Van’ın içme suyu ihtiyacı büyük ölçüde yeraltı ve yerüstü su kaynaklarından karşılanıyor. Gürpınar ilçesinde bulunan Bejınger başta olmak üzere Kaniya Denge, Kızıl Ziyaret ve Zernebat kaynakları kentin en önemli su rezervleri arasında yer alıyor.
Ancak son yıllarda Van’da birçok mahallede su kesintileri rutin hale geldi. Bazı mahallelere günlerce su verilmiyor, bazı bölgelerde ise gündüz su kesiliyor ve yalnızca gece saatlerinde veriliyor. Vanlı yurttaşlar bu durum nedeniyle ciddi mağduriyet yaşıyor. Van Su ve Kanalizasyon İdaresi (VASKİ), kesintilere ilişkin net ve detaylı bir açıklama yapmazken, yurttaşların aktardığına göre VASKİ yetkilileri kesintinin nedenini soranlara gerekçe olarak hava muhalefeti, iklim krizi ve küresel ısınmayı gösterdi.
Peki, Van’ın su potansiyeli gerçekte ne durumda? Suları keserek ve yurttaşı mağdur ederek bu sorunun önüne geçmek mümkün mü?
Konu ile ilgili bilgisine başvurduğumuz Van Çevre ve Tarihi Eserleri Koruma Derneği (ÇEV-DER) Başkanı Zafer Çelebi, son yıllarda kuraklık ve küresel ısınma nedeniyle su seviyelerinde çok ciddi düşüşler yaşandığını belirterek bunun asıl nedeninin yanlış ve plansız yapılan sondajların olduğunu söyledi.
“Van şimdilik su fakiri değil ama…”
Van’ın şu an için tamamen su fakiri olarak tanımlanamayacağını dile getiren Çelebi, “Ancak bu durum böyle devam ederse önümüzdeki 10–20 yıl içinde ciddi bir su kıtlığı yaşanabilir” diyerek uyarıda bulundu. Sürdürülebilir su kullanımı, altyapı iyileştirmeleri ve su tasarrufu politikalarının bu süreçte kritik rol oynayacağını vurgulayan Çelebi, gerekli önlemler alınmazsa tablonun daha da ağırlaşacağını ifade etti. Van Gölü Havzası’nın kapalı bir havza olduğunu belirten Çelebi, bu nedenle dışarıdan su tedarikinin mümkün olmadığını söyledi. Bu durumun havza bazında entegre bir su yönetimini zorunlu kıldığını aktaran Çelebi, tüm planlamaların tek bir merkezden ve bilimsel verilerle yapılması gerektiğini altını çizerek konuştu.
“Sorun sadece iklim değil, insan da”
Su kaynaklarındaki düşüşün yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını vurgulayan Çelebi, özellikle tarımda kullanılan kontrolsüz sondajların yeraltı sularını tükettiğini anlattı. Her ne kadar küresel ısınma ve kuraklık nedeniyle su seviyeleri gerilese de, su kaynaklarının beslendiği alanlarda iyileştirmeler yapılması ve düzensiz sondajların önüne geçilmesi halinde riskin azaltılabileceğini belirterek konuştu.
“Dağlık bölgeler avantaj”
Su kaynaklarının beslendiği bölgelerin büyük bölümünün dağlık ve kar yağışı alan bölgeler olduğunu aktaran Çelebi, bunun yeraltı suları açısından önemli bir avantaj sağladığını ifade etti.Ancak bu avantajın korunabilmesi için mevcut kaynakların bilinçli kullanılması gerektiğini söyleyen Çelebi, aksi halde doğal avantajın da hızla kaybedileceğini vurguladı.
“Zamanında önlem alınmazsa kriz kaçınılmaz”
Riskin hem doğal hem de insan kaynaklı faktörlerden oluştuğunu dile getiren Çelebi, gerekli önlemler alınmadığı takdirde Van’ın ciddi bir su kriziyle karşı karşıya kalacağını belirtti.