AK Parti Van İl Başkanı Abdulahat Arvas, mevcut anayasanın darbe ürünü olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin artık sivil, demokratik ve özgürlükçü bir anayasaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Arvas, yazılı açıklamasında 1982 Anayasası’nın askeri vesayet döneminin izlerini taşıdığını ve günümüz Türkiye’sinin toplumsal ve siyasal ihtiyaçlarına cevap veremediğini ifade etti.
“Askeri Vesayetin Gölgesinden Kurtulmalıyız”
Açıklamasında, Türkiye’deki anayasal istikrarsızlığın temel sebebinin sivil bir anayasanın yapılamamış olması olduğunu belirten Arvas, 1961 ve 1982 anayasalarının askeri darbelerin ardından, halkın katılımı olmadan hazırlandığını hatırlattı. “Bu anayasalar demokratik müzakere süreçlerinden yoksundur ve halk iradesini tam anlamıyla yansıtmaz,” dedi.
“Değişiklikler Tutarlılığı Bozdu”
1982 Anayasası’nın bugüne kadar 19 kez değiştirildiğini, toplam 96 maddenin etkilendiğini belirten Arvas, bu değişikliklerin anayasanın iç tutarlılığını bozduğunu, kavramsal bütünlüğü zedelediğini ve kurumsal yapıyı olumsuz etkilediğini vurguladı.
“2010 ve 2017 Değişiklikleri Önemliydi Ama Yetmez”
AK Parti iktidarının 2010 ve 2017’de gerçekleştirdiği anayasa değişikliklerinin önemli kazanımlar sağladığını belirten Arvas, buna rağmen tam anlamıyla özgürlükçü bir anayasa ihtiyacının devam ettiğini dile getirdi. “Bugün artık Türkiye’nin vesayetlerden arınmış, uzlaşmacı ve toplumu kapsayan bir anayasaya ihtiyacı elzemdir. Bu artık bir tercih değil, milletimiz için bir zorunluluktur,” dedi.
“Türkiye Yüzyılı’na Yakışan Anayasa”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda net ve kararlı bir duruş sergilediğini ifade eden Arvas, yeni anayasanın Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır şekilde hazırlanacağını söyledi. “Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle, temel hak ve özgürlükleri esas alan, birlikte yaşama kültürünü geliştiren bir anayasa ortaya konacaktır,” dedi.
“Meclis Temsil Gücüne ve Tecrübeye Sahip”
Arvas son olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin böyle bir anayasa yapma konusunda hem gerekli temsil gücüne hem de anayasal deneyime sahip olduğunu belirtti. Yeni anayasanın “biz” duygusunu pekiştiren, toplumsal mutabakatı esas alan bir metin olacağına inandığını sözlerine ekledi.




