Hatay’ın Serinyol bölgesinde 19 Şubat’ta kaybolan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’dan 42 gündür haber alınamıyor. Yaklaşık 3 yıl önce bipolar bozukluğu tanısı konulan ve ilaç kullanan Çalışkan, 19 Şubat sabahı misafir olarak bulunduğu eniştesi Erdal Erbaş'ın evinde penceredeki sinekliği parçalayarak evden ayrıldı. O andan itibaren kendisinden bir daha haber alınamadı. Ailenin kayıp başvurusunun ardından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) öncülüğünde bölgede arama çalışmaları başlatıldı. Yapılan çalışmalar sırasında Uğur Çalışkan’a ait elbise, telefon, cüzdan ve terliklerin bir taş üzerinde bulunduğu öğrenildi. Ancak gence dair yeni bir ize ulaşılamadı.
Günlerdir kardeşini arayan ağabey Tarık Çalışkan, kaybolmanın 42. gününde süreci Van Bölge Gazetesi’ne anlattı. Tarık Çalışkan, şehir alanında ilan ve resim çalışmaları yaptıklarını, ormanlık alanları taradıklarını fakat bir sonuca ulaşamadıklarını söyledi. Ormanlık alanın geniş ve dağınık olduğunu, Samandağ’dan Serinyol, Arsüz, İskenderun, Adana üzerinden Maraş’a kadar uzandığını söyleyen Çalışkan, “İnsanların ulaşabileceği yaklaşık 5-6 kilometrelik alanı taradık .AFAD ve jandarma ekipleri çalışmaları koordine ediyor” şeklinde konuştu.
“Elbisesi bulundu, umut verici”
Uğur’un elbisesinin 22 Mart’ta kaybolduktan birkaç gün sonra bulunduğunu belirten Tarık Çalışkan, elbisenin polar, tişört, telefon, şarj aleti ve çorap içerdiğini söyledi. Çıplak gitmiş olsa da hipotermi riski olmasına rağmen kıyafetlerinin bulunmasının umut verici olduğunu ifade eden Çalışkan, “Elbiselerinde herhangi bir yırtılma ya da zorla çıkartılma izine rastlamadık. Eşyalar derli toplu şekildeydi. Tişörtünü ve eşyalarını katlamış, üzerine taş ve çubuk koymuş” dedi.
“Psikolojik durumu aile desteğiyle yönetiliyor”
Uğur’un psikolojik sıkıntılarının 2020-2021 civarında başladığını belirten Çalışkan, “Piskoloji ve psikiyatrik müdahaleden bağımsız ailesi olarak bizde sosyal hayatı açısından çok destek verdik. Psikolojik sıkıntısı var ama herhangi bir raporu yok. Sıkıntıları 2020-2021 civarında başladı. Doktoru onu fazla ilaca bağlamamak için böyle bir yöntem uyguladı. Durumu genel olarak iyiydi. Stres ve sıkıntı durumunda bazı etkiler ortaya çıkabiliyordu” şeklinde konuştu.
Çalışkan, Uğur’un hastalığı nedeniyle kendine ya da başkasına zarar vermediğini, daha çok içine kapanma ve korku gibi belirtiler gösterdiğini vurgulayarak, “"Geçmişte de benzer davranışları olmamış. Bu durum tamamen hastalığıyla ilgili değil. Biz aile olarak psikolojik veya psikiyatrik bir müdahaleden bağımsız destek olduk” sözlerini kullandı.
“Ağır bir hastalığı yok”
Uğur’un moral ve uyku düzenini desteklemek için ilaç kullandığını, ağır bir hastalık veya şizofreni tanısının olmadığını söyleyen Çalışkan, gencin sigara, alkol veya başka uyuşturucu kullanmadığını vurguladı.
“İş hayatında aktif ve sosyal”
Uğur’un Van’da Miola Cafe adlı mekanı ortağıyla birlikte işlettiğini ve Outlet Fest gibi etkinliklere katıldığını belirten ağabey, mekanın tanıtımlarının sosyal medyada mevcut olduğunu söyledi.