Van’da kış mevsiminin uzun sürmesi, gün ışığının erken saatlerde kaybolması ve soğuk hava koşullarının günlük yaşamı sınırlaması, ruh sağlığı üzerinde ciddi etkiler yaratıyor. Uzman Psikolojik Danışman Ferhat Men, uzun kış dönemlerinin yalnızca fiziksel değil, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bu sürecin “kış sendromu” olarak tanımlanan tabloya yol açabileceğini söyledi.
Men, “Van gibi kışın uzun sürdüğü, günlerin erken karardığı kentlerde ruh sağlığı çevresel ve mevsimsel faktörlerle yakından ilişkilidir” dedi.
Gün Işığı Azalıyor, Ruhsal Denge Zorlanıyor
Van’ın yılın büyük bölümünde güneşli bir şehir olmasına rağmen, kış aylarında güneşlenme süresinin belirgin biçimde azaldığını vurgulayan Men, bu ani geçişin ruh sağlığı üzerinde önemli etkiler yarattığını ifade ederek, “Gün ışığı süresinin azalması, beynin duygu düzenleme sistemlerinde değişikliklere yol açar. Serotonin düzeyindeki düşüş keyifsizlik ve motivasyon kaybını artırırken, melatonin artışı aşırı uyku hâli ve halsizlikle ilişkilidir” diye konuştu.
Bu sürecin uzun sürmesi hâlinde bireylerde kış sendromunun ortaya çıkabildiğini belirten Men, yaz ve kış arasındaki güneşlenme farkının Van halkında daha belirgin etkiler oluşturabileceğini söyledi.
Kış Sendromu Depresyona Zemin Hazırlayabilir
Kış sendromunun çoğu zaman hafif seyrettiğini ancak bazı bireylerde depresyonla örtüşen belirtiler gösterebildiğini dile getiren Men, risk grubundaki bireyler için uyarıda bulunarak, “Depresif eğilimi olan bireylerde kış ayları, yeniden depresyona geçişi hızlandırabilir. Uzun süren umutsuzluk ve sosyal geri çekilme mutlaka ciddiye alınmalıdır” ifadelerini kullandı.
Soğuk Hava Sosyal Hayatı Daraltıyor
Uzun kış dönemlerinin sosyal yaşamı doğrudan etkilediğini belirten Men, soğuk hava, ulaşım zorlukları ve erken kararan günlerin bireylerin bir araya gelmesini sınırlandırdığını söyledi. Bu durumun yalnızlık hissini artırdığını vurgulayan Men, teknoloji kullanımındaki artışın da süreci derinleştirdiğini anlatarak, “Kış gecelerinde aileyle sosyalleşmenin yerini sosyal medya ve mobil oyunlar alıyor. Dijital ortamlar kısa süreli bir kaçış sağlasa da uzun vadede duygusal yalnızlığı artırıyor” dedi. Men, özellikle Van’daki gençlerde teknoloji bağımlılığının ilişkileri zayıflattığını kaydetti.
“En Güçlü Direnç, İlişkilerin Sıcaklığıdır”
İnsan ilişkilerinin azalmasının psikolojik sağlamlığı olumsuz etkilediğini belirten Men, güçlü sosyal bağların kış aylarında ruh sağlığını koruyan temel bir unsur olduğunu vurgulayarak, “Kış sendromuna karşı en güçlü direnç, ilişkilerin ve iletişimin sıcaklığıdır” dedi. Anlamlı ilişkilerin bireylerin psikolojik zorlanmalarla baş etmesini kolaylaştırdığını aktardı.
Hareketsizlik ve Trafik Stresi Ruh Sağlığını Zorluyor
Kış aylarında artan hareketsiz yaşam tarzının da ruh sağlığını olumsuz etkilediğini dile getiren Men, fiziksel aktivite eksikliğinin depresif belirtileri artırabileceği bilgisini verdi.
Ayrıca kar, buzlanma ve ulaşım belirsizliğinin günlük stresi artırdığını söyleyen Men, “Trafik koşulları bireylerde sürekli bir gerginlik hâli yaratabiliyor ve bu durum kronik strese zemin hazırlıyor” sözlerini sarf etti.
Ruh Sağlığı Hizmetleri Güçlendirilmeli
Uzman Psikolojik Danışman Ferhat Men, uzun kış koşullarının etkileri göz önünde bulundurularak ruh sağlığı hizmetlerinin kış aylarında daha erişilebilir hâle getirilmesi gerektiğini ifade etti. Okullarda farkındalık çalışmaları yapılması, birinci basamak sağlık hizmetlerinde ruhsal belirtilerin erken fark edilmesi ve toplum ruh sağlığı merkezlerinde sosyal destek çalışmalarının artırılması gerektiğini belirtti.
“Kış Bir Düşman Değil, Dayanışma Dönemi Olabilir”
Van’ın köklü tarihine de dikkat çeken Men, geçmişte kış aylarının sosyal dayanışmayı güçlendiren bir dönem olarak yaşandığını hatırlatarak, “Kadim Van halkı kışı aile bağlarını güçlendirerek aşmıştır. Bugün de daha az sosyal medya, daha fazla anlamlı insan ilişkileriyle bu süreci sağlıklı şekilde atlatabiliriz” diyerek sözlerini tamamladı.