DEM Parti Meclis Grup Salonu’nda gerçekleştirilen imza toplantısının ardından düzenlenen basın açıklamasında konuşan Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan, konuşmasına hayatını kaybeden DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Sırrı Süreyya Önder’i anarak başladı.
“Bu yasa yeni bir başlangıcın kapısını açabilir”
Bakırhan, sunulan teklifin Türkiye açısından önemli bir fırsat olduğunu belirterek, “Bu yasa hepimiz için bir imkândır. Bu imkânı 86 milyonun ortak kazanımına dönüştürmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Yasanın bir son nokta değil, yeni bir sürecin başlangıcı olduğunu söyleyen Bakırhan, teklifin eksik yönlerine ilişkin değerlendirmelerinin sürdüğünü ancak tarihsel önemine dikkat çektiklerini belirtti.
Bakırhan, “Bugün attığımız imza yalnızca bir metnin altına atılmış bir imza değildir. Barışa, demokrasiye ve ortak geleceğimize atılmış bir imzadır” dedi.

Hatimoğulları: “Tarihi bir eşikteyiz”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise teklifin Meclis’e sunulmasının önemli bir aşama olduğunu ifade etti.
Hatimoğulları, sürecin önemli adımlarından biri olarak İmralı Heyeti’nin görüşmelerini ve ardından yasa teklifinin hazırlanmasını göstererek, bunun tarihi bir anlam taşıdığını söyledi.
Söz konusu düzenlemenin tek başına uzun yıllardır devam eden sorunları tamamen çözemeyeceğini belirten Hatimoğulları, ancak yeni bir sürecin önünü açabilecek önemli bir adım olduğunu dile getirdi.
Hatimoğulları, “Bu yasa bizim açımızdan Kürt sorununun çözümünde bir kapı aralamak anlamı taşıyor. Negatif barıştan pozitif barışa geçiş açısından önemli bir evredir” dedi.
“Meclis’teki tüm partilerin katkısını bekliyoruz”
Kürt meselesinin yalnızca güvenlik başlığıyla ele alınamayacağını ifade eden Hatimoğulları, konunun sosyal, siyasal ve toplumsal boyutlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
DEM Parti olarak sürecin demokratikleşme ve diyalog zemininde ilerlemesini önemsediklerini belirten Hatimoğulları, Meclis’te grubu bulunan ve bulunmayan tüm siyasi partilerden destek beklediklerini ifade etti.
Teklifin TBMM’deki görüşme süreci ve siyasi partilerin tutumu, önümüzdeki dönemin en önemli gündem başlıklarından biri olacak.





