TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, Ankara’da Tam Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen “Toplumsal Barış ve Siyaset İlişkisi” konferansında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında 15 Temmuz sonrası süreç, KHK’lıların durumu ve Abdullah Öcalan’a ilişkin “umut hakkı” tartışmalarına değinen Arınç’ın açıklamaları dikkat çekti.
KHK’lılarla ilgili değerlendirme
Konuşmasında Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilen kişilere de değinen Arınç, 15 Temmuz sonrasında çok sayıda kişinin mağdur edildiğini savundu.
“3 milyon kişi bir terör örgütü üyesi sayılabilir mi?” diyen Arınç, bazı kişilerin çocuklarını belirli okullara göndermeleri, bankalara para yatırmaları ya da bazı yayınları okumalarının daha sonra suçlama konusu haline getirildiğini söyledi.
Arınç, geçmişte yasal olan bazı durumların sonradan suç unsuru gibi değerlendirilmesini eleştirerek, toplumun en büyük ihtiyaçlarından birinin adalet olduğunu ifade etti.
“İadeiitibar talepleri var”
KHK’lıların “iadeiitibar” talebinde bulunduğunu belirten Arınç, bu konuda çözüm üretilmesi gerektiğini söyledi. Toplumsal barış vurgusu yapan Arınç, sürecin sonuçlanmasını istediğini ifade etti.
“Bu sürecin karşısında değilim”
Abdullah Öcalan’a ilişkin tartışmalar hakkında da konuşan Arınç, “Apo’nun statüsünü ne koyarsan koy. O sürecin karşısında değilim ben, yanındayım. Bu sürecin neticeye ulaşmasını istiyorum” dedi.
“Verin umut hakkını”
Arınç, konuşmasının devamında “genel af” tartışmalarına da değinerek şu ifadeleri kullandı:
“Genel af dediğim zaman bana karşıdan hücuma geçenler bir çözüm getirsinler. Yani 25 yıldır orada ben umut hakkının yanındayım. Verin umut hakkını.”





