Enerji piyasalarında sonbaharın gelişiyle birlikte konut faturası hesapları yeniden yapılmaya başlanırken, tüketim sınırlarına ilişkin yeni haberler gündeme damgasını vurdu. Sektör Temsilcilerinden Sızan Bilgiler doğrultusunda, yılın son diliminde fiyatlarda ani bir değişim öngörülmezken, önümüzdeki takvim yılında uygulanacak destekli elektrik kullanım miktarında kayda değer bir kısıtlamaya gidilmesi planlanıyor. Ev abonelerini kapsayan en son tedarik tarifesindeki tavan seviyenin aşağı çekilmesi düşüncesi, geniş kitlelerin aylık ödemelerini doğrudan etkileyecek bir dönüşümün habercisi olarak değerlendiriliyor.
Son dönemde enflasyon dengeleri gözetilerek sabit tutulan faturalar, devlet tarafından sağlanan mali katkıların yeniden yapılandırılmasıyla yeni bir döneme giriyor. Sonbahar aylarının getirdiği soğuk havalar ısınma ihtiyacını artırırken, elektrik tüketiminde devlet desteğinden yararlanma şartlarının zorlaşacağı ifade ediliyor. Bu durum özellikle kış aylarında yüksek enerji tüketen ev halkının maliyetlerini önemli ölçüde katlayabilir.
Devlet Desteğini Belirleyen Sınır Mekanizması Nasıl İşliyor?
Piyasada son kaynak tedarik modeli olarak adlandırılan uygulama, senelik enerji kullanımı belirli bir eşiği geçen abonelerin devlet katkısından muaf tutularak serbest piyasa maliyetleri üzerinden fiyatlandırılmasını esas alıyor. Belirlenen tavanın altında kalan ev kullanıcıları ise kamunun sübvanse ettiği daha uygun fiyatlı tarifelerden faydalanmayı sürdürüyor. Kriterlerin üzerine çıkan aboneler, takip eden süreçte tükettikleri elektriğin kilovatsaatine piyasa koşullarına bağlı yüksek tutarlar ödemek mecburiyetinde kalıyor.
Mevcut sistemde uygulanan eşik değerler, elektrik kullanım alışkanlıklarını doğrudan yönlendirme amacı taşıyor. Destek kapsamındaki alanların daraltılması, yüksek tüketim yapan grupların gerçek maliyetlerle yüzleşmesini sağlarken, alt gelir grubundaki vatandaşların korunmasını hedefleyen bir yapıyı barındırıyor. Yasal çerçevenin sunduğu imkanlar doğrultusunda maliye üzerindeki yükün hafifletilmesi amaçlanıyor.
Tüketim Limiti 3 Bin Kilovatsaate Çekiliyor
Mevzuat gereği konutlarda geçerli olan yıllık destekli kullanım kotası güncel durumda 4 bin kilovatsaat seviyesinde bulunuyor. Enerji kulislerinde konuşulan son verilere göre bu sınırın 2027 dönemi için 3 bin kilovatsaate çekilmesi bekleniyor. Resmi kararın önceki yıllardaki takvime paralel biçimde içinde bulunduğumuz ekim ayında kamuoyuna duyurulabileceği ifade ediliyor.
Yapılan bu 1000 kilovatsaatlik indirim, aylık ortalama bazda değerlendirildiğinde kullanım kotasının 333 kilovatsaatten 250 kilovatsaate gerilemesi manasına geliyor. Böylece ayda 250 ile 333 kilovatsaat bandında elektrik harcaması yapan bir evin, yeni takvim yılıyla birlikte devlet korumasının dışına çıkma ihtimali oldukça yükseliyor. Bu durum orta ölçekli elektrik kullanan haneleri doğrudan etkileyecektir.
Karardan Muaf Tutulacak Ev Abonelerinin Durumu
Sektörün tecrübeli isimleri ve eski kamu yöneticileri, limitin 3 bin kilovatsaate indirilmesi durumunda aylık faturası ortalama 780 liraya kadar ulaşan abonelerin devlet desteğinden yararlanmaya devam edeceğini bildiriyor. Ortaya konan bu rakam, Türkiye genelindeki standart tüketime sahip hanelerin büyük çoğunluğunun yeni düzenlemeden olumsuz etkilenmeyeceğini ortaya koyuyor. Normal şartlarda yaşamını sürdüren vatandaşlar için faturalar eski seyrinde devam edecek.
Diğer taraftan, kalabalık nüfusa sahip evler ile ısınma veya soğutma amacıyla elektrikli cihazlara yüklenen aileler için durum oldukça farklı gelişebilir. Klima, elektrikli radyatör, kombi destek ünitesi veya termosifon gibi cihazları aralıksız çalıştıran konutlarda yıllık 3 bin kilovatsaat sınırının aşılması son derece kolay bir hale gelecek. Bu tarz yüksek harcamalı yerleşkeler yeni dönemde yüksek fiyatlandırmayla karşılaşacak.
Son Çeyrek Fiyatlarında Son Durum Ve Gelecek Beklentileri
Ekonomi yönetimi ve enerji idaresi yetkilileri, küresel maliyetler sebebiyle elektrik ve doğal gaz fiyatlarında teorik olarak bir artış gereksinimi bulunduğunu fakat enflasyonu düşürme programı kapsamında konut tarifelerinin sabit tutulduğunu aktarıyor. Sektör temsilcileri de yılın son üç aylık döneminde evlerde kullanılan enerjiye bir zam öngörmediklerini, mevcut tabloda son dakika sürprizi yaşanmazsa senenin aynı rakamlarla tamamlanacağını vurguluyor.
Üretim çarklarının döndüğü sanayi tesisleri ve elektrik üretim santrallerine sağlanan doğal gazda ise sınırlı bir fiyat ayarlaması gündemde yer alıyordu. Ticari gruplara satılan 1000 metreküp gazın birim fiyatı 18 bin lira bandında seyrederken, yapılan son değerlendirmeler sanayi grubundaki artış ihtimalinin de oldukça zayıfladığını gösteriyor. Böylece son çeyrekte piyasalarda genel bir fiyat durgunluğu hakim olacak.
Tarifelerin Belirlenme Süreci Ve Resmi Prosedürler
Ülke genelinde elektrik fiyatları üçer aylık periyotlarla gözden geçirilirken, doğal gaz kanadındaki rakamlar aylık periyotlar halinde yeniden ele alınıyor. Elektrik fiyatlandırma süreçlerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu yürütürken, doğal gaz tarafındaki satış maliyetlerini Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi belirliyor. Hazırlanan yeni cetveller Resmi Gazete üzerinden duyurulurken, gaz fiyatları ilgili kurumun internet portalında ilan ediliyor.
Yaklaşık 3 yıldır uygulanan sıkı ekonomi politikaları doğrultusunda enerji faturalarındaki değişimler, enflasyon hedefleriyle tam bir uyum içerisinde şekillendiriliyor. Vatandaşın alım gücünü korumayı amaçlayan bu yaklaşım, destek mekanizmalarının hedefe yönelik kullanılması ilkesiyle birleştiriliyor. Yeni kotaya dair kesin tablonun ekim ayı bitmeden netleşmesi ve Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor.




