Van'daki Şifalı Kaynak İlgi Bekliyor: Faruk Suyu İçin Düzenleme Çağrısı
Van'daki Şifalı Kaynak İlgi Bekliyor: Faruk Suyu İçin Düzenleme Çağrısı
İçeriği Görüntüle


Van, Suren Asatrayan için sadece bir konser şehri değil, atalarının izlerini taşıyan, ruhuna dokunan bir yer. Ermenistan’dan Van’a konser için gelen Asatrayan, kendini yabancı hissetmediğini, bu topraklarda atalarının yaşadığını ve kültürle bağ kurduğunu söylüyor. Duduk, onun için halkların ruhu. Van’da çalmak ise geçmişle buluşmak anlamına geliyor.

Geçtiğimiz gün Van’ın Edremit ilçesinde bulunan Tarira Sanat, Kültür ve Gastronomi Merkezi’nde sahne alan Asatrayan, sanatın sadece gösteriş değil, insan ruhuna dokunan bir mesaj olduğunu vurguluyor. Van’da küçük bir kafede, Suren Asatrayan’la bir araya geldik. Van’a gelme amacını, ardından sanatına dair düşüncelerini, deneyimlerini ve müziğe bakışını konuştuk.

Van’a daha önce de geldiniz. Bu şehir sizin için ne ifade ediyor?

Ben Van’a geldiğimde kendimi yabancı hissetmiyorum. Burası atalarımın yaşadığı toprak. Ermeni kilisesi burada duruyor, atalarım burada yaşamış. Bu yüzden buraya geldiğimde içimde çok farklı bir his oluşuyor. Kürtlerle çok ortak yanımız var. Biz kardeşiz. İnsan olarak, sanat olarak bir aradayız. Duduk halkların ruhudur, insanın ağıtıdır. Burada çalmak, geçmişle bağ kurmak demek. Van’da çalarken sadece müzik yapmıyorum; atalarımın kültürüyle, bu toprakların ruhuyla buluşuyorum. Bu topraklarda insanlar müziğe kulak verdikçe, geçmişi ve kültürü hatırlıyor.

Size göre sanat neyi temsil ediyor? Sanatınızı icra ederken ne hissediyorsunuz?

Sanatçılar sahte olmayacak. Gerçek sanatçı emekle, sabırla yetişir. Dudukla insanlara bir mesaj vermek, onları düşündürmek ve duygulandırmak istiyorum. Konserler sadece gürültü değil, insanın ruhuna dokunma aracıdır. Van halkının ilgisi bana bunu hissettiriyor.

Kültürel miras konusunda ne söylemek istersiniz?

Van, sadece bugünü değil, geçmişi de taşır. Ben buraya atalarımın izlerini görmek, o mirasa saygı göstermek için geliyorum. Dudukta din yok, ırk yok, dil yok. Bu enstrüman, bu coğrafyanın ortak kültürüdür. Kürtler de, Türkler de, Ermeniler de sahip çıkmalı. Çünkü bu toprakların geçmişi, hepimizin geçmişi.

Genç müzisyenler için mesajınız nedir?

Bu topraklarda yetişen genç müzisyenlere sabırlı ve çalışkan olmalarını öğütlerim. Sanat sadece çalmak değildir. Kültürü, tarihi ve insanlığı bilmek gerekir. Van gibi şehirlerde sahneye çıkmak, halkla buluşmak, gerçek sanatı paylaşmak çok kıymetli.

Muhabir: YASEMİN DİKİCİ