Eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın abisi Mehmet Cavit Yüksekdağ, tedavi gördüğü hastanede dün gece hayatını kaybetti. Ölüm haberinin ardından yapılan açıklamada, hem başsağlığı dilekleri iletildi hem de tutuklu siyasetçilerin yaşadığı hak ihlallerine dikkat çekildi.
Ölüm Haberi Hastaneden Geldi
Mehmet Cavit Yüksekdağ’ın, bir süredir tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdiği bildirildi. Açıklamada, “büyük bir üzüntüyle öğrenildiği” ifade edilen ölüm sonrası, Yüksekdağ ailesine ve yakınlarına başsağlığı dilekleri iletildi.
“Yas Hakkı Engelleniyor” Tepkisi
Yapılan değerlendirmede, cezaevinde tutulan siyasetçilerin yakınlarını kaybettiklerinde yanlarında olamamasının “kabul edilemez bir hak ihlali” olduğu vurgulandı.
Açıklamada, “Yoldaşlarımızın yas hakkından mahrum bırakıldığı bu uygulamalar artık son bulmalı” denilerek, tutuklu isimlerin serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
Figen Yüksekdağ’a İlişkin Süreç
Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, 4 Kasım 2016’da yürütülen operasyon kapsamında gözaltına alındı.
Yüksekdağ Ankara’daki evinden, Demirtaş ise Diyarbakır’daki evinden gece saat 01.00 sularında gözaltına götürüldü. Savcılık işlemlerinin ardından iki isim de tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi ve haklarında tutuklama kararı verildi.
Tutuklama kararının, avukatlara iletilmeden önce Anadolu Ajansı ve Doğan Haber Ajansı’na servis edildiği belirtildi.
Mahkeme salonundan çıkarılırken Selahattin Demirtaş’ın “mutlaka kazanacağız” şeklinde slogan attığı aktarıldı.
HDP’li Vekillerden Ortak Savunma: “Siyasi Yargılama”
HDP’li milletvekillerinin ortak savunma metninde, partinin 7 Haziran 2015 seçimlerinde 6 milyondan fazla oy alarak yüzde 10 barajını aştığı ve 80 milletvekili ile parlamentoya girdiği hatırlatıldı.
Savunmada, seçim sonuçlarının ardından siyasi sürece müdahale edildiği, çözüm sürecinin sonlandırıldığı ve ülkenin çatışmalı bir ortama sürüklendiği ifade edildi.
Metinde, yargı sürecinin “siyasi” olduğu belirtilerek, “Bu yargılamanın adil olacağına inanmıyoruz” denildi. Ayrıca, HDP’nin çoğulcu demokrasi, eşit yurttaşlık ve birlikte yaşam vurgusu yaptığı ifade edildi.
Savunmada, “Parlamentoda da olsak, cezaevinde de olsak bu düşüncelerimizi savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.” açıklaması yapılmıştı.




