Ocak ayında Hakkâri’de art arda yaşanan üç intihar vakası Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı. Yaşanan ölümlere ilişkin olarak ilgili bakanlıklara soru önergeleri yöneltilirken, Meclis Başkanlığı’na da kapsamlı bir araştırma önergesi sunuldu.
Sunulan önergelerde, Hakkâri’de uzun süredir derinleşen yoksulluk ve genç işsizliğinin yanı sıra ruh sağlığı hizmetlerindeki yapısal yetersizliklerin intihar vakalarıyla ilişkisine dikkat çekildi. Resmi verilerin, Hakkâri’yi hem intihar hızı hem de işsizlik oranları açısından ülkenin en kırılgan illeri arasında gösterdiği vurgulandı.
İçişleri Bakanlığı’na yöneltilen soru önergesinde, Hakkâri ve bölge kentlerinde yaşanan intihar ve şüpheli ölüm vakalarına ilişkin yürütülen soruşturmaların niteliği, kolluk uygulamaları ve kriz müdahale mekanizmalarına dair şu sorulara yer verildi:
1. 2000–2025 döneminde Hakkâri ve bölge kentlerinde kayda geçen intihar ve şüpheli ölüm vakalarının kaçında etkin soruşturma yürütülmüş, kaç dosyada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir?
2. Bazı vakalarda delil toplanmadığı ve soruşturmaların yüzeysel yürütüldüğüne dair iddialar bulunmasına rağmen, bu uygulamalar hakkında Bakanlığınızca herhangi bir idari inceleme yapılmış mıdır?
3. Kolluk personeline intihar vakaları ve kriz yönetimi konusunda verilen eğitimlerin sayısı ve içeriği nedir; bu eğitimlerin bölgedeki vakaları azaltmada etkisine dair bir değerlendirme yapılmış mıdır?
4. Kolluk gözetiminde veya kolluk temasından sonra gerçekleşen ölümlerle ilgili bağımsız denetim mekanizmaları neden işletilmemektedir?
5. Hakkâri ve bölge kentlerinde artan intihar vakalarına rağmen, yerel düzeyde erken uyarı ve kriz müdahale ekipleri kurulmamış olmasının gerekçesi nedir?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yöneltilen soru önergesinde ise, Hakkâri başta olmak üzere Van, Şırnak, Muş, Bitlis ve Ağrı gibi bölge kentlerinde derinleşen genç işsizliği ile intihar vakaları arasındaki ilişki, uygulanan istihdam politikalarının sonuçları ve sosyal koruma mekanizmalarına ilişkin şu sorulara yer verildi:
1. TÜİK verilerine göre işsizliğin en yüksek olduğu iller arasında yer alan Hakkâri ile Van, Şırnak, Muş, Bitlis ve Ağrı gibi bölge kentlerinde genç işsizliği ile intihar oranları arasındaki ilişki Bakanlığınız tarafından analiz edilmiş midir; bu konudaki tespitlere dayalı olarak hazırlanmış bir rapor bulunmakta mıdır ve söz konusu raporun nicel verileri paylaşılabilir mi?
2. 2020–2025 döneminde Hakkâri ve bölge kentlerinde uygulanan aktif işgücü programlarının kaç gence kalıcı istihdam sağladığına ilişkin somut veriler nelerdir?
3. Uzun süreli işsiz gençler ve yoksulluk riski altındaki haneler için psikososyal destek içeren özel bir istihdam programı neden oluşturulmamıştır?
4. Hakkâri ve bölge kentlerinde sosyal yardım alan hanelerde intihar ve ruh sağlığı risk taraması yapılmakta mıdır; yapılmıyorsa bu ağır toplumsal risk neden görmezden gelinmektedir?
5. Genç işsizliği ve yoksulluğun intihar üzerindeki etkisine rağmen, bölge kentleri için özel bir istihdam ve sosyal koruma eylem planı hazırlanmamasının gerekçesi nedir?
Milli Eğitim Bakanlığı’na yöneltilen soru önergesinde, Hakkâri ve bölge kentlerinde öğrencilerin ruh sağlığına ilişkin yapısal sorunlar, rehberlik hizmetlerinin yetersizliği ve okullarda erken uyarı mekanizmalarının neden işletilmediğine dair şu sorular yer aldı:
1. Hakkâri ve bölge kentlerinde rehber öğretmen başına düşen öğrenci sayısı kaçtır ve bu oran Türkiye ortalamasının neden üzerindedir?
2. Son on yılda intihar riski nedeniyle izlem altına alınan öğrenci sayısı kaçtır ve bu öğrencilerin kaçı düzenli psikolojik destek alabilmiştir?
3. Okul terkleri, yoksulluk ve intihar riski arasındaki ilişkiye dair Bakanlığınızca yapılmış bilimsel bir çalışma var mıdır?
4. Okullarda erken uyarı ve ruh sağlığı tarama programları neden sistematik biçimde uygulanmamaktadır?
5. Bölge illerinde çocuk ve genç ruh sağlığını güçlendirmeye yönelik özel bir bütçe ve eylem planı neden oluşturulmamıştır?
Sağlık Bakanlığı’na sunulan soru önergesinde ise, Hakkâri ve bölge kentlerinde intihar vakalarına yönelik ruh sağlığı hizmetlerinin kapasitesi, personel yetersizliği ve önleyici sağlık politikalarının neden hayata geçirilmediğine ilişkin şu sorulara yer verildi:
1. Hakkâri’de 2000–2025 döneminde intihar girişimi nedeniyle acil servislere başvuran kişi sayısı kaçtır; bu kişilerin kaçına düzenli psikiyatrik izlem ve tedavi sağlanabilmiştir?
2. İntihar hızının yıllar içinde yükseldiği bilinmesine rağmen, Hakkâri’de kişi başına düşen psikiyatrist ve psikolog sayısı neden Türkiye ortalamasının altında bırakılmıştır; bu açığın kapatılmasına yönelik somut planınız nedir?
3. Bakanlığınız tarafından Hakkâri ve bölge kentleri için hazırlanmış bir “intihar risk haritası” ve epidemiyolojik izleme sistemi var mıdır; yoksa artış eğilimi bilimsel olarak izlenmeden mi bırakılmaktadır?
4. Toplum ruh sağlığı merkezlerinin Hakkâri’deki sayısı, kapasitesi ve fiilen hizmet verdiği kişi sayısı kaçtır; bu merkezlerin intiharı önlemede etkisine dair herhangi bir etki değerlendirmesi yapılmış mıdır?
5. Gençler ve kadınlar arasında artan intihar vakalarına rağmen, Bakanlığınızın bölgeye özgü önleyici ruh sağlığı programı neden geliştirilmemiştir ve bu alanda 2020–2025 yılları arasında ayrılan bütçe ne kadardır?
Adalet Bakanlığı’na yöneltilen soru önergesinde ise, Hakkâri ve bölge kentlerinde intihar ve şüpheli ölüm dosyalarına ilişkin adli süreçlerin etkinliği, soruşturmaların süresi, adli tıp uygulamaları ve mağdur ailelere sağlanan hukuki desteklere dair şu sorular yer aldı:
1. Hakkâri ve bölge kentlerinde son yirmi yılda intihar ve şüpheli ölüm dosyalarının ortalama soruşturma süresi nedir; bu sürelerin uzunluğu yaşam hakkı ihlali açısından neden denetlenmemektedir?
2. Kaç dosyada adli tıp raporları gecikmiş veya yetersiz bulunmuştur ve bu durum hakkında kaç disiplin soruşturması açılmıştır?
3. İntihar olarak kayda geçen vakaların kaçında ailelerin itirazı üzerine yeniden soruşturma yapılmıştır?
4. Mağdur ailelere ücretsiz hukuki yardım ve psikososyal destek sağlanan dosya sayısı kaçtır; bu desteklerin yetersizliği Bakanlığınızca tespit edilmiş midir?
5. Bölge illerinde adli tıp kapasitesinin yetersizliği bilinmesine rağmen, bu alana yönelik hangi yatırımlar yapılmıştır ve 2025 sonrası için planlanan bütçe ne kadardır?
Sunulan araştırma önergesinde ise, Hakkâri’de ve bölge kentlerinde 2000–2025 döneminde resmi istatistikler ve saha bulgularıyla teyit edilen intihar ve şüpheli ölüm vakalarındaki artışın nedenlerinin bütüncül ve veriye dayalı biçimde incelenmesi talep edildi. Önergede; vakaların demografik dağılımı, yaş ve cinsiyet kırılımları, ekonomik göstergeler ve mekânsal yoğunlaşmaların esas alınması, adli soruşturma süreçlerinin etkinliği, delil yönetimi ve adli tıp kapasitesi, ruh sağlığı ve sosyal hizmet altyapısının yeterliliği ile istihdam ve yoksulluk politikalarının etkilerinin nesnel ölçütlerle değerlendirilmesi istendi. Ayrıca kurumsal ihmallerin ve yapısal zaafların açık biçimde tespit edilerek yaşam hakkını güvence altına alacak koruyucu ve önleyici politika önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulması talep edildi.




