MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gündemdeki gelişmelere ilişkin “Türkiye’nin Yakın Tarihimizde Yaşadığı Badireler ile Fon Soruşturması ve Belediyelerdeki Yolsuzluklar” başlıklı yazılı bir açıklama yaptı.
Bahçeli, Türkiye’nin bir yandan küresel rekabette yer almaya çalışırken diğer yandan yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir süreçten geçtiğini belirtti. Fon soruşturması kapsamında yaşanan gelişmelere de değinen Bahçeli, soruşturmanın dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlal ederek piyasayı manipüle ettiği yönünde olduğunu ifade etti.
“Mağduriyetlerin giderilmesi için yol haritası belirlendi”
Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesinde Bahçeli, devlet kurumları ve yetkili kişilerin açıklamalarından sürece müdahale edildiğinin anlaşıldığını belirterek, suç işleyenlerin tespit edilmesi ve mağdur olanların mağduriyetlerinin giderilmesi için yol haritasının belirlendiğini ve uygulanmaya başlandığını söyledi.
Bahçeli, finansal sistemin güven üzerine kurulu olduğuna dikkat çekerek, vatandaşların özellikle yüksek enflasyon döneminde tasarruflarının satın alma gücünü korumak amacıyla çeşitli yatırım araçlarına yöneldiğini kaydetti.
Finansal piyasalarda yaşanabilecek manipülasyonların yalnızca yatırımcıların uğradığı maddi kayıplarla sınırlı kalmayacağını belirten Bahçeli, güven kaybının piyasaların tamamını, ilgili kurumları ve ekonomiyi etkileyebileceğini ifade etti.
Bahçeli, fonların idaresi sırasında bilgi sızdırılması, piyasa bozucu işlemler, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi hukuka aykırı işlemlerin bulunup bulunmadığının önem taşıdığını belirtti.
“Denetimdeki eksiklik ve aksaklıklar meselenin temelinde”
Türkiye’de yaşanan sorunların kurallardan ziyade uygulamadan kaynaklandığının anlaşıldığını savunan Bahçeli, gözetim ve denetimdeki eksiklik, aksaklık ve yetersizliklerin meselenin temelinde yer aldığını ifade etti.
Yatırımcıların güven duyacağı bir finansal sistemin kurulması gerektiğini belirten Bahçeli, bu sistemin sürdürülebilir olması için hukuki, idari ve yapısal tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi.
Belediyelerdeki yolsuzluk tartışmalarına da değinen Bahçeli, kamuoyuna yansıyan itirafların belediyelerde “isteme ve çökme yoluyla, cebren açık bir yolsuzluk ve rüşvet çarkı” bulunduğunu gösterdiğini ileri sürdü.
Fon piyasasındaki olayların ise manipülasyon iddiaları saklı olmak üzere isteğe bağlı bir tasarruf niteliğinde olduğunu belirten Bahçeli, iki konunun birbirine karşı kullanılmaması gerektiğini ifade etti.
“Belediyelerinizde yapılan hukuksuzlukların üstünü örtmeye çalışmayın”
Bahçeli, açıklamasında bazı siyasilere yönelik de değerlendirmelerde bulunarak, belediyelerde yaşanan hukuksuzlukların farklı tartışmalar üzerinden örtülmeye çalışılmaması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin Cumhur İttifakı birlikteliğinde sorunların üstesinden gelebilecek durumda olduğunu ifade eden Bahçeli, siyasi partilerin önemli meselelere ülkenin zarar görebileceği bir anlayışla yaklaşmaması gerektiğini belirtti.
Her siyasi partinin “Türkiye partisi” olması gerektiğini söyleyen Bahçeli, yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmelerin toplumsal güven erozyonuna yol açmaması gerektiğini kaydetti.
“Bunlar bir arınma fırsatı olarak değerlendirilmeli”
Yaşanan gelişmelerin bir arınma ve altında yatan nedenleri ele alma fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, yapısal sorunların bütüncül biçimde incelenmesi ve kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini ifade etti.
Adaleti, temel hak ve özgürlüklerin güvencesi ve devletin temeli olarak gördüklerini belirten Bahçeli, tarafsız ve bağımsız yargı ilkesinin etkin biçimde uygulanacağı bir hukuk sistemi ile güçlü kurumsal kapasitenin oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
“Yolsuzluğa, rüşvete, kayırmacılığa meydan verilmemeli”
Devlet idaresini milletin emaneti olarak gördüklerini belirten Bahçeli, yolsuzluk, rüşvet, yağmacılık ve kayırmacılığa izin verilmemesi gerektiğini söyledi.
Bu tür suçları işleyenlerin hukuk kuralları çerçevesinde cezalandırılması gerektiğini belirten Bahçeli, devlet malının milletin emeği ve alın terinin bir sonucu olduğunu ifade etti.
Bahçeli, açıklamasının sonunda yaşanan sorunların belirli bir değer, inanç, fikir veya zümreye bağlanmasının doğru teşhis yapılmasını güçleştirebileceğini belirterek, sorunların nedenlerinin bütün yönleriyle ele alınması gerektiğini vurguladı.





