Doç. Dr. Yakup Aykaç’ın editörlüğünde hazırlanan eser, Van TSO’da düzenlenen lansman programıyla tanıtıldı. Kitapta, yalnızca klasik bir edebiyat eserinin metni değil, yüzyıllar boyunca farklı coğrafyalarda iz bırakan el yazmasının tarihsel yolculuğu da okuyucularla buluşturuldu.

Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO), bölgenin kültürel ve edebî mirasının gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla yürüttüğü çalışma kapsamında, Ehmedê Xanî’nin ölümsüz eseri Mem û Zîn’in tarihî bir nüshasını kitap haline getirdi. Kürt edebiyatının temel eserleri arasında gösterilen Mem û Zîn’in tanıtımı için Van TSO’da düzenlenen programa, oda yöneticileri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler, iş dünyasından isimler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Editörlüğünü Doç. Dr. Yakup Aykaç’ın üstlendiği çalışma, eserin edebî değerinin yanı sıra yazma nüshanın geçmişine ilişkin önemli ayrıntıları da gün yüzüne çıkardı. Yaklaşık 257 yıllık olduğu belirtilen el yazmasının yayımlanması, bölgenin kültürel hafızasının korunması ve araştırmacıların kullanımına sunulması açısından önem taşıyor.

Van TSO’dan kültürel mirasın korunmasına yönelik adım

Programda konuşan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, çalışmanın sıradan bir kitap tanıtımından çok daha geniş bir anlam taşıdığını belirtti. Takva, Mem û Zîn’in yeniden okuyucularla buluşturulmasının geçmişle gelecek arasında kültürel bir bağ kurulmasına katkı sunduğunu ifade etti.

Mem û Zîn’in yalnızca bir aşk hikâyesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Takva, eserin insanı, toplumu, adaleti, sevgiyi ve birlikte yaşama düşüncesini ele alan büyük bir edebî miras olduğunu vurguladı. Takva’ya göre eserin taşıdığı anlam, edebiyatın sınırlarını aşarak bölgenin dili, düşünce dünyası ve tarihsel birikimiyle doğrudan bağlantı kuruyor.

Van TSO’nun projeyi sahiplenme nedenini de açıklayan Takva, ekonomik kalkınmanın kültürel değerlerden ayrı düşünülemeyeceğini dile getirdi. Ticaretin, sanayinin ve ihracatın geliştirilmesi kadar geçmişten kalan eserlerin korunmasının da önemli bir sorumluluk olduğunu belirten Takva, bu çalışmanın gelecek kuşaklara karşı duyulan vefanın bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Takva, Van’ın yalnızca ticaret ve yatırım alanında değil, kültürel birikimiyle de öne çıkan bir şehir olduğunu ifade ederek projede emeği bulunan akademisyenlere, araştırmacılara ve oda çalışanlarına teşekkür etti.

257 yıllık el yazmasının dikkat çeken geçmişi

Kitabın editörü Doç. Dr. Yakup Aykaç, lansmanda yaptığı konuşmada çalışmanın iki ayrı hikâyesi bulunduğunu anlattı. Bunlardan ilkinin Ehmedê Xanî tarafından 17. yüzyılda kaleme alınan Mem û Zîn’in edebî serüveni, diğerinin ise günümüze ulaşan el yazması nüshanın tarihsel yolculuğu olduğunu belirtti.

Aykaç’ın aktardığı bilgilere göre üzerinde çalışılan nüsha, 1 Muharrem 1183 tarihinde, miladi takvimle 7 Mayıs 1769’da Selim isimli bir müstensih tarafından yazıya geçirildi. Tarihi belirlenebilen ve eksiksiz şekilde günümüze ulaşan Mem û Zîn nüshaları arasında ikinci en eski örneklerden biri olarak değerlendirilen yazma, araştırmacılar açısından önemli bir kaynak niteliği taşıyor.

Nüshanın yalnızca metin içeriğiyle değil, geçmişteki sahipleri ve farklı coğrafyalardaki dolaşımıyla da dikkat çektiğini belirten Aykaç, sayfalarda bulunan mühürlerin, mülkiyet kayıtlarının ve kenar notlarının tarihsel araştırmalar açısından değer taşıdığını söyledi. El yazmasının Bitlis çevresinde dolaşıma girdiğine işaret eden bu kayıtlar, dönemin kültürel hayatına ilişkin izler barındırıyor.

Sayfa kenarlarında Hacı İbrahim, Hüseyin ve Abdurrahman-ı Kerborî gibi isimlerin yer aldığını aktaran Aykaç, nüshanın farklı sahipler tarafından yalnızca okunmadığını, aynı zamanda yeni metinlerle zenginleştirildiğini ifade etti. Kenarlara Feqiyê Teyran’ın kasidelerinin ve Melayê Bateyî’nin şiirlerinin eklenmesi, yazmanın farklı dönemlerde nasıl kullanıldığını gösteren ayrıntılar arasında bulunuyor.

2D5Ca35D 4875 4Cc3 A88C D30E73D640F4
El yazmasında 31 karakalem çizim yer alıyor

Kitabın dikkat çeken özelliklerinden biri de el yazmasının sayfa kenarlarında bulunan çizimler oldu. Aykaç, nüshada toplam 31 karakalem resim bulunduğunu belirterek bunların metnin anlatısıyla bağlantılı olduğunu anlattı.

Çizimler arasında Mem ile Mîr’in satranç oynadığı sahne ve hikâyede aşıkları birbirinden uzaklaştırmaya çalışan Bekir karakterinin tasviri gibi ayrıntılar yer alıyor. Aykaç, bu görsellerin yazmaya farklı bir boyut kazandırdığını ve eserin geçmişteki okurları tarafından nasıl yorumlandığına ilişkin ipuçları sunduğunu dile getirdi.

Hazırlık sürecinde el yazmasının Latin harflerine aktarılmasının yanı sıra Kürtçenin ses yapısının, aruz ölçüsünün ve metnin kenar notlarının da dikkate alındığını belirten Aykaç, çalışmanın aslına bağlı kalınarak hazırlandığını ifade etti. Kitapta yer alan kapsamlı ön söz ve tarihsel değerlendirmelerin, nüshanın önemini daha iyi anlamak isteyen okuyuculara katkı sunması hedefleniyor.

BİK Van Bölge Müdürü Tokgöz’den İl Sağlık Müdürü Tosun’a Ziyaret
BİK Van Bölge Müdürü Tokgöz’den İl Sağlık Müdürü Tosun’a Ziyaret
İçeriği Görüntüle

Eserin Türkçe okurlar için de anlaşılması amaçlandı

Kitabın editörlerinden Dr. Sami Çeliktaş da çalışmanın hazırlanma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çeliktaş, Mem û Zîn’in Kürt edebiyatının en önemli eserlerinden biri olduğunu belirterek el yazmasının nitelikli bir baskıyla yayımlanmasının önemine dikkat çekti.

Çalışmaya kendi katkısının, Mela Mahmud-i Bazidî tarafından hazırlanan Mem û Zîn’in kısaltılmış düzyazı özetini Kürtçeden Türkçeye çevirmek olduğunu aktaran Çeliktaş, bu bölümün özellikle Türkçe okuyanların eserin olay örgüsünü ve karakterlerini daha rahat takip edebilmesine yardımcı olacağını söyledi.

Çeliktaş, Mem û Zîn’in her okuyuşta farklı düşünceler ve yorumlar ortaya çıkarabilen bir eser olduğuna işaret etti. Eserin edebî değerinin yanı sıra toplumsal hafıza açısından da önem taşıdığını belirten Çeliktaş, kitabın yeni baskısının araştırmacılar ve kültür meraklıları için değerli bir kaynak olacağını ifade etti.

Konuşmasında eserin düşünsel mesajına da değinen Çeliktaş, Mem û Zîn’in Kürt edebiyatında kalıcı bir yere sahip olduğunu, ancak eserin taşıdığı düşüncelerin toplumsal hayatta aynı ölçüde karşılık bulmasının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

4113B47E 18C7 4563 9C41 B802B0B6B193
“Kalkınma yalnızca ekonomik rakamlarla ölçülemez”

Eserin görsel ve sanatsal danışmanlığını üstlenen Prof. Dr. Mahir Taha da programda söz aldı. Taha, Mem û Zîn’in kültürel ve düşünsel mirasının anlaşılmasının bölgenin kendi tarihine ve birikimine daha yakından bakılması açısından önemli olduğunu belirtti.

Polonya’da katıldığı bir konferansta bir sosyoloji profesörünün Ehmedê Xanî ve onun düşünce dünyası üzerine yaptığı değerlendirmeyi paylaşan Taha, bölgenin kültürel mirasının anlaşılmasının geleceğe yönelik bir bilinç oluşturabileceğini ifade etti. Taha, eserin hazırlanmasına katkı sunan Van TSO yönetimine ve akademik ekibe teşekkür etti.

Lansmanda yapılan değerlendirmelerde, kültürel eserlerin korunmasının yalnızca akademisyenlerin veya edebiyat çevrelerinin sorumluluğunda olmadığı, kentlerin ekonomik ve sosyal gelişimiyle birlikte ele alınması gerektiği görüşü öne çıktı. Van TSO’nun çalışması da ticari bir kurumun kültürel mirasın korunmasına yönelik üstlenebileceği role örnek olarak gösterildi.

Kitabın hazırlanmasında Doç. Dr. Yakup Aykaç’ın yanı sıra Dr. Sami Çeliktaş, Dr. Yusuf Baluken, Prof. Dr. Mahir Taha ve diğer katkı sunan isimlerin emeği bulunuyor. Baskı ve tasarım sürecinde de farklı isimler görev aldı.

Programın sonunda katılımcılara Mem û Zîn kitabı hediye edildi. Yaklaşık 257 yıllık el yazmasının kitaplaştırılmasıyla, Kürt edebiyatının önemli eserlerinden birinin tarihsel serüveninin daha geniş bir okuyucu kitlesine ulaştırılması amaçlanıyor. Çalışmanın, Van ve çevresinin kültürel hafızasına yönelik yeni araştırmalara da katkı sağlaması bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi