DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmayı, barış sürecini ve Ortadoğu’daki çatışmaları gündeme taşıdı. Rojin Kabaiş’in bedeninde iki ayrı erkeğe ait DNA profili tespit edildiğini hatırlatan Hatimoğulları, bu profillerin kimlere ait olduğunun hâlâ belirlenmediğini söyledi.
“Rojin Kabaiş Dosyası Aydınlatılmalı”
Rojin Kabaiş’in bedeninin Van Gölü kıyısında bulunduğu 15 Ekim tarihini hatırlatan Hatimoğulları, olayın üzerinden iki yıl geçtiğini belirterek soruşturmanın sonuçlandırılmasını istedi.
Hatimoğulları, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bakın bedeninde 2 ayrı erkeğe ait DNA profili tespiti yapıldı. Bunlar kimlere ait? Hâlâ belirlenmedi. Telefonu binlerce kilometre dolaştı. Yapılan konuşmalar ve mesajlar çözümlensin diye. Ve Rojin’in ailesi, kadın hareketi durmaksızın bunun mücadelesini veriyor.”
Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku dosyalarına da değinen Hatimoğulları, şüpheli ölümlerin aydınlatılması gerektiğini vurguladı.
“Biz kadınlar bu dosyaların hiçbirinin kapanmasına asla izin vermeyeceğiz ve hakikatin peşinde olmaya devam edeceğiz” diyen Hatimoğulları, kadınların nafaka hakkı ve Medeni Kanun’da yer alan kazanımlarına yönelik tartışmalara da tepki gösterdi.
“Türkiye Bölgeye Asker Değil, Diplomasi Taşımalı”
Hatimoğulları, konuşmasında Yemen ve Suudi Arabistan arasındaki saldırılara da değinerek sivillerin hedef alınmasını eleştirdi. Türkiye’nin bölgedeki çatışmalara asker gönderme tartışmaları yerine diplomasi ve müzakere yoluyla çözüm araması gerektiğini savundu.
Hatimoğulları, karşılıklı saldırılarda sivillerin yaşamını yitirdiğini ve yaralandığını belirterek Yemen ve Suudi Arabistan halklarına başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerini iletti.
Türkiye’nin tarafları müzakere masasına oturtmak için çaba göstermesi gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, uluslararası topluma da çatışmaların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
Barış Süreci İçin “Çerçeve Yasa” Vurgusu
Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de değinen Hatimoğulları, çerçeve yasanın ne zaman uygulanacağı ve sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda toplumun yanıt beklediğini söyledi.
Hatimoğulları, hareket yönetiminin 8 Ekim’de Türkiye içindeki ve sınıra yakın bölgelerde çekilmeye ilişkin yaptığı açıklamayı “tarihi bir adım” olarak nitelendirdi.
Barışın tarafların sorumluluklarını karşılıklı yerine getirmesiyle mümkün olacağını belirten Hatimoğulları, sürecin ilerlemesi için somut adımlar atılması gerektiğini dile getirdi.



