirten Öcalan, Avrupa’nın bu alanlarda yapıcı rol üstlenmesinin önemine işaret etti. Mesajında Avrupa’da aşırı sağın yükselişine ve otoriterleşme eğilimlerine de değinen Öcalan, demokratik değerlerin korunmasının bu eğilimlere karşı mücadelede belirleyici olduğunu ifade etti.

Barış süreci için uluslararası dayanışma çağrısı
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında yürütülen sivil ve siyasi çalışmaların önemine dikkat çeken Öcalan, konferans gibi girişimlerin barış ve demokrasiye katkı sunduğunu belirtti. Ancak mevcut çalışmaların kalıcı hale getirilmesi ve yeni adımlarla güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Öcalan, uluslararası dayanışmanın geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Öcalan, farklı bölgelerdeki halkların demokratik birikimlerinin ortak bir zeminde buluşturulmasının yeni bir demokrasi ve sosyalizm anlayışının geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini kaydetti.
“Toplumsal sorunlara siyasi ve hukuki çözümler bulmak için süreç başlattık”
Türkiye’de yürütülen çalışmaları değerlendiren Öcalan, savaşların, kırımların ve ötekileştirmenin yerine toplumsal sorunların siyasi, adil ve hukuki yollarla çözülmesini amaçlayan bir sürecin başlatıldığını belirtti.
Çözüm sürecine ilişkin belirsizliklerin bulunduğunu kabul eden Öcalan, buna rağmen kapsamlı bir model önerdiklerini ifade etti. Bu modelin yalnızca Türkiye açısından değil, Avrupa ve Ortadoğu bakımından da tarihsel önem taşıdığını savunan Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum projesinin başarıya ulaşmasının bölgedeki barış, istikrar ve demokratikleşme çabalarına katkı sağlayacağını dile getirdi.





