Bugün 10 Ocak Dünya Gazeteciler Günü. Ancak Türkiye’de çok sayıda gazeteci cezaevinde bulunurken, pek çoğu da soruşturma, dava ve gözaltı tehdidi altında çalışıyor.
Sansür ve otosansür, haber üretim süreçlerinin neredeyse olağan bir parçası haline gelmiş durumda.
Kamuoyunun haber alma hakkı, siyasi ve ekonomik baskılarla sınırlandırılıyor.
Birçok gazeteci sigortasız, düşük ücretlerle ve yoğun çalışma koşulları altında görev yapıyor.
Bizde 10 Ocak Gazeteciler Günü’nde Van halkına mikrofon uzattık.
Vanlı yurttaşlara, “Gazeteci denilince aklınıza ne geliyor? Sizce Türkiye'de gazetecilere değer veriliyor mu?" sorularini yönelttik. Vanlı yurttaşlar birçok gazetecinin cezaevinde olduğunu basın özgürlüğünün olmadığını belirterek gazetecilerin bir toplumun olmazsa olmazı olduğunu vurguladı
“Gazeteciler Olmasa Gündemi Nereden Takip Edeceğiz?”
Vanlı yurttaş Murat Demir, Türkiye’de gazetecilere yeterince değer verilmediğini belirterek, çok sayıda gazetecinin cezaevinde ya da baskı altında çalıştığını söyledi.
Demir, gazetecilerin aynı zamanda ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.“Türkiye’de gazetecilere değer verilmiyor. Çoğu cezaevinde, çoğu da baskı altında çalışıyor. Bir de ekonomik sıkıntılarla boğuşuyorlar” diyen Demir, gazeteciliğin toplum için vazgeçilmez bir alan olduğunu belirtti.Gazeteciler olmadan kamuoyunun gündemi takip edemeyeceğini dile getiren Demir, “Gazeteciler olmasa biz haberleri nereden öğreneceğiz, gündemi nasıl takip edeceğiz?” ifadelerini kullandı.
“Bu Çok Kutsal Bir Görev”
Bir diğer Vanlı yurttaş İbrahim Saruhan ise gazeteciliğin hem Türkiye’de hem de dünyada toplum açısından hayati bir rol üstlendiğini anlattı.Saruhan, gazetecilerin çoğu zaman fedakârlık yaptığını ve görevlerini yerine getirirken hayatlarını riske attıklarını ifade etti:“Savaşlarda görev alıyorlar ya da herhangi bir olayda insanları haberdar etmek için canlarını tehlikeye atıyorlar