657 Sayılı Kanun'a tabi memurlar ve aralarındaki bir kaç fark

SORU: İŞÇİ ATAMALARI İLE MEMUR ATAMALARI FARKLI MIDIR?

CEVAP: İşçilerin kamu kurum ve kuruluşlarına atanmaları İş-Kur üzerinden KPSS veya kura yöntemiyle yapılmaktadır. Son yapılan mevzuat değişikliği ile KPSS yerine kura yöntemi daha yaygın hale getirildi. Memur atamaları ise KPSS sonuçlarına göre ÖSYM tarafından merkezi yerleştirme yöntemiyle yapılmaktadır. Doktor ve eczacılar için de kura ile atama yapılmaktadır. Memurlar için genel olarak merkezi yerleştirme sonrasında ayrıca sözlü sınav yapılmazken (son zamanlarda sözlü sınav yapılan kurum sayısı artmaktadır) işçiler için İşkur tarafından her bir kadro için gönderilen dört kat aday arasından sözlü sınav yapılabilmektedir. Yine eski hükümlüler kamuda işçi olabilirken memur olarak atanamazlar.

SORU: MEMURLARA SİYASET YASAĞI VARKEN İŞÇİLERE YOKMUDUR?

CEVAP: Memurlar açısından siyaset yasağına aykırı hareket memuriyetten çıkarma cezasını gerektirirken işçilere siyaset serbesttir. Kamu işçileri partilere üye olabilmekte, hatta birçok kamu işçisi seçimlere katılarak belediye meclis üyeliği dahi yapabilmektedir.

SORU: ÖLÜM YARDIMINDA MEMURLAR DAHA AVANTAJLI MIDIR?

CEVAP: 657 sayılı Kanunun ölüm yardımı ödeneğini düzenleyen 208'inci maddesine gereğince ölen devlet memuru için 9500 * 0,235445 = 2.236,72 * 2 = 4.473TL tutarında ölüm yardımı ödenecektir. Ayrıca, 5510 sayılı Kanun'un 37'nci maddesi gereğince gerekli şartlar yerine getirilmişse yukarıda belirtilen 4.473 TL'nin yanında ayrıca SGK tarafından 2022 yılı için belirlenen 1.250 TL tutarındaki cenaze ödeneği de verilecektir. Sigortalının ölmesi halinde yapılacak ölüm yardımı ile ilgili olarak, 5510 sayılı Kanunun evlenme ve cenaze ödeneği başlıklı 37'nci maddesinde detaylı düzenlemelere yer verilmiştir. 5434 sayılı Kanun kapsamında olan emekliler için ödenecek ölüm yardımı tutarı ise 5434 sayılı Kanunun ek 4'üncü maddesi gereğince emeklinin bir aylık tutarı kadardır.

SORU: GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEĞİ KARŞISINDAKİ DURUM AYNIMIDIR?

CEVAP: İşçiler iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigorta kollarından istirahatli bulunduğu günler için (üçüncü gününden başlamak üzere her gün için Yatarak tedavilerde günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde ise günlük kazancın üçte ikisidir) SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği alırlar. Kamu işçileri ücretlerini tam alırken ve geçici iş göremezlik ödeneğini kurumlarına iade ederken özel sektör işçileri için böyle bir durum söz konusu değildir. Memurlar için geçici iş göremezlik ödeneği söz konusu değildir. Memurların bazı hastalıklar dışında bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan sürelere isabet eden zam ve tazminatlar % 25 eksik ödenmektedir.

SORU: YEMEK, YOL ÜCRETİ VB. HAKLAR AÇISINDAN ÖNEMLİ FARKLAR VAR MIDIR?

CEVAP: İşçiler toplu sözleşmeyle ücretsiz yemek yiyebilirlerken memurlar, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4'üncü maddesine dayanılarak hazırlanan tebliğlere göre belirlenen ücrete göre öğle yemeklerini yiyebilmektedirler. Yine memurlar, iş yerlerine giderken yol ücreti alamazken işçilere günlük iki veya dört otobüs biletine tekabül eden ücret ödenebilmektedir.

SORU: İŞ GÜVENCELERİ AÇISINDAN ÖNEMLİ FARKLAR NELERDİR?

CEVAP: İşçiler 4857 sayılı İş Kanunu'na, memurlar ise 657 sayılı Kanun'a tabi olarak istihdam edilmektedir. Güvence olarak memurların sahip olduğu iş güvencesi ile işçilerin sahip olduğu iş güvencesi kıyaslanamayacak kadar memur lehinedir. İş akdi feshedilen bir işçi işe iade davasını kazansa dahi mahkemece belirlenen tazminatları ödenmek kaydıyla göreve başlatılmayabilir ya da başka bir göreve başlatılabilir. Bu açıdan memurların sahip olduğu güvence oldukça fazla olup, memurların Yüksek Disiplin Kurulu Kararı olmadan memuriyeti sona erdirilemez. Yüksek Disiplin Kurulu Kararı ile görevi sona erdirilenlerden idari yargıda davayı kazananların göreve başlatılmaması gibi bir durum ise söz konusu değildir.

SORU: İZNE ÇIKAN İŞÇİYE AVANS ÖDEMESİ ZORUNLU MEMUR İÇİN BÖYLE BİR HAKKI YOKMUDUR?

CEVAP: Yıllık izne ayrılan işçilere izin dönemine ilişkin ücreti avans olarak ödenmek zorundadır. Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği'ne göre; işveren veya işveren vekili, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye izin dönemine ilişkin ücreti ile ödenmesi bu döneme rastlayan diğer ücret ve ücret niteliğindeki haklarını izne başlamadan önce peşin olarak vermek veya avans olarak ödemek zorundadır. Memurlar açısından böyle bir durum söz konusu değildir.

SORU: İŞÇİ VE MEMURLARIN FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETLERİ ARASINDA FARK NEDİR?

CEVAP: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41, 42, 43 ve 44'üncü maddesinde işçilere yapılacak fazla çalışma ücretinin ve şartlarının detaylarına yer verilmiştir. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenmekte ve yıllık fazla çalışmanın süresi 270 saatten fazla olmamaktadır. Ayrıca, toplu sözleşmeyle yüzde elli rakamı daha da arttırılabilmektedir. Nitekim bazı toplu sözleşmelerde kamu işçisine % 75 oranında fazla mesai ödenmesi öngörülmektedir.

SORU: EMEKLİLİK AÇISINDAN FARKLARI NELERDİR?

CEVAP: İşçiler 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesine tabi sigortalı olarak çalışırlar, memurlar ise 5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesine tabi sigortalı olarak görev yaparlar. Emekli olabilmek için sigortalı olarak çalışılması gereken gün sayısı memurlar için daha fazladır. Ayrıca, ek ödemeler memurların sigorta matrahına (prime esas kazançlara) dahil olmazken işçilerinkine dahil olmaktadır. Bu durum emeklilik öncesi maaşı düşürse dahi emeklilikte alınacak emekli maaşını arttırmaktadır. Aynı ücreti alan biri memur, diğeri işçi olan iki personelin alacağı ikramiye/kıdem tazminatı arasında işçi lehine ciddi fark vardır. Kamuda çalışan usta unvanlı bir işçi, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı kadar kıdem tazminatı alabilir.

SORU: MEMUR İÇİN İZİN PARASI YOKKEN İŞÇİ İÇİN İZİN PARASI VAR MIDIR?

CEVAP: İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenmek zorundadır. Memurlar için böyle bir durum söz konusu değildir. Memurlar maaşlarını göreve başladıklarında peşin olarak almakta iken işçiler çalıştıktan sonra almaktadır. Memurlar ölüm ve emeklilik dışında peşin aldıkları maaşları görevden ayrıldıklarında ödemektedirler.

SORU: İZİN SÜRELERİ DURUMLARI FARKI NELERDİR?

CEVAP: Yıllık izinlerde işçi lehine düzenlemelerin olduğu görülmektedir. İşçilerde iş günü esas alınmaktadır. İşçiler açısından bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara on dört günden; beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlara yirmi günden; on beş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmi altı günden az olamaz. Ayrıca, onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olmamaktadır. Ayrıca, toplu sözleşmeyle bu süreler arttırıla bilmektedir. Memurlar açısından ise tatil günleri de yıllık izne dahildir. Buna göre, yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (On yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilmektedir. Doğum yapan memurlara doğum nedeniyle verilen izinler işçilere göre daha avantajlıdır.

SORU: 2008 ÖNCESİNDE ÇEYİZ YARDIMINDA İŞÇİLER DAHA AVANTAJLI MIYDI?

CEVAP: 15.10.2008 öncesinde memur olanların dul ve kız yetimlerinin çeyiz parası işçilerin kız yetimlerine ödenen çeyiz parasının yarısı kadardı. Yani SSK'daki çeyiz parası tutarı, gelir/yetim aylığı alan kız çocuğunun aylık miktarının 24 katı, memurların dul ve yetimlerine ise almakta oldukları dul veya yetim aylıklarının on iki aylık tutarı kadardı. 5510 sayılı Kanun'la bu durum eşitlendi. 5510 sayılı Kanun öncesinde işçilerin dullarına çeyiz parası ödenmezken memurların dul eşleri de çeyiz parası alabilmek teydi der ilgili kanunlar esen kalın sağlıcakla kalın...

YORUM EKLE