ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kısa sürede ve herhangi bir askeri ya da siyasi müdahaleyle karşılaşmadan alıkoyarak ülke dışına çıkarması, operasyonun nasıl mümkün olduğu sorusunu beraberinde getirdi. Uluslararası kamuoyunda oluşan şüpheler, Maduro’nun yerine geçici olarak Devlet Başkanlığı görevini üstlenen yardımcısı Delcy Rodriguez üzerinde yoğunlaştı. Rodriguez’in, kendisini ABD yönetimine “Maduro rejiminin kabul edilebilir alternatifi” olarak sunduğu iddiaları da bu süreçte gündeme geldi.
“Maduro’yu Satan Kişi” İddiası
2002–2010 yılları arasında Kolombiya Devlet Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Santos Calderon, Delcy Rodriguez hakkında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Calderon, Rodriguez’i açık şekilde “Maduro’yu satan kişi” olarak nitelendirirken, “Onu ABD’ye teslim ettiğine adım kadar eminim” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, Maduro’nun yakalanmasının iç destek olmadan mümkün olup olmadığı yönündeki tartışmaları daha da derinleştirdi.
Yemin Ederek Geçici Devlet Başkanı Oldu
ABD’nin Venezuela’ya yönelik hava saldırılarıyla eş zamanlı olarak Nicolas Maduro’nun alıkonulmasının ardından, yardımcısı Delcy Rodriguez Venezuela Ulusal Meclisi’nde yemin ederek Geçici Devlet Başkanlığı görevini resmen üstlendi. Böylece Rodriguez, Venezuela tarihinde bu görevi üstlenen ilk kadın lider oldu.
Yüksek Mahkeme ve Ordu Desteği
Venezuela Yüksek Mahkemesi (TSJ), Maduro’nun yokluğu nedeniyle Rodriguez’in, idari sürekliliği ve ulusun bütüncül savunmasını sağlamak amacıyla Devlet Başkanlığı makamına ait tüm yetki ve sorumlulukları geçici olarak üstlenmesine karar verdi. Venezuela ordusu da TSJ’nin kararına destek vererek Rodriguez’in Geçici Devlet Başkanı olarak görev yapmasını onayladı.
Maduro’nun En Yakınındaki İsimdi
Solcu bir aileden gelen ve Hugo Chavez döneminden bu yana Venezuela siyasetinde aktif roller üstlenen 57 yaşındaki Delcy Rodriguez, 2017 yılından bu yana Nicolas Maduro’nun Devlet Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyordu. Rodriguez’in uzun yıllar Maduro’nun en yakınındaki isimlerden biri olması, yöneltilen suçlamaların uluslararası kamuoyunda daha fazla yankı bulmasına neden oldu.





