GÜNDEM

Van’da Leyla Zana’ya Yönelik Tezahüratlara Tepki: Bu Açık Bir Nefret Suçudur

Bursaspor–Somaspor maçında Leyla Zana’yı hedef alan cinsiyetçi ve ırkçı tezahüratlara Van’dan tepki geldi. Van Emek ve Demokrasi Platformu, yaptığı basın açıklamasında yaşananları açık bir nefret suçu olarak nitelendirerek yetkilileri etkin ve caydırıcı soruşturma başlatmaya çağırdı.

Abone Ol

Bursaspor–Somaspor maçında Leyla Zana’yı hedef alan cinsiyetçi ve ırkçı tezahüratlara Van’dan sert tepki geldi. Van Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde yapılan basın açıklamasında, yaşananların münferit olmadığı vurgulanarak yetkililer göreve çağrıldı.

Bursaspor ile Somaspor arasında 16 Aralık’ta oynanan karşılaşmada, tribünlerden Kürt siyasetçi Leyla Zana’yı hedef alan cinsiyetçi ve küfürlü tezahüratların yükselmesi Türkiye gündeminde geniş yankı uyandırırken, Van’da da konuyla ilgili bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Van Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri öncülüğünde düzenlenen açıklamaya Barış Anneleri, DEM Parti, DBP, DEVA Partisi ile CHP’nin Van il ve ilçe örgütleri katıldı. Açıklamada, söz konusu tezahüratların açık bir nefret suçu olduğu belirtildi.

“Tribünler Nefretin Yeniden Üretildiği Alanlara Dönüştürüldü”

Basın açıklamasında, Türkiye’de spor alanlarının uzun süredir yalnızca sportif rekabetin yaşandığı mekânlar olmaktan çıkarıldığı ifade edilerek, futbol tribünlerinin ırkçı, şoven, milliyetçi ve ayrımcı ideolojilerin yeniden üretildiği siyasal alanlara dönüştürüldüğü vurgulandı. Bunun kendiliğinden olmadığı belirtilen açıklamada, yıllardır uygulanan inkâr politikaları, cezasızlık pratiği ve toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren siyasal dilin bu tabloyu ortaya çıkardığı kaydedildi.

“Bursaspor Tribünlerinin Sicili Yeni Değil”

Açıklamada, Bursaspor taraftarlarının geçmişte de benzer tutumlar sergilediği hatırlatıldı. Daha önce oynanan bazı karşılaşmalarda, 1990’lı yıllardaki faili meçhul cinayetleri, zorla kaybetmeleri ve kontrgerilla pratiğini simgeleyen figürlerin tribünlere taşındığı ifade edildi. Yeşil kod adlı figürler ve beyaz Toros pankartlarının binlerce insan için kayıpların, acıların ve yüzleşilmemiş bir geçmişin sembolü olduğu vurgulandı.

“Leyla Zana’ya Yönelik Saldırı Münferit Değil”

Bursaspor–Somaspor maçında Leyla Zana’ya yönelik cinsiyetçi ve ırkçı tezahüratların bu karanlık sicilin devamı olduğu belirtilerek, yaşananların bir grup taraftarın taşkınlığı olarak geçiştirilemeyeceği ifade edildi. Açıklamada, Leyla Zana şahsında Kürt halkının siyasal temsili, kadınların kamusal alandaki varlığı ile barış ve demokratik çözüm iradesinin hedef alındığı belirtildi.

“Bu Bir Nefret Suçudur”

Van Emek ve Demokrasi Platformu, yaşananların doğrudan nefret suçu niteliği taşıdığını vurguladı. Toplumsal barışın, demokratik çözüm tartışmalarının ve eşit yurttaşlık taleplerinin yeniden gündemde olduğu bir dönemde bu tür saldırıların tesadüf olmadığı ifade edildi. Açıklamada, barış ihtimalinden rahatsız olan şoven ve ırkçı anlayışların bilinçli sabotaj girişimlerinin söz konusu olduğu savunuldu.

“Cinsiyetçilik ve Irkçılık Aynı Baskı Zemininden Besleniyor”

Açıklamada, tribünlerden yükselen nefret dilinin yalnızca Kürt halkını ve kadınları değil, emekçilerin ortak mücadelesini, demokratik toplumu ve toplumsal dayanışmayı da hedef aldığı ifade edildi. Kadınların kamusal alanda söz kurmasına tahammül edemeyen erkek egemen zihniyet ile Kürtlerin eşit yurttaşlık taleplerini bastırmaya çalışan anlayışın aynı baskı rejiminin parçaları olduğu vurgulandı.

Yetkililere Çağrı: “Etkili ve Caydırıcı Soruşturma Başlatılsın”

Van Emek ve Demokrasi Platformu, nefret dilini üretenler kadar bunu görmezden gelenlerin ve normalleştirenlerin de sorumluluğu olduğunu belirtti. Açıklamada, Türkiye Futbol Federasyonu, ilgili kulüpler, spor kamuoyu ve yargı makamları; ırkçı ve cinsiyetçi tezahüratları açıkça nefret suçu olarak tanımaya ve failler hakkında derhal etkin, caydırıcı soruşturmalar başlatmaya çağrıldı.

“Susmayacağız, Geri Adım Atmayacağız”

Açıklamanın sonunda, spor ve sanat alanlarının halkları karşı karşıya getiren değil; barışı, eşitliği, özgürlüğü ve birlikte yaşamı güçlendiren alanlar olması gerektiği vurgulandı. Van Emek ve Demokrasi Platformu, Leyla Zana şahsında barış mücadelesi yürüten tüm kadınların, Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin yanında olduklarını belirterek, “Irkçılığa, şovenizme, cinsiyetçiliğe ve nefrete karşı susmayacağız, geri adım atmayacağız” mesajını verdi.