VAN HABER

Van’ın Turizm Potansiyeline Dikkat Çeken Çağrı: “Bu Değerler Geleceğe Taşınmalı”

Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalını Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Erdem Güngör, Van’ın tarih, doğa ve kültür açısından Türkiye’nin en yüksek ancak en az değerlendirilen turizm potansiyellerinden birine sahip olduğunu vurguladı.

Abone Ol

Van, sahip olduğu binlerce yıllık tarihsel miras, doğal zenginlikler ve kültürel çeşitlilikle Türkiye’nin en önemli turizm şehirlerinden biri olma potansiyeli taşıyor. Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalını Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Erdem Güngör, yaptığı değerlendirmede Van’ın Doğu ile Batı arasında bir geçiş noktası olarak eşsiz bir konuma sahip olduğunu belirterek, bu potansiyelin planlı ve korumacı bir anlayışla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Van’ın, Urartu medeniyetine başkentlik yapmış köklü bir tarih barındırdığına dikkat çeken Güngör, Van Kalesi, Eski Van Şehri, Çavuştepe ve Ayanis kalelerinin Anadolu tarihinin en önemli mirasları arasında yer aldığını ifade etti. Akdamar Adası ve Surp Haç Kilisesi’nin ise çok kültürlü geçmişi ve mimari değeriyle uluslararası ölçekte tanınan simgeler olduğunu kaydetti.

Tarihsel mirasın önemli duraklarından birinin de Gürpınar ilçesindeki Hoşap Kalesi olduğunu belirten Güngör, Orta Çağ savunma mimarisinin görkemli örneklerinden biri olan kalenin, bulunduğu vadiyle birlikte Van turizmi açısından stratejik bir değer taşıdığını vurguladı.

Van Gölü’nün, Türkiye’nin en büyük gölü olmasının yanı sıra sodalı yapısı ve eşsiz maviliğiyle önemli bir cazibe merkezi olduğuna işaret eden Güngör, göl çevresinde doğa yürüyüşleri, kamp, fotoğrafçılık ve alternatif su sporlarının dört mevsime yayılan bir turizm imkânı sunduğunu dile getirdi.

Van’ın suyla kurduğu ilişkinin yalnızca Van Gölü ile sınırlı olmadığını ifade eden Güngör, Gürpınar ilçesindeki Kırk Değirmenler ve bu değirmenlere hayat veren Şamran (Menua) Kanalı’nın, binlerce yıllık mühendislik ve üretim kültürünün günümüze ulaşan nadir örneklerinden olduğunu söyledi. Urartular tarafından inşa edilen Şamran Kanalı’nın, Van’ın tarım, su yönetimi ve yerleşik yaşam tarihini gözler önüne serdiğini belirten Güngör, Kırk Değirmenler’in ise suyun sosyal ve ekonomik hayattaki rolünü yansıtan önemli bir kültürel miras alanı olduğunu ifade etti.

Doğa turizmi açısından Muradiye Şelalesi’nin Van’ın en bilinen simgelerinden biri olduğunu aktaran Güngör, özellikle ilkbahar aylarında şelalenin hem yerli hem de yabancı turistler için güçlü bir çekim noktası oluşturduğunu söyledi.

Van’ın yüksek rakımı ve sert kış koşulları sayesinde kış turizmi için de önemli bir potansiyel barındırdığını dile getiren Güngör, Abalı Kayak Merkezi başta olmak üzere geliştirilmeye açık alanların doğru yatırımlarla bölgesel bir kış turizmi merkezine dönüşebileceğini kaydetti.

Gastronomi alanında Van kahvaltısının ulusal ve uluslararası düzeyde marka değeri kazandığını hatırlatan Güngör, otlu peynir, keledoş ve ayran aşı gibi yöresel lezzetlerin yanı sıra kilim dokumacılığı ve savatlı gümüş işçiliğinin de kültürel turizme katkı sunduğunu belirtti.

Açıklamasının sonunda Van’ın gölü, kaleleri, su yapıları, dağları ve şelaleleriyle bütüncül bir turizm destinasyonu olabilecek nadir şehirlerden biri olduğunun altını çizen Güngör, “Tarihi mirasın, doğal alanların ve su kaynaklarının korunması hayati önemdedir. Doğru tanıtım, güçlü kurumsal iş birliği ve yerel sahiplenme ile Van, ulusal ve uluslararası ölçekte hak ettiği turizm değerine ulaşacaktır” dedi.