VAN HABER

Van’da Su Krizi Kapıda mı? Uzman İsimden Dikkat Çeken Sözler

Van YYÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Yaşar, küresel ısınma, düzensiz yağışlar ve yanlış sulama yöntemlerinin Van’da tarımı tehdit ettiğini belirterek modern sulama sistemlerine geçilmesi çağrısında bulundu. Yaşar, “Geleceğin en büyük sorunu su olacak” dedi.

Abone Ol

Geçtiğimiz yıl kuraklık nedeniyle ciddi su sıkıntısının yaşandığı Van’da, uzmanlardan dikkat çeken uyarılar gelmeye devam ediyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Yaşar, küresel iklim değişikliğinin yağış düzenini bozduğunu belirterek plansız su kullanımının tarımsal üretimi tehdit ettiğini söyledi. Yaşar, hem çiftçilere hem de yetkililere çağrıda bulunarak suyun tasarruflu ve planlı kullanılması gerektiğini ifade etti.

“Atmosferde Su Var Ama Bize Ulaşmıyor”

Küresel ısınmanın etkilerine dikkat çeken Yaşar, suyun tamamen yok olmadığını ancak ekolojik dengesizlikler nedeniyle yağışların düzensiz hale geldiğini belirtti. Doğanın tahrip edilmesinin iklim üzerindeki etkilerine değinen Yaşar, “Dünyada küresel ısınma var. Bu küresel ısınmayla birlikte kuraklıklar yaşanıyor. Ancak aslında dünyada su tamamen kaybolmuş değil. Atmosferde su var fakat yaşanan ısınma, çevre kirliliği, bitki örtüsünün yok edilmesi, ağaçların kesilmesi ve aşırı betonlaşma nedeniyle ekolojik dengeler bozuluyor. Bu yüzden atmosferdeki su bize ulaşmıyor.” vurgusunu yaptı.

Çevredeki bitki örtüsünün azalmasının büyük bir sorun oluşturduğunu ifade eden Yaşar, “Çevremiz kıraç hale geldi. Her tarafta bitki örtüsü azaldı. Oysa bizi hayatta tutan şey doğadır, bitkilerdir. Bunlar olmayınca ciddi sıkıntılar yaşanıyor” sözlerini sarf etti.

“Yağışlar Artık Düzenli Değil”

Son yıllarda yağış rejiminde ciddi değişimler yaşandığını aktaran Yaşar, aşırı yağışların da kuraklık kadar zarar verdiğini söyledi. Geçen yıl kuraklığın etkili olduğunu hatırlatan Yaşar, bu yıl görülen yoğun yağışların kalıcı bir rahatlama anlamına gelmediğini anlatarak, “Geçen yıl kuraklık vardı, bu yıl ise yağış fazla oldu. Ama bu durum her zaman böyle devam edecek anlamına gelmiyor. Aslında bu bir dengesizliktir. Yağışlar artık düzenli değil. Eskiden yağışların bir düzeni vardı. Şimdi ise ya hiç yağmıyor ya da bir anda aşırı sağanak şeklinde yağıyor. Bazen de uzun süre aralıksız devam ediyor. Hem kuraklık hem de aşırı yağış zarar veriyor.” bilgisini paylaştı.

“Vahşi Sulamadan Vazgeçilmeli”

Su kaynaklarının dikkatli kullanılması gerektiğini vurgulayan Yaşar, özellikle salma sulama yönteminin büyük su kaybına neden olduğunu ifade etti. Modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini dile getiren Yaşar,“Bu yıl su fazla olabilir ama yarın olmayabilir. Bu yüzden şimdiden tedbir almak gerekiyor. Suyu düzenli ve tasarruflu kullanmalıyız. Bizim ‘salma sulama’ dediğimiz yöntem aslında vahşi sulamadır. Bundan vazgeçilmesi gerekiyor. Damlama sulama ve yağmurlama gibi modern sistemlere geçilmeli. Daha az suyla daha geniş alanları sulayabilecek sistemler kurulmalı.” değerlendirmesinde bulundu.

Modern sulama sistemlerine yönelik desteklerin yetersiz olduğunu da söyleyen Yaşar, “Desteklerin artırılması gerekiyor. Hatta insanları modern sulama yöntemlerine yönlendirmek gerekiyor çünkü geleceğin en büyük sorunlarından biri su olacak. Bu nedenle su planlaması çok iyi yapılmalı” diye konuştu.

“Eskiden Su Daha Planlı Dağıtılıyordu”

Daha önce Devlet Su İşleri’nde görev yaptığını ifade eden Yaşar, geçmişte sulama sistemlerinin daha disiplinli yürütüldüğünü söyleyerek, “Ben de üç yıl Devlet Su İşleri’nde çalıştım, sulama bölümündeydim. O dönemlerde su çok planlı dağıtılırdı. Kimse mağdur olmazdı. Mevcut su en verimli şekilde kullanılırdı. Açık kanal sistemlerinde buharlaşma gibi kayıplar olsa da yine de planlı bir dağıtım vardı ve herkes ürününü sulayabiliyordu.” şeklinde konuştu.

“Plansızlık Su Kaybına Neden Oluyor”

Sulama birliklerinin mevcut sistemi yeterince verimli yönetemediğini savunan Yaşar, bu durumun ciddi su kayıplarına yol açtığını dile getirerek, “Daha sonra Devlet Su İşleri bu işten kısmen çekildi ve sulama birlikleri oluşturuldu. Ancak bu birlikler suyu yeterince planlı dağıtamıyor. Takip ve denetim eksikliği yaşanıyor. Bu yüzden insanlar sıkıntı çekiyor, ciddi su kayıpları oluyor.” diyerek uyarıda bulundu.

Barajlardaki doluluk oranına rağmen çiftçilerin su sıkıntısı yaşadığını dile getiren Yaşar, “Bugün barajlara bakıyoruz, doluluk oranı yüksek görünüyor ama buna rağmen sulu tarım yapan çiftçinin ihtiyacı karşılanamıyor. Bunun temel nedeni plansızlık ve yetersizliktir. Gerekli denetim yapılamıyor, personel eksikliği var, vatandaş da suyu kendi yöntemine göre kullanıyor.” diyerek bunun temel nedeninin plansızlık olduğunu söyledi.

“Suyu Verimli Kullanamıyoruz”

Geçmişte devlet kurumlarının daha etkin bir denetim mekanizması oluşturduğunu belirten Yaşar, günümüzde ise bu disiplinin zayıfladığını ifade ederek, “Eskiden devlet kurumu olduğu için insanlar kurallara daha fazla uyuyordu. Şimdi ise o disiplin kalmadı. Dolayısıyla suyu verimli kullanamıyoruz. Aslında sadece suyu değil, birçok kaynağı doğru kullanamıyoruz maalesef.” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.