Sayyiğit, "Neredeyse her ay bir batı kentinden Van'a, bir Vanlı işçinin cenazesi geliyor. Van, genç bir kent olmasına rağmen iş olanakları bitirilmiş, istihdam olanakları ortadan kaldırılmış durumda. Doğdukları kentte geçimini sağlayamayan gençler, mecburiyetten batı kentlerine zor koşullarda çalışmak üzere gidiyorlar" dedi.

DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında, Van'ın kronikleşen sorunlarını gündeme taşıdı. Sayyiğit, iş cinayetlerinde hayatını kaybeden Vanlı işçiler, sağlık sistemindeki eksiklikler ve otogar ihtiyacı hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

İş Cinayetleri ve Vanlı İşçilerin Gurbet Çilesi

Sayyiğit, siyasi iktidarın emeğe ve emekçiye yönelik yaklaşımını eleştirerek, "Emekçiler, güvencesiz ve güvenliksiz koşullarda çalışmaya devam ediyor bu ülkede. İktidar, icraatlarıyla patronların yanında saf tutarken grev engellemeleri ve sendikasızlaştırma çabaları da eksik olmuyor" dedi.

İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi'nin (İSİG) verilerine dikkat çeken Sayyiğit, "Nisan ayında iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçi sayısı en az 189. Yine 2026 yılının ilk dört ayında 622 emekçi iş cinayetlerinde yaşamdan koparılmış durumda" ifadelerini kullandı.

Sayyiğit, iş cinayetlerinin politik boyutuna da vurgu yaparak, "Bölgeler arası eşitsizlik, Kürt coğrafyasının geri bıraktırılması; iş cinayetlerinin aynı zamanda politik olduğunu da somut bir şekilde ortaya koyuyor. Eğer Google'da bir arama yaparsanız karşınıza şöyle içerikler çıkacaktır: 'Antalya'da çalıştığı inşaattan düşerek hayatını kaybeden Vanlı işçi', 'Muğla'da çalıştığı inşaatta hayatını kaybeden Vanlı işçi'. Neredeyse her ay bir batı kentinden Van'a, bir Vanlı işçinin cenazesi geliyor" dedi.

Van'ın genç bir kent olmasına rağmen iş olanaklarının bitirildiğini belirten Sayyiğit, "Doğdukları kentte geçimini sağlayamayan gençler, mecburiyetten batı kentlerine zor koşullarda çalışmak üzere gidiyorlar. Eğer Van; ekonomik olarak çökertilmeseydi, sosyo-ekonomik verilerde son sıralara geriletilmeseydi insanlar ailesini, sevdiklerini bırakıp tehlikeli işlerde çalışmak için gurbete gitmezlerdi" diye konuştu.

Vanlı Eşini Öldüren Zanlı’dan Kan Donduran İtiraf!
Vanlı Eşini Öldüren Zanlı’dan Kan Donduran İtiraf!
İçeriği Görüntüle

Sayyiğit, Kürt gençlerinin gittikleri yerlerde sadece iş cinayetlerine maruz kalmadığını, geçmişte çokça örneği görüldüğü gibi ırkçılığa da maruz kalabildiğini söyledi.

Van'a Yönelik Ekonomik Ambargo Kalkmalı

Sayyiğit, siyasi iktidarın ekonomik yatırımları bir bölgeye sıkıştırıp diğer kentleri zayıflatma politikasını eleştirerek, "Eğer ekonomik büyüme olacaksa, üretim yapılacaksa bunun ülkenin her tarafına yatay dağılması gerekiyor. Van; tarım ve hayvancılığın merkezi, kültür, inanç ve doğa turizmi potansiyeli yüksek bir kent, sınır kenti oluşuyla bir ticaret kavşağı özelliği taşıyor ama milli gelirden aldığı gelirde son sıralarda, ticaret verileri küçük illerin dahi gerisinde, işsizlik vahim bir seviyede" dedi.

"Van'a yönelik ekonomik ambargo en kısa süre içinde kalkmalı. Çünkü insanlarımızın artık iş cinayetlerinde öğütülmesine tahammülümüz yok" ifadelerini kullandı.

Van'da Sağlık Sistemi Çöküşte

Sayyiğit, bölgeler arasındaki eşitsizliğin sadece ekonomik alanda değil, sağlıkta da çok ciddi boyutlarda yaşandığını belirtti. "Bayram vesilesiyle Van'da gerçekleştirdiğimiz hastane ziyaretinde de bunu yerinde gördük, yerinde inceledik. Çünkü hasta yakınları ve yurttaşlar, sağlık hizmetlerindeki yetersizlikleri aktararak çözüm bekliyorlar" dedi.

Van'ın toplam nüfusunun 1 milyondan fazla olduğunu, Bitlis, Hakkari, Muş ve Ağrı gibi çevre illerden de yurttaşların hastalarını Van'a getirdiğini belirten Sayyiğit, "Hal böyle olunca hasta sayısı da artıyor. Buna rağmen Van'ın iki uzak ucunca hizmet veren iki hastane söz konusu. Sağlık personeli, uzman hekim sayısı yetersiz kalıyor; polikliniklerde randevu almak güçleşiyor, acil servislerde hasta yükü altından kalkılamayacak düzeyde yükseliyor" diye konuştu.

Sağlık Verileri: Van 70. Sırada

Sayyiğit, Van'ın sosyo-ekonomik gelişim endeksinde 74. sırada, sağlıkta ise 70. sırada olduğunu ifade etti. "Kamuoyuna da yansıdığı üzere 10 bin kişiye düşen hekim sayısı 18 civarında. Aile hekimi başına düşen nüfusun 2 bin 668 olduğu belirtilirken 10 bin kişiye düşen yoğun bakım yatak kapasitesi ise 5,80 düzeyinde" dedi.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Van Şubesi'nin raporuna da atıfta bulunan Sayyiğit, raporda personel eksikliği ve aşırı iş yükü, liyakatsiz atamalar ve mobbing, yeni doğan yoğun bakım kapasitesindeki riskler, fiziki altyapı yetersizlikleri, ilçe sağlık hizmetlerinde erişim güçlüğü gibi birçok sorunun sıralandığını aktardı.

SES Raporundan Çarpıcı Tespitler

Sayyiğit, SES'in raporunda yer alan bazı tespitleri şöyle sıraladı:

"Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Çocuk nörolojisi, gastroenteroloji, kardiyoloji gibi alanlarda yeterli hekim bulunmaması halkın sağlık hizmetine erişimini güçleştiriyor. Cihaz kapasitesi yetersiz, hem acil hem de poliklinik hastaları tek röntgen cihazı üzerinden hizmet alıyor."

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesi'nde ise yeni doğan yoğun bakım hastalarının dış merkezlere sevkinin engellenmesinin yatak doluluk oranlarını artırdığını, yer bulunamaması nedeniyle hastaların uzun süre beklemek zorunda kaldığını belirten Sayyiğit, "400 yataklı olması öngörülen hastanenin kapasitesinin 670 yatağa çıkarılmasının fiziki şartları kötüleştirdiği ve hasta odalarında klima olmamasının hastaları olumsuz etkilediği ifade edilmektedir" dedi.

Sağlık Emekçilerinin Talepleri

Sayyiğit, Dursun Odabaş Tıp Merkezi çalışanlarının geçen hafta çalışma koşulları ve özlük hakları için bir eylem yaptığını hatırlatarak, "Sağlık emekçilerinin talepleri duyulmalı, onlara verilen sözler en kısa içerisinde tutulmalıdır" dedi.

Sağlık emekçilerinin tespitleri ışığında acil olarak atılması gereken adımları sıralayan Sayyiğit, "Bir an önce sağlık personeli açığı kapatılmalı ve yoğun bakım, acil, diyaliz bölümlerine ilişkin ihtiyaçlar giderilmeli. Hastanelerin fiziki koşulları düzeltilmeli, teknik ekipman eksikleri bir an önce giderilmeli. Sağlık emekçilerine yönelik baskı ve mobbinge göz yumulmamalı, sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalıdır" ifadelerini kullandı.

Sayyiğit, Van gibi ekseriyeti Kürt olan bir kentte anadilinde, Kürtçe sağlık hizmeti verilmesi gerektiğini de vurgulayarak, İpekyolu, Tuşba ve Edremit ilçelerinde ikinci basamak hizmeti verecek devlet hastanelerinin yapılmasının elzem olduğunu söyledi.

Van'a Yakışır Bir Otogar Yapılmalı

Sayyiğit, Van'ın otogar ve stadyum ihtiyacına da dikkat çekerek, "Van'ımızın bir otogar ihtiyacı var, Van'ımızın bir stadyum ihtiyacı var. Biz bunu her defasında ifade ediyoruz. Her defasında yol ve yatırım yapmakla övünen iktidara buradan Van için tekrar seslenmek istiyoruz. Van, kendisine yakışır bir otogar talep ediyor" dedi.

Seçim bölgesi Van'da kronik sorunların başında ulaşım ve erişim sorununun geldiğini belirten Sayyiğit, "Çevre yolu ve iller arası yol ihtiyacı devam ederken hava ve kara ulaşımına erişimde de ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Siyasi iktidar, otoban ve hızlı trenlerden bahsediyor; ama Van'a yönelik adı konulmamış bir ambargo söz konusu" diye konuştu.

Uçak Biletleri ve Havayolu Ulaşımı

Sayyiğit, Van'ın doğu ucunda bulunan uzak bir kent olduğunu, coğrafyası ve ikliminin de zorlu olduğunu belirterek, "Bu sebeple havayolu ulaşımı hayati önemde; fakat uçak sefer sayıları yetersiz, bilet fiyatları taban fiyatın çok üstünde. Van, milli gelirden aldığı payda alt sıralarda, ama bir uçak biletine ödediği para konusunda zirvelerde yer alıyor" ifadelerini kullandı.

Otogarın Durumu İçler Acısı

Sayyiğit, Van'da karayolu ulaşımında da sorunların ciddi boyutta olduğunu belirterek, "Van'da bulunan otogar, bir ilçe otogarı düzeyinde. 2011 yılındaki depremlerde Şehir Stadyumu gibi Şehirlerarası Otobüs Terminali de ağır bir hasar görmüştü. Depremin akabinde yıkılarak yeniden yapılması gerektiği vurgulansa da bugüne kadar hiçbir adım atılmış değil" dedi.

Vanlı yurttaşın en temel taleplerinden birinin otogar olduğunu söyleyen Sayyiğit, "Çeşitli dönemlerde yapılan bakım ve onarımla kalıcı bir çözüm üretmek mümkün değil. Otogarın peron kapasitesi, firma sayısı barındırma, otobüs ve ilçe minibüsleri ile yolcu yoğunluğu düşünüldüğünde Van'a yakışır büyük bir otogarın en kısa süre içerisinde yapılması gerekmektedir" diye konuştu.

Sayyiğit, konuşmasının sonunda, "Bizler bu kürsüden Van'ın iradesi olarak bu sorunları ifade etmeye, AKP Hükümetinin eksiklerini her yerde gündem yapmaya devam edeceğiz" dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ