Suriye Dışişleri Bakanlığı, ülkenin resmi sınırlarını gösteren yeni haritasında, uzun yıllardır “Suriye toprağı” olarak tanımladığı Hatay ve İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri’ne yer vermedi. Bu değişiklik, Şam yönetiminin dış politikada benimsediği “yeni dönem” yaklaşımının en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Bakanlığın resmi sosyal medya hesaplarından “Sezar Yasası olmayan Suriye” ifadesiyle paylaşılan haritada, Türkiye’nin Hatay ili ile Golan Tepeleri Suriye sınırları dışında bırakıldı. Böylece Şam yönetimi, yaklaşık bir asırdır sürdürdüğü iki temel toprak iddiasını fiili olarak ilk kez resmi belgelerden çıkarmış oldu.
Fiili Durum Resmiyete Taşındı
Suriye, kuruluşundan bu yana okul kitaplarından pasaportlara, devlet dairelerinden meteoroloji bültenlerine kadar tüm resmi belgelerinde Hatay’ı “İskenderun Sancağı”, Golan’ı ise Suriye toprağı olarak göstermeye devam etmişti. Yeni harita, bu geleneğin sona erdiğine işaret ediyor.
Uzmanlara göre bu adım, yalnızca teknik bir kartografik değişiklik değil; siyasi bir yön değişikliğinin açık mesajı niteliği taşıyor.
Türkiye ile Normalleşme Mesajı
Harita değişikliği, Esad rejiminin devrilmesinin ardından Türkiye ile başlatılan yeni diplomatik sürecin önemli bir parçası olarak görülüyor. Hatay üzerindeki hak iddiasının resmî düzeyde kaldırılması, Ankara’ya yönelik en güçlü “iyi niyet” adımlarından biri olarak yorumlanıyor.
Bu gelişme, yıllar boyunca Ankara–Şam hattındaki en hassas başlıklardan biri olan Hatay meselesinin, Şam tarafından tek taraflı olarak kapatıldığı anlamına geliyor.
86 Yıllık İddia Tarihe Karıştı
Hatay, 1938’de bağımsız Hatay Devleti’nin kurulmasının ardından 1939’da yapılan referandumla Türkiye’ye katılmıştı. Suriye ise bu süreci hiçbir zaman tanımamış ve bölgeyi haritalarında kendi toprağı olarak göstermeyi sürdürmüştü.
Yeni harita, bu yaklaşımın resmen terk edildiğini ortaya koyuyor.
Golan Dosyasında Sessiz Geri Çekilme
Haritada Golan Tepeleri’nin de Suriye sınırları dışında bırakılması dikkat çekti. 1967’de İsrail tarafından işgal edilen ve 1981’de tek taraflı olarak ilhak edilen Golan, Hafız Esad ve Beşar Esad dönemlerinde Suriye dış politikasının “kırmızı çizgisi” olarak kabul ediliyordu.
Uzmanlar, bu tercihin Şam’ın askeri ya da diplomatik yollarla Golan’ı geri alma iddiasını geri plana ittiği, önceliğini ise iç istikrar, ekonomik toparlanma ve uluslararası entegrasyona verdiği şeklinde yorumluyor.
“Basit Bir Harita Değişikliği Değil”
Uluslararası ilişkiler uzmanlarına göre bu adım, Suriye’nin 2025 itibarıyla bölgesel dengelerde konumunu yeniden tanımladığının göstergesi.
Paylaşılan haritayı değerlendiren uluslararası ilişkiler uzmanı Ceng Sagnic, şu yorumu yaptı:
“Suriye Dışişleri Bakanlığı’nın yayımladığı haritada Hatay ve Golan Tepeleri’nin yer almaması, Suriye tarihinde bir ilk. Bu, yeni dönemin siyaset anlayışı açısından son derece güçlü bir mesaj.”
Analistlere göre bu hamle, Şam yönetiminin komşularla kalıcı normalleşme, yaptırımlar sonrası yeniden yapılanma ve uluslararası sisteme dönüş hedeflerinin stratejik bir parçası olarak okunuyor.