Van’da tiyatro eğitmeni Erhan Şos ve oyuncu-senarist Necmi Ateş, kendi imkanlarıyla köyde çektiği “Dereye Düşen Gölge” ile hem aşkı hem gelenekleri hem de eğitimin gücünü ekrana taşıdı. Ekip, samimi bir sohbet havasında film süreçlerini ve hayallerini anlattı.
“Senaryoyu iki yılda yazdık, çekimleri iki buçuk ayda tamamladık”
Van’ın Kevenli köyünde, dere kenarındaki kerpiç evlerin ve köy okulunun arasında bir film hayat buldu. Yıllardır sahne sanatlarıyla ilgilenen Erhan Şos, oyuncu-senarist Necmi Ateş tecrübelerini ekibiyle birleştirerek ilk sinema filmini hayata geçirdi. “Senaryoyu yazarken iki yıl uğraştık” diyen Şos “Ben temel çerçeveyi oluşturdum, Necmi de yöresel detayları ve deneyim katkısını verdi. Çekimler yaklaşık iki buçuk ay sürdü. Oyuncuların çoğu ilk kez kamera karşısındaydı ama sürece adapte oldular, harika işler çıkardılar” dedi.

“Filmde aşk, ağalık ve eğitim var”
Film, köy hayatının içinden bir aşk hikâyesi anlatıyor. Bunun yanında, ağalık geleneği ve gençlerin modern düşünceleri arasındaki çatışma da öne çıkıyor. Ayrıca köye gelen bir öğretmenin eğitim yoluyla köyde yaşamı dönüştürme çabaları da hikâyede önemli bir yer tutuyor. Kalender Ağa rolünü Necmi Ateş canlandırıyor. Ateş, çekim yapılırken başta köylüler biraz uzak durduğunu ama süreç ilerledikçe herkesin destek verdiğini söyledi. Hatta bazı sahnelerdeki ‘deli’ karakterler köydeki gerçek kişilerden esinlendiğini belirten Ateş, “Dere kenarında yaşanan düşmeler, çamura saplanmalar unutulmaz komik anılarımız arasında. Filmdeki tüm önemli buluşmalar ve ayrılıkların dere kenarında geçmesi nedeniyle adı da ‘Dereye Düşen Gölge’ oldu” diye konuştu.
“Tamamen kendi imkanlarımızla çektik”
Film tamamen kendi imkanlarıyla çekilmiş. Aile evleri, araçlar ve kişisel bütçeler kullanılmış. Erhan Şos hâlâ filmin masraflarının bir kısmını ödüyor. Oyuncuların çoğu kamera karşısına ilk kez geçti, ancak çekim sürecinde deneyim kazanarak rollerine adapte oldular. Şos, “Bizim amacımız popüler olmak değil. Van adına güzel işler çıkarmak, doğru ve samimi bir şekilde hayatın küçük kesitlerini göstermek” dedi.
“Dereye düşen gölgelerden bir âşık silueti yarattık”
Şoş’un filmdeki gölge metaforunun anlamını anlatırken, “Dereyi çok gördüğümüz için, dereye düşen gölgelerden bir âşık silueti yarattık. Gölge, güneşin açısıyla oyuncuların üzerinde beliriyor. Sonlarda, özellikle trajik sahnelerde gölgeler uzuyor, canlı gibi görünüyor. Karakterlerin yaşadığı mekanlar, yaşayan bir ölü havası taşıyor. Gölge bazen bizden daha ihtişamlı görünüyor” şeklinde konuştu.

“Doğuda ölüm ve taziye değil, gerçek hayatın kesitlerini göstermek istiyoruz”
Yeni projeler için, destek sağlayacak kurum ya da sponsor bulmaları halinde Van adına çok daha büyük işler yapabileceklerini söyleyen Şos ve Ateş, şu ifadelere yer verdi: “Bizim amacımız dramatize etmek değil, doğru çekimler ve samimi röportajlarla hayatın küçük kesitlerini göstermek. Bugün Rize’de bile yolu olmayan, ışığı gitmeyen köyler var. Coğrafya kader midir? Evet ama biz doğrularını ve yanlışlarını göstermek istiyoruz. Bazı yerlerin DNA’ları vardır, biz o değerlere saygı duyarak sanat yapmak taraftarıyız”
“Çekim sürecinde zorluklar oldu ama vazgeçmedik”
Şos, çekimlerde yaşadıkları zorlukları anlatarak, “Otogarda en basit ihtiyaçlarımız için bile zorlandık. Bir çantayı 5 dakika kullanıp geri vermek istedik, ters tepki gördük. Tanınmış bir film olsaydık herkes yardım ederdi ama popüler olmamanın getirdiği stres vardı. Buna rağmen Van’ın birçok yerini kullandık; otogarından köylerine kadar… Zorluk yaşadık ama devam edeceğiz” diye konuştu.
Ateş ise , “Bir dahaki projede daha planlı olacağız. Ceket gerekiyorsa 3–4 tane, ayakkabı gerekiyorsa yanımızda olacak. Toplumun önyargıları zamanla kırılacak. İnsanlar yaptığımız işe değer verdikçe bize farklı yaklaşacak. Bu da bizi motive edecek” dedi.
Filmin YouTube sayfası “Ateş Yapım” olarak açılmış. Kamera arkaları ve fragmanlar şimdiden izlenmeye başlanmış. Şos, “Fragmana gelen tepkiler bizi motive etti. İnsanlar ‘Bu kadar imkanla bunu yaptıysa, daha iyi imkanla neler yapar?’ diyecek” şeklinde konuştu.
“Ekibimiz başrol oyuncusundan köyde ineğini otlatan amcaya kadar inanılmaz performans gösterdi”
Köy halkının da filme çok destek verdiğini anlatan Ateş, “Yönetmenimiz Habip İnan elini taşın altına koydu. Başrol oyuncusundan köyde ineğini otlatan amcaya kadar herkes inanılmaz performans gösterdi. Hatta köydeki adam hepimizden daha iyi oynadı desem abartmış olmam” dedi ve ekledi: “Bazı sahneleri defalarca çektik. Ama bazı sahneleri de doğal şekilde yakaladık. Köyün delisi Yunus’un diğer deli arkadaşını yadırgamaması bizim için başarıydı. Sahnelere ironik bir tat kattı”

“Daha düzenli projeler yapacağız, köy halkı yanımızda”
Gelecek planlarına ilişkin konuşan ekip, “Daha düzenli projeler yapmak istiyoruz. Kısıtlı imkanlarla çalışıyoruz; köy halkı yardımcı oluyor, evlerini açıyor, yemeklerini paylaşıyor. Oyuncuları taşımak, araçları kullanmak ve tüm çekim sürecini yönetmek büyük sorumluluk. Yukarılarda çocukların ve ailelerinin güvenini almak zordu ama deneyim kazandık” ifadelerini kullandı.
İzleyicilerine de çağrıda bulunan ekip, “Film çıktıktan sonra izleyiciler yaptığımız işi görecek. Başarılı veya başarısız olmak bizi korkutmuyor; üretmeye devam ederek kendimizi tazeliyoruz. Köyümüze ve yanımızda olan seyirci kitlemize teşekkür ediyoruz. Destekleriyle işin devamlılığı için söz veriyoruz. Elimizden geldiğince daha güzel şeyler yapmaya çalışacağız. Bizi izlemeye devam edin” sözlerini kullandı.
-
Yönetmen: Habip İnan
-
Görüntü Yönetmeni: Yunus Keve
-
Senarist & Oyuncular: Erhan Şos – Necmi Ateş
-
Prodüksiyon: Yunus Video





