Van’da, Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüyle ilgili yapılan haberlere, sosyal medya paylaşımlarına ve gazetecilerin hesaplarına erişim engeli getirildi. Bu durum, basın ve ifade özgürlüğü açısından ciddi tartışmalara neden oldu .Biz de Van sokaklarında mikrofonumuzu yurttaşlara uzattık. Vanlı yurttaşlar, Türkiye’de bu tür engellemelerin giderek arttığını belirterek, basının halk için çok önemli olduğunu ve susturulmaması gerektiğini vurguladı.
“Biz her zaman basının yanındayız”
Mikrofon uzattığımız Abdulkadir Özkul isimli yurttaş, basının halkın gündemi takip edebilmesi için çok önemli olduğunu ve basına yapılan bu tarz baskıların doğru olmadığını söyledi. Özkul, her zaman basının yanında olduklarını vurgulayarak, “Biz her konuda basının yanındayız. Halkın haber alması için gazetecilerin olması lazım. Bütün haberleri gazeteciler aracılığıyla alıyoruz, onların yaptığı haberlerle biz gündemi takip ediyoruz. Biz her zaman basının yanındayız” dedi.
“Gazeteciler olmasaydı gerçek ortaya çıkmazdı”
Ali Çelik isimli yurttaş ise Rojin Kabaiş ile ilgili güncel durumu basın aracılığıyla takip ettiklerini söyleyerek, ülkede basın özgürlüğü adına bir şey kalmadığını ifade etti: “Özellikle Rojin Kabaiş olayında biz bütün bilgileri gazeteciler aracılığıyla aldık. Rojin Kabaiş hepimizin kardeşiydi ve bu olayın üstü kapatılmamalıydı. Gazetecilerin bu olayı sürekli gündeme getirmesi birçok açıdan konuyu açıklığa kavuşturdu. Gazeteci arkadaşlar çok mağdur durumda, çoğu yaptığı haberlerden dolayı cezaevine konuldu. Biz halk olarak bu durumlara çok üzülüyoruz.”
“Basını susturmak, halkı susturmaktır”
Bir diğer yurttaş Cumali Demir ise özgür basının susturulmasının aslında halkın susturulması anlamına geldiğinin altını çizdi. Demir, “Bu tür baskılar sadece basına değil, halkın özgür haber alma hakkına indirilen bir darbedir. Çünkü gerçekte haberi yapan biz gazeteciler değiliz; haberi oluşturan, yönlendiren ve bilgiyi veren halkın ta kendisidir. Biz sadece onların aracısıyız.” şeklinde konuştu.