VAN HABER

Van’dan Sert Çağrı: “Bu Kadınlar Yaşayabilirdi!”

Van Barosu Kadın Hakları Merkezi, ÖHD Van Şubesi ve Star Kadın Derneği, son bir haftada art arda gelen kadın şiddetlerine ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Açıklamada, 24 saat içinde 6 kadın şiddetinin işlendiğine dikkat çekilerek, “Bu kadınlar yaşayabilirdi” denildi ve 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmamasının ağır sonuçlar doğurduğu vurgulandı.

Abone Ol

Van’da faaliyet yürüten Van Barosu Kadın Hakları Merkezi, ÖHD Van Şubesi ve Star Kadın Derneği, kamuoyuna yaptıkları ortak açıklamada kadın cinayetlerinin sistematik şiddet ve cezasızlık politikalarının sonucu olduğunu belirtti. Açıklamada, İstanbul’dan Van’a, Osmaniye’den Ağrı’ya kadar birçok ilde kadınların, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan ya da daha önce şiddet uygulayan erkekler tarafından katledildiği ifade edildi.

24 Saatte 6 Kadın Cinayeti

Açıklamada, “Geçen hafta 24 saat içerisinde aldığımız 6 kadın cinayeti haberi ve ardı sıra gelmeye devam eden kadınların katledilmesi haberleri sistematik şiddet ve eşitsizliğin getirdiği cezasızlık politikasının sonucu olup doğrudan siyasal ve yapısal bir soruna işaret etmektedir” denildi.

Hayatını kaybeden kadınlar ise tek tek sıralandı:

  • İstanbul Arnavutköy’de Filiz Şağbangül, boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından 3 çocuğunun gözü önünde defalarca bıçaklanarak,

  • Gebze’de Aylin Polat Dağ, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan erkek tarafından tren istasyonunda tabancayla vurularak,

  • Van’da Gönül Alkan, 11. Yargı Paketi ile getirilen infaz düzenlemesi sonucu tahliye edilen ve hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı boşanma aşamasındaki eşi tarafından çocuklarının gözü önünde defalarca bıçaklanarak,

  • Osmaniye’de İlknur Koç, boşandığı erkek tarafından,

  • Aksaray’da Kübra Kılıç ve aynı saldırıda kuzeni Zeynep Ayaz,

  • Ağrı’nın Patnos ilçesinde Güler Özkan, daha önce defalarca şiddete maruz kaldığı eşi tarafından çocuklarının gözü önünde katledildi.

“Uzaklaştırma Kararlarına Rağmen Korunmadılar”

Açıklamada, katledilen kadınların büyük çoğunluğunun daha önce şiddet gördüklerini resmi makamlara bildirdiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

“Katledilen bu kadınların büyük çoğunluğunun ortak noktası, şiddet gördüklerini daha önce beyan etmiş, hem gördükleri şiddeti hem de fail erkeklerin ölüm tehditlerini resmi makamlara bildirmiş, fail hakkında uzaklaştırma ve koruma kararı aldırmış olmalarıdır. Alınan uzaklaştırma ve koruma kararlarına rağmen etkin ve sürekli bir koruma sağlanmamış, katledilen kadınlar adeta ölüme terk edilmiştir.”

Kadınların kolluğa başvurularının ciddiyetle değerlendirilmediği, risk analizlerinin yapılmadığı ve ihlallerin denetlenmediği belirtilerek, “Şiddeti besleyen cezasızlık pratiği kadınları sistematik olarak korumasız bırakmaktadır” denildi.

“BU KADINLAR YAŞAYABİLİRDİ!”

Açıklamada dikkat çeken en güçlü vurgu ise şu sözler oldu:

“Kadın cinayeti haberlerine karşı haykırıyoruz. BU KADINLAR YAŞAYABİLİRDİ! Yetkililer tedbir kararlarına uyulmasını, tedbir kararlarını ihlal eden şiddet faillerinin cezalandırılmasını ve bunların kovuşturulmasını sağlayabilseler, bu ölümler engellenebilirdi.”

6284 ve İstanbul Sözleşmesi Vurgusu

Kadın örgütleri, yaşanan cinayetlerin 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmamasının ağır sonuçlarını ortaya koyduğunu belirtti. Açıklamada şu değerlendirme yapıldı:

“6284 sayılı Kanun, şiddet tehdidi altındaki kadının beyanı esas alınarak derhal koruma sağlanmasını, failin uzaklaştırılmasını ve ihlaller karşısında caydırıcı yaptırımlar uygulanmasını zorunlu kılar. Buna rağmen uygulamadaki ihmaller ve cezasızlık pratiği, failleri cesaretlendirmekte; kadınları ise göz göre göre savunmasız bırakmaktadır.”

Açık Çağrı: “Yaşam Hakkı Tartışmaya Açık Değildir”

Ortak açıklamada devlete ve yetkililere açık çağrı yapıldı. Talepler ise maddeler halinde sıralandı:

  • 6284 sayılı Kanun’un acilen, gecikmeksizin ve etkin biçimde uygulanması,

  • İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe alınması ve eksiksiz yerine getirilmesi,

  • Koruma kararlarının denetlenerek ihlallerin ağır yaptırıma bağlanması,

  • Kolluğun toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle yeniden yapılandırılması,

  • “Aileyi koruma” gerekçesiyle şiddetin görünmez kılınmasına son verilmesi,

  • Cezasızlık algısını besleyen iyi hal ve haksız tahrik indirimlerinin kaldırılması.

Açıklamanın sonunda ise şu ifadelere yer verildi:

“Kadınların yaşam hakkı tartışmaya açık değildir. Devletin birincil görevi yaşamı korumaktır. 6284’ün etkin, bütüncül ve tavizsiz biçimde uygulanması artık ertelenemez bir zorunluluktur. Yetkilileri derhal sorumluluk almaya, koruma mekanizmalarını eksiksiz işletmeye ve failler hakkında caydırıcı yaptırımları gecikmeksizin uygulamaya çağırıyoruz.”

Van’dan yükselen bu çağrı, art arda gelen kadın cinayetlerine karşı hukuki ve yapısal önlemlerin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.