Ağrı Devlet Hastanesi’nde görev yapan Op. Dr. Emrullah Akyüz’ün, kentin sağlık sistemindeki aksaklıklara ve hastalara yönelik sergilenen yaklaşımlara dair yaptığı "ifşa" niteliğindeki açıklamalar, bürokratik bir engelle karşılaştı. Hastanede tanıklık ettiği ihmalleri ve hekimlik etiğine aykırı bulduğu davranışları kamuoyuyla paylaşan Akyüz, dijital medya hesabından yaptığı son açıklamada, hakkında başlatılan idari soruşturma kapsamında görevinden uzaklaştırıldığını duyurdu.
"Diyadin’den Gelen Köylü Tedavi İçin Yalvarıyor"
Doktor Emrullah Akyüz’ün görevden uzaklaştırılmasına yol açan süreç, 12 Mart tarihinde paylaştığı çarpıcı video ile başladı. Videoda, sağlık hizmetine erişimde ciddi bir ayrımcılık yapıldığını iddia eden Akyüz, şu ifadeleri kullanmıştı:
"Bir halkı aleni bir şekilde küçük gören bir zihniyeti kesinlikle kabul etmiyorum. Diyadin’in köyünden çıkıp binbir zahmetle Ağrı merkezine gelen insanlarımız var. Adam tedavi olabilmek için resmen yalvarıyor ama hastaya bakmıyorlar, geri çeviriyorlar. Ağrı halkı kimsesiz değildir. Bu halk yalnız değildir."
Sosyal Medyada Büyük Destek, İdarede Soruşturma
Akyüz’ün bu çıkışı kısa sürede sosyal medyada binlerce etkileşim alırken, Ağrı halkı ve çeşitli sivil toplum kuruluşları doktora destek mesajları yağdırdı. Ancak hastane yönetimi ve İl Sağlık Müdürlüğü, yapılan paylaşımların "kurum itibarını zedelediği" ve "usulsüz paylaşım" olduğu gerekçesiyle düğmeye bastı. Başlatılan idari soruşturma neticesinde, soruşturmanın selameti açısından Akyüz’ün görevine son verilmemekle birlikte, geçici olarak görevden uzaklaştırılmasına karar verildi.
Sağlıkta "Sınıfsal ve Bölgesel" Ayrımcılık Tartışması
Olay, bölgedeki sağlık hizmetlerinin kalitesini ve personel tutumlarını yeniden tartışmaya açtı. Dr. Akyüz’ün iddiaları, özellikle kırsal kesimden gelen ve imkanları kısıtlı olan vatandaşların hastanelerde "ikinci sınıf vatandaş" muamelesi gördüğüne dair yerel şikayetlerle örtüşüyor. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve yerel sağlık sendikalarının konuya ilişkin bir rapor hazırlaması beklenirken, aktivistler bir doktorun halkın haklarını savunduğu için cezalandırılmasının "susturma politikası" olduğunu savunuyor.





