Yurttaşların alım gücü her geçen gün zayıflarken temel yaşam maliyetlerindeki ivmelenme hız kesmeden devam ediyor. Temmuz dönemine ait son ekonomik araştırmalar, hanelerin karşı karşıya kaldığı finansal yükün ulaştığı boyutları net bir şekilde gözler önüne seriyor. Dört kişilik bir ailenin yalnızca biyolojik varlığını sürdürebilmesi ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken minimum mutfak masrafı 38 bin 216 lira seviyesine yükseldi. Mutfak harcamalarının yanı sıra barınma, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi kaçınılmaz masrafların da eklenmesiyle hesaplanan toplam yaşam maliyeti ise 117 bin 336 lirayı bularak rekor tazeledi.
Geçen yılla kıyaslandığında ortaya çıkan tablo, aile bütçelerinin ne kadar ağır bir tahribat aldığını gösteriyor. Son 1 yıllık süreçte sadece karın doyurabilmek için gerekli olan tutar 10 bin 546 lira artış kaydetti. Beslenme dışındaki zorunlu harcama kalemlerinde yaşanan 21 bin 448 liralık yükseliş, toplam insanca yaşam maliyetinin yıllık bazda 31 bin 992 lira artmasına yol açtı. Yaşanan bu ivme, dar ve orta gelirli kesimlerin alım gücünün geçmiş yıllara kıyasla ne denli sert bir erime yaşadığını somut verilerle ortaya koyuyor.
Maaşlar Gelir Tablosunun Ve Zorunlu Harcamaların Çok Gerisinde Kaldı
Gelir kanadı ile zorunlu harcamalar arasındaki uçurum gün geçtikçe daha da derinleşiyor. Çalışanların ve emeklilerin cebine giren miktar, temel beslenme gereksinimlerini dahi karşılamaktan oldukça uzak bir noktada duruyor. Ülke genelinde 28 bin 075 lira seviyesinde uygulanan asgari ücret, temel mutfak masrafının 10 bin 141 lira gerisinde kalıyor. Benzer şekilde 23 bin 552 liraya çekilen en düşük emekli aylığı da beslenme masraflarının 14 bin 664 lira altında kalarak milyonlarca vatandaşı gıda yoksulluğu riskiyle baş başa bırakıyor. Memur maaşlarında yapılan artışlar dahi toplam yaşam maliyetini yakalamada yetersiz kalıyor.
En düşük kamu görevlisi maaşı olan 70 bin 218 lira, bir ailenin insanca yaşayabilmesi için gereken tutarın yalnızca %59,85'ini karşılayabiliyor. Ortalama kamu personeli geliri olan 81 bin 023 lira ise bu maliyetin ancak %69,05'ine denk geliyor. Çalışma yaşamındaki bu dengesizlik, tek bir hanede birden fazla kişinin çalışması durumunda bile tablonun değişmediğini gösteriyor. Bir evde 4 farklı kişinin asgari ücretle istihdam edilmesi halinde bile elde edilen toplam gelir, insanca yaşam sınırının 5 bin 036 lira altında kalıyor. Tek bir asgari ücretin ise sadece 22 günlük beslenme ihtiyacını karşılayabildiği görülüyor.
Mutfak Sepetindeki Fiyat Değişimleri Beslenme Alışkanlıklarını Doğrudan Etkiliyor
Mutfak masraflarının detayları incelendiğinde ürün grupları arasındaki dönemsel fiyat hareketleri dikkat çekiyor. Protein kaynakları ile taze gıda ürünlerindeki artışlar ve düşüşler beslenme sepetinin dengesini doğrudan etkiliyor. Mutfak sepetinde balık ve yumurtaya ayrılan pay 202 lira azalarak 10 bin 883 liraya inerken, meyve harcamaları da 417 liralık gerilemeyle 2 bin 973 lira oldu. Buna karşın süt, yoğurt ve peynir gibi temel mandıra ürünlerinin maliyeti 140 lira artışla 8 bin 182 liraya ulaştı. Taze sebze giderleri ise 576 liralık sıçramayla 6 bin 005 liraya yükselerek en çok artan kalemlerden biri oldu.
Karbonhidrat ve temel yağ grubundaki harcama tutarları da bütçeler üzerindeki baskısını sürdürüyor. Un, ekmek ve makarna grubuna ayrılması gereken bütçe 3 bin 275 lira olarak hesaplanırken; şeker, bal ve reçel grubu 2 bin 723 lira seviyesinde gerçekleşti. Pirinç ile bulgur alımı için 1 bin 634 lira, yemeklik yağlar için 1 bin 022 lira ve zeytin alımı için 779 lira harcanması gerektiği görüldü. Yaş gruplarına göre yapılan detaylı incelemelerde ise bir yetişkin erkeğin aylık beslenme maliyeti 11 bin 158 lira, bir gencin 11 bin 939 lira, bir yetişkin kadının 8 bin 759 lira ve bir çocuğun beslenme gideri 6 bin 360 lira olarak kaydedildi.
Barınma Ve Ulaşım Kalemleri Hane Bütçelerini Zorlamaya Devam Ediyor
Gıda dışı gereksinimlerin maliyeti her geçen gün daha da ağırlaşarak 79 bin 121 lira seviyesine ulaştı. Hanelerin en büyük gider kalemini oluşturan kira ve barınma harcamaları ortalama 23 bin 705 lira ile ilk sırada yer alıyor. Günlük hayatın kaçınılmaz bir parçası olan ulaşım giderleri ise 18 bin 330 lira ile barınmayı takip eden en büyük ikinci masraf kapısı durumunda. Sabit giderlerdeki bu yüksek tutarlar, vatandaşların sosyal veya kültürel faaliyetlere bütçe ayırmasını neredeyse imkansız hale getiriyor.
Dudak uçuklatan diğer gıda dışı harcamalar da ailelerin bütçe yönetimini iyice imkansız kılıyor. Ev eşyası alım ve bakımı için 8 bin 223 lira, giyim ile ayakkabı ihtiyaçları için 6 bin 646 lira ve konaklama giderleri için 5 bin 928 lira harcanması gerekiyor. Çeşitli mal ile hizmetler 4 bin 730 lira, haberleşme masrafları 3 bin 273 lira, sağlık harcamaları 3 bin 184 lira, eğitim masrafları 2 bin 944 lira ve kültür-sanat etkinlikleri 2 bin 158 lira tutuyor. Bütün bu veriler, gelir seviyesinin yaşam maliyetinin çok altında kaldığı mevcut ekonomik ortamda geniş kesimlerin yaşam mücadelesi verdiğini kanıtlıyor.





