Strazburg'da basın mensuplarıyla bir araya gelen Amor, Türkiye'nin AB üyelik sürecinin yalnızca stratejik ortaklıklar veya güvenlik politikaları üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirtti. Amor, üyelik sürecinde demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel hakların belirleyici olmaya devam ettiğini ifade etti.
Son yıllarda hazırlanan raporlarda benzer sorunların tekrarlandığını söyleyen Amor, özellikle demokratik standartlar ve yargı bağımsızlığı konularının Avrupa kurumlarının gündeminde yer almaya devam ettiğini kaydetti.
İmamoğlu ve Demirtaş Mesajı
Türkiye'deki siyasi gelişmelerin Avrupa Birliği tarafından yakından izlendiğini belirten Amor, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın isimlerine de değindi.
AB üyelik sürecinin yeniden canlandırılmasına yönelik çağrılar aldıklarını söyleyen Amor, mevcut şartlarda bu sürecin ilerlemesinin demokratik reformlara bağlı olduğunu savundu.
"Üyelik ile Ortaklık Aynı Şey Değil"
Türkiye'nin savunma sanayii, bölgesel güvenlik ve dış politikadaki rolünün önemine dikkat çeken Amor, buna rağmen AB üyeliğinin farklı kriterlerle değerlendirildiğini ifade etti.
Amor, Avrupa Birliği ile kurulacak ilişkilerde ekonomik ve stratejik ortaklıkların önemli olduğunu ancak üyelik sürecinin demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde ele alındığını dile getirdi.
Türkiye-AB İlişkilerinde Yeni Tartışma
Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen son Türkiye raporu, taraflar arasındaki ilişkilerin geleceğine yönelik yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Raporda yer alan değerlendirmelerin önümüzdeki dönemde hem Ankara'da hem de Avrupa başkentlerinde siyasi gündemin önemli başlıklarından biri olması bekleniyor.




