Açıklamayı, Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi Hafıza Merkezi İnisiyatifi Grubu gerçekleştirdi. Etkinliğe çok sayıda yurttaş katılırken, metnin Kürtçe kısmını Mehmet Can Azbay, Türkçe kısmını ise Paşa Akdoğan okudu.

Akdoğan konuşmasında, cezaevinin 12 Eylül döneminde Kürt halkı için “var olma ile yok olma meydanına” dönüştüğünü ifade etti. 5 Nolu Cezaevi’nin o dönemde bir “laboratuvar” gibi kullanıldığını belirten Akdoğan, işkence ve baskı politikalarının tarihe tanıklık ettiğini söyledi.

Akdoğan, cezaevinin hafıza merkezi olarak düzenlenmesi gerektiğini vurgulayarak şunları dile getirdi:

“Diyarbakır Cezaevi, 1981-1984 yılları arasındaki koşul ve ortamı yansıtacak şekilde yeniden dizayn edilmelidir. O dönem uygulanan işkencelerin, ırkçı slogan ve yazıların, koğuşlarda yer alan bayrak ve portrelerin, hastane ve mahkeme süreçlerinin aslına uygun biçimde canlandırılması gerekir. Ayrıca, toplu kitap okuma ve marşlar eşliğinde yapılan işkenceler de yansıtılmalıdır. Her koğuşta kalanların isim listesi, yaşamını yitirenlerin fotoğraf ve isimleri, sakat kalanların bilgileri de kayıt altına alınmalı, bu veriler ışığında bir işkence müzesi tasarlanmalıdır.”

Bahçesinde Silahla Vurulan 58 Yaşındaki Adam Hayatını Kaybetti
Bahçesinde Silahla Vurulan 58 Yaşındaki Adam Hayatını Kaybetti
İçeriği Görüntüle

Toplantının ardından hazırlanan rapor kamuoyu ile paylaşıldı.

Kaynak: RUDAW